Baykal'dan AK Parti'ye 'özeleştiri yapın' önerisi

Baykal'dan AK Parti'ye 'özeleştiri yapın' önerisi.34983
  • Giriş : 03.04.2008 / 13:32:00

Baykal sonuç alıcı bir görüşme için AKP'nin özeleştiri yapmasını istiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Baykal sonuç alıcı bir görüşme için AKP'nin özeleştiri yapmasını istiyor

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "yaşanan
gerilimin sona erdirilmesi için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile bir
araya gelmesi" yönündeki önerileri "Romantik talepler" olarak
niteleyerek, "Sonuç alıcı bir görüşme için AKP'nin özeleştiri yapması
gerekir" dedi.

Alınan bilgiye göre, Baykal, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK)
toplantısında AK Parti ile ilgili kapatma davası ve ardından yaşanan
sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Yaşanan gerilimin sona erdirilmesi için Başbakan Erdoğan ile bir araya
gelmesi" yönündeki önerilere değinen Baykal, bu çağrıyı yapanların
"Krizin nedenlerini teşhis edemediklerini ve kolaycı bir yaklaşım
sergilediklerini" savundu.

"Yaşanan gerilimin AKP-CHP sürtüşmesinden kaynaklanmadığını, kişisel
olarak AKP ve Başbakan Erdoğan ile herhangi bir kavgasının
bulunmadığını" anlatan Baykal, "Örneğin, ben kişi olarak Abdullah
Gül'ü seviyorum, ancak fikirleriyle hiç mutabık değilim" dedi.

Baykal, Başbakan Erdoğan ile bir araya gelmesine yönelik önerilere
ilişkin "(Baykal-Erdoğan görüşsün) talepleri romantik taleplerdir.

Sonuç alıcı bir görüşme için AKP'nin özeleştiri yapması gerekir. Şu ana
kadar bu olmadı. Başbakan suçlamalarını sürdürerek vakit geçiriyor"
diye konuştu.

-"EN BÜYÜK HATA"-

"Kriz, AKP, anayasal düzenle, yargıyla, üniversiteyle çatıştığı için
var" diyen Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"AKP hep 'benim sayısal çoğunluğum var, istediğimi yaparım' anlayışıyla
hareket ediyor. Cumhurbaşkanını uzlaşma yerine dayatma ile seçtiler.

Sayın Gül milletin değil, AKP'nin Cumhurbaşkanı gibi davrandı. Onun için
de anayasal kurumlar, siyasal partiler arasında uyumu sağlama
fonksiyonunu yerine getiremedi. Başbakan siyasal simge olan türbanı
üniversiteye sokmaya yönelik anayasa değişikliğiyle laiklikle ilgili en
büyük hatasını yaptı."

-"YARGI GÖREVİNİ YAPAR"-

"Laikliğin hiçbir dönemde bugünkü kadar zorlanmadığı" görüşünü savunan
Baykal, "iktidara sürekli olarak 'laiklikle oynamayın, anayasayı
zorlamayın uyarısında bulunduklarını' ancak bunun dikkate alınmadığını"
söyledi.

Baykal, şu değerlendirmede bulundu:
"Anayasanın temel ilkeleri ve laikliği ortadan kaldırmaya çalışan
AKP'ye karşı hukuk ve yargı işlemeye başladı, onun için kapatma davası
açıldı. Siyasetçi görevini yapmaz, anayasanın temel ilkelerini zorlarsa
hukuk ve yargı devreye girer, görevini yapar. 'Yargı görevini yapar AKP
kapatılırsa kaos olur' diyenler var. Yargı görevini yaparsa belki belli
bir bedel ödenir, ancak esas kaos yargının görevini yapması engellenirse
ortaya çıkar. Yargının görevini yapması engellenirse din istismarı
engellenemez. 'Bırakalım dini siyasete alet etsin, laikliği yok saysın'
anlayışı sonunda dinci diktatoryayı getirir."

-REFERANDUM SÜRECİ-

Kapatma davasının ardından gündeme gelen anayasa değişikliği
tartışmalarına da değinen Baykal, "Anayasa Değişikliği ve benzeri
düzenlemelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının laik devlete, ülke
bütünlüğüne sahip çıkması engellenemez, engellenmemeli" dedi.

"Geçmişte AK Parti'ye yöneltilen iddialara benzer gerekçelerle
kapatılan partiler olduğunu, buna itiraz etmeyenlerin bugün AK Parti'ye
yönelik dava açıldığında karşı çıktıklarını" anlatan Baykal,
demokrasinin sınırsız olmadığını, anayasa ve hukuk kurallarına uyulması
gerektiğini kaydetti.

Baykal, "olası bir anayasa değişikliği sonucunda referanduma
gidilmesinin de ülkeyi böleceğini, bunun laikliğin oylanması anlamına
geleceğini" yönündeki görüşlerini de tekrarladı.

-AB'YE TEPKİ-

Baykal, AK Parti'ye yönelik kapatma davasıyla bağlantılı olarak Avrupa
Birliği'nden (AB) gelen tepkilerin kabul edilemez olduğunu da belirtti.

Türkiye'nin bağımsız bir ülke olduğunu, bir hukuk devletinde yargının
görevini yapmasına herkesin saygı göstermesi gerektiğini anlatan Baykal,
şunları kaydetti:
"Türkiye'de anayasal kurumların görevini yapması AB'nin iznine bağlı
değildir. Başbakan ve hükümet üyeleri AB'den gelen bu baskıları
anlayışla karşılıyorlar. Buna kesinlikle tepki göstermeleri, yargının
bağımsız olduğunu söylemeleri gerekir."
Baykal, Türkiye'ye gelecek olan AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso
ile görüşeceğini de belirterek, bu görüşlerini ona da ileteceğini
anlattı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious