Baykal'dan cari açık uyarısı

  • Giriş : 28.03.2007 / 00:00:00

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Türk ekonomisinin cari açık ve reel faiz açmazı içine girmeye başladığını'' söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İstanbul Sanayi Odasının Mart ayı olağan meclis toplantısına konuk olan Baykal, burada yaptığı konuşmada Türkiye'de ekonomi politikasının ciddi bir şekilde değerlendirme ihtiyacı gösteren bir aşama olduğunu, izlenmekte olan ekonomi politikasının temel çıkış noktalarının gözden geçirilmesini ve değerlendirilmesini kaçınılmaz kılan şartların oluştuğunu belirtti.

Baykal, krizin ardından enflasyonu indirirken büyümeyi sürdürmek, kamu finansman açıklarını ortadan kaldırmak ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümeye Türkiye'yi taşımak üzere uygulamaya konulan programın bugünkü iktidar tarafından da devam ettirildiğini, uygulamaya bakıldığında öngörülen amaçların bir kısmının etkili biçimde sağlandığını, enflasyon ve faizlerin düştüğünü, büyüme konusunda da memnuniyet verici bir gelişme yaşandığını anlattı.

Deniz Baykal, bu arada dikkat çekici konunun imalat sanayi büyüme oranının başlangıçtaki yüksek seviyesinden aşağı doğru inmeye başlaması olduğunu vurgularken, ''2006'nın son iki çeyreğinde imalat sanayi büyüme hızı yüzde 5,5 civarında kendisini göstermeye başlamıştır. İmalat sanayimizi, biz daima yüzde 10'un üzerinde bir düzeyde tutmak zorundayız'' dedi.

Baykal, bir mali istikrar görüntüsü ortaya çıktığını, dövizin olağanüstü yükselişler kaydetmediğini, istikrara kavuştuğunu, enflasyonun yüzde 10 dahi olsa belli bir noktaya geldiğini ve büyümenin iyi kötü belli bir şekilde yürüdüğünü ifade ederek, şöyle devam etti:

''Bu tablonun, daha dikkatle izlendiği zaman üzerinde mutlaka durulması gereken yeni sorunları biriktirme pahasına ortaya çıktığını görmek durumundayız. Tablonun, bardağın dolu tarafı bunlardır ama bazı sorunlar birikmiştir. Bu sorunları görerek önümüzdeki dönem için arayışı, o sorunları çözmek üzere yeni bir program koyarak sürdürmek zorundayız.''

Cari açığın çok çarpıcı ve kabul edilemez bir düzeyde ortaya çıktığını kaydeden Baykal, dış ticaretin sadece ihracat optiğinden konuşulduğunu, dış ticaret ve ihracattaki artışın, ithalattaki bir patlamayı da davet eden yönü bulunduğunu kaydetti.

Baykal, cari açığa işaret ederken, ''Bu sürdürülebilir bir tabloya işaret etmiyor. Bu finansman sürdürülebilir değildir. Bunu önemsememek mümkün değildir. Bu son dönemde izlenen politikanın getirdiği bir olumsuzluktur'' dedi.

-''YÜKSEK FAİZ, KENDİ BAŞINA ŞİKAYET KONUSU OLMUŞTUR''-

Deniz Baykal, Türkiye'nin izlenen bu ekonomik politikayı devam ettirmesinin temel koşullarından birinin yüksek faiz olduğunu belirtirken, Merkez Bankasının üzerine yönelen ''faizleri indir'' baskısına, ''aman sakın ha indirirsek ortalık çok karışır'' diye direndiğini, yüksek faizin kendi başına bir şikayet konusu olduğunu söyledi.

Baykal, ''Bu reel faizler idame ettirilebilir değildir. Bunda bir alarm var. Reel faizlerin yol açtığı sonuçlar var. Bunlardan biri Türkiye'ye sıcak para çekmektir. Bu faizlerin dünyanın en yüksek faizi. Doğal olarak yer ve kar arayan yabancı sermayeyi Türkiye'ye çekiyor. Onun için indirilemiyor'' diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin cari açık ve reel faiz açmazı içine girmeye başladığını belirten Baykal, özel sektörün dış borcunun 52 milyar dolardan 115 milyar dolara ulaştığını ifade etti.

Baykal, düşük kurun ekonominin bir parametresi olduğunu vurgularken, şunları kaydetti:

''Bu bir tercih değil, bu arzu edilerek getirilmiş bir şey değil. Bu bir mecburiyet. Düşük kur, sıcak sermayeye sıcak paraya yabancı sermaye girişine ihtiyaç duyan bir ekonominin dünyaya vermesi gereken bir garanti haline dönüştü. Buraya gelen sermaye iki şeyi merak ediyor. Buraya gelirken faizin ne olacağı ve çıkarkenki kur ne olacak? (Merak etme yüksek faiz olacak. Çıkarken de senin lehine olacak) demeye başladık.''

-''SİNEYE ÇEKMEK DURUMUNDA KALIYORUZ''-

Baykal, Türkiye'yi yabancı paraların gelmesi için cazip bir ülke haline getiren ana noktalardan birinin yüksek reel faiz ve düşük kur olduğunu ifade ederken, ''Bu kurda bir değişme ortaya çıkacak olur ise, yani buraya daha farklı bir kurla gelmiş olanlar zarar içine girerlerse Türkiye'ye sıcak para girişi tehlikeye girebilir. O nedenle bunu artık sineye çekmek durumunda kalıyoruz'' dedi.

Bunun sonucunda ihracatın cezalandırılması, ithalatın teşvik edilmesi ve yatırımın caydırılmasının söz konusu olduğunu kaydeden Baykal, şöyle devam etti:

''Bardağın dolu olmayan taraflarına baktığımız zaman şunları görüyoruz. Bu tablo iyi-kötü bir büyüme sağlıyor gibi gözüküyor ama onunla ilgili sorunlar doğmaya başlamıştır. Enflasyonla ilgili de sorunlar doğmaya başlamıştır. Onları dikkatle izlemek lazım ama asıl önemlisi işsizlikle ilgili sorunlardır. Bu ekonomi politikası işsizliği önleyen değil, büyümeye rağmen işsizlik üreten bir ekonomik tablo ortaya koymaktadır. İşsizlik rakamının gerçeği yüzde 20 üzerindedir. Bu alarm vericidir.''

Baykal, işsizliğin yol açtığı sıkıntılara da değinerek, ''Akşam yatağına aç giren bir milyona yakın insanın varlığı ve yoksulluk seviyesi altında yaşayan çok geniş bir toplum kesiminin ortaya çıkması bir gün onun sorunları karşısında devletin erzak ve kömür dağıtımı gibi yollara başvurmak durumunda kalması... Bir yandan bunlar, bir yandan da büyük kentlerdeki sitelerin TOBB Başkanı'nın söylediği gibi, duvarlarını 5-7 metreye yükselmeye başladığı yaşam ortamının kendisini göstermeye başlaması, sürdürülebilirlik konusunu yeniden gündeme getirmektedir'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious