Baykal'dan Irak tepkisi

  • Giriş : 14.01.2007 / 00:00:00

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 'Türkiye'nin de aktif katkısıyla Irak bölünmektedir' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Deniz Baykal, yaklaşık 650 bin kişinin öldüğü Irak'ta yanlışlar yapıldığını, yanlışların başındaki aktörün ABD olduğunu, bunun da herkes tarafından görüldüğünü ifade etti.

Bu süreçte yapılan yanlışın bir başka aktörünün Türkiye olduğunu savunan Baykal, Türkiye'nin gelişmeleri göremediğini söyledi.

Ortaya çıkan sonuçlar karşısında hükümetin şikayet etme noktasına geldiğine işaret eden Baykal, ''Türkiye'nin Irak'ta bölgesi ve kendisi açısından yanlış yaptığını'' savundu.

''Yanlışı yapan kadroların, kendi başına yapacakları değerlendirmelerle yanlış gelişmeyi tersine çevirmesinin olası olmadığını'' kaydeden Baykal, ''Bunun bizi yeni yeni yanlışlara sürüklemesi de olası olabilir'' görüşünü dile getirdi.

Türkiye'nin, ''dayanışma ve ittifak yaptığı ülkelerle, yanlış yaptıklar zaman da beraber olma anlayışı içinde davrandığına'' işaret eden Baykal, şunları kaydetti:

''Onların yanlışlarını göremediği için beraber olmuştur, gördüğü zaman dahi beraber olmak zorunda olduğunu düşünmüştür ve Türkiye'nin yararlarını, beraber davrandığı müttefiklerin kollayacağı umduğu içinde, Türkiye'nin çıkarlarını beraber hareket ettiği güçlerin destekleyeceği, sahip çıkacağı umudu içerisinde siyaset yapmıştır ve Türkiye'nin dış politikası bu dönemde; temennilerini ifade etmekten ibaret olmuştur.

'Irak'ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi' bir temennidir, 'Irak'ın oluşturan etnik kesimlerin haklarının güvence altına alınması', bu arada, 'Türkmenlerin haklarının güvence altına alınması' temennidir. Bu süreç içerisinde bu temennileri ifade ediyor olmasının o sonucu ortaya koymaya yeterli olacağı gibi bir dış politika anlayışı ile davranılmıştır. Bu hiçbir geçerliliği olmayan bir dış politika anlayışıdır.

Temennilerle dış politika götürülmez. Dış politika reel dengelerle fiili durumu etkileyecek, yönlendirecek, somut girişimlerle, adımlarla, dengeyi değiştirecek kararlarla bazen bu değişimleri yaparak, bazen hissettirerek sağlanması gereken bir çalışma alanıdır. Temenni söylemeyi dış politika olarak kabul edenlerin geleceği nokta şikayet söylemektir.''

-''IRAK'IN BÖLÜNMESİ''-

Deniz Baykal, uygulanan politikalarla Türkiye'nin, Irak'ın parçalanma sürecine aktif katkı verdiğini öne sürdü. Baykal, şöyle konuştu:

''Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğüne ilişkin temennisini söyledikten sonra, Irak'ın toprak bütünlüğünün parçalanması yol açacak süreçlere aktif katkı verdi. O süreçlerin doğal sonucu olarak Irak'ın parçalanmasının ortaya çıkacağını görüp gereken müdahaleyi yapmak durumundaydık, bunların hiç birisi yapılmamıştır, o sürece teslim olunmuştur, Türkiye'nin de aktif katkısıyla Irak bölünmektedir.

Biz bu bölünme sürecinin her aşamasında Irak'ın toprak bütünlüğüne bağlılığımız ilan ettik, sadece biz değil, ABD ve bütün dünya ilan etti ama Irak parçalanmaya devam etti. Bu vahim bir hatadır.''

Kerkük'teki demografik yapının ''göz göre göre'' değiştiğini, tapu ve nüfus kayıtlarının yenilendiğini anımsatan Baykal, bu süreçte Türkiye'nin temenni söylemeye devam ettiğini, hiç bir şey yapmadığını, bu süreci kabul edemeyeceğine ilişkin hiç bir caydırıcı etkiyi ilgili taraflara verme çabası içine girmediğini ileri sürdü.

Türkiye'nin temennilerinin Irak'taki etkili güçlere emanet edildiğini öne süren Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirerek, ''Bu gelinen noktaya sessiz kalarak ve destek vererek siz de katkı yaptınız. Sizin de katkılarınız ve desteğinizle Türkiye bugün şikayet ettiği sorunlarla yüz yüze gelmiştir'' dedi. Baykal, şunları kaydetti:

''Sizin de katkı ve destek verdiğiniz bu süreç içinde Irak'ın toprak bütünlüğü parçalanmıştır. Kerkük'ün statükosu sizin gözleriniz önünde değiştirilmiştir ve siz buna engel olacak hiç bir ciddi etkili girişim ortaya koymuş değilsiniz.

Türkiye, PKK'nın Kuzey Irak'taki varlığının ortadan kaldırılmasına yönelik temennilerini sürekli söyledi. Bu konuda 'özel temsilciler atayalım, birlikte çalışalım' denildi, bir süreç işlendi. Bu sürece bel bağlayanlar, bu sözleri kabul edenler, bu sözlerle yıllar boyu tatmin olmayı kabul edenler, bugün gelinen noktanın doğrudan sorumlusudurlar.''

-''MÜDAHALE SONUCU, GEREKÇE OLDU''-

ABD'nin Irak'a müdahalesi ile sorunlar ortaya çıktığına işaret eden Baykal, bu sorunların da yeni müdahalelere gerekçe teşkil ettiğini ifade etti. Baykal, şöyle devam etti:

''ABD'nin Irak'a müdahalesinin bugün ortaya koyduğu sonuçlar, daha da güçlendirilmiş bir ABD müdahalesinin gerekçesi olarak şimdi sunulma aşamasına gelinmiştir.

Müdahalenin sonuçları, yeni müdahalelerin gerekçesi olmuştur. Müdahalenin sonucu nedir; Irak'ın parçalanmasıdır. Irak'ın parçalanması, yeni müdahalenin gerekçesi haline gelmiştir. Bu bir kısır döngüdür, çıkmaz sokaktır. Buradan bir barışçı çözüm şansı hiç bir şekilde yoktur.''

Konuşmasında 1 Mart tezkeresine değinen Baykal, hükümetin TBMM'ye sunduğu tezkerenin, Türkiye'nin, Irak'a yönelik ABD askeri harekatı için üs haline dönüştürülmesini öngören bir metin olduğunu ve bu tezkerenin kamuoyunda yanlış algılandığını söyledi.

Tezkerenin, ''Türkiye ve ABD'nin Irak'a birlikte müdahale etmesini öngörmediğini'' kaydeden Baykal, şunları söyledi:

''Askeri müdahalesinin hiç bir aşamasında Amerikalılar, Türklere, 'Gelin Irak'a ya da Kuzey Irak'a birlikte müdahale edelim' anlamında bir öneri yapmamıştır. Hiçbir şekilde Türk askerini Irak'a veya Kuzey Irak'a yerleştirmeye yönelik bir arayış içerisinde olmamışlardır.

1 Mart tezkeresi, Türk askerinin Irak'a yerleştirilmesini değil, Amerikan askerlerinin, Türkiye'nin en hassas coğrafyasına, Güney Doğu Anadolu'suna kalıcı bir biçimde yerleştirilmesini öngören bir tezkeredir ve oraya yerleştirilecek askerlerin, oradan Orta Doğu'ya müdahalesi imkanının sağlanmasını öngören bir tezkeredir.

Bu tezkereyi kabul ettikten sonra gelinen noktada artık Türkiye'nin Orta Doğu'da ortaya çıkan sorunların bir parçası haline dönüşmesi kaçınılmaz olurdu, neyse ki TBMM bu tezkereyi ret ederek bu süreçle Türkiye'nin organik bir şekilde bütünleşmesine engel olmuştur.''

Türkiye'nin, ABD'nin Irak'a müdahale öncesinde güney sınırına asker yığması gerektiğini belirten Baykal, gerekenler yapılsaydı Türkiye'nin çok farklı bir durumda olacağını belirtti ve ''Ne Türk askerinin başına çuval geçirilirdi ne de Kerkük'te nüfus değişimi yapılırdı'' diye konuştu. Baykal, ''Türkiye'nin sadece şikayet eden, boş konuşan bir ülke konumuna getirildiğini'' ifade etti.

-''TÜRKİYE'NİN IRAK'A ASKERİ MÜDAHALESİ''-

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Irak'taki gelişmelerle ilgili olarak son günlerde yaptığı açıklamalara değindi ve Türkiye'nin Irak'a askeri müdahale yapmasına imkan sağlayacak olan bir TBMM kararının yürürlükte olmadığına işaret etti.

TBMM'nin daha önce hükümete söz konusu yetkiyi verdiğini anımsatan Baykal, şöyle konuştu:

''TBMM, hükümete Irak'a yönelik bir askeri harekat için yetki vermiştir, bu yetki varken kullanılmamıştır, gelinen noktada daha yeni yeni bir söylem geliştirilmektedir ama ortada yetki yoktur.

Eğer bu söylemini ciddiye alıyorsa hükümet, yapması gereken ilk iş, derhal TBMM'yi toplantıya çağırıp bu konuda yetki almaktır, uzun süreli bir yetkiyi talep etmektir. Bu yetkiyi alması, söylediği sözlerin ciddiye alınmasına yardımcı olur. Böyle bir hukuki taban oluşturulmadan konuşmanın bir anlamı yoktur. Ancak böyle bir yetki alınırsa o konuşma boş konuşma olmaktan çıkar. Biz de bu konuda hükümete katkı vermeye hazırız.''

Baykal, Irak konusunun TBMM'de kapsamlı olarak görüşülmesi için bir genel görüşme önergesi vermeyi düşündüklerinin bildirdi.

-TÜPRAŞ-

Konuşmasında TÜPRAŞ'ın hukuki durumuna da değinen Baykal, TÜPRAŞ'da yapılan yanlışlıkların yargı kararıyla da tescillendiğini ifade etti.

Yargı kararıyla TÜPRAŞ'ın yüzde 14,76 hissesi ile ilgili olarak uygulanan satış kararının hukuka aykırı olduğunun ve Hazine zararına yol açtığının tespit edildiğine işaret eden Baykal, hazine zararının 300 milyon doların üzerinde olduğunu belirtti. Baykal, ''Bu zararı, Maliye Bakanı'nın ve Başbakan'ın tazmin etmesi gerekecektir. Bu onların yol açtığı bir zarardır, bu durumun siyasi hesabının mutlaka verilmesi gereklidir'' dedi.

-İSTANBUL'A VİZE-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''İstanbul'a vize uygulanması'' yönündeki açıklamalarını da eleştiren Baykal, dünyada böyle bir uygulamanın bulunmadığını belirterek, ''Kent için vize uygulaması aklın, mantığın kabul edeceği bir iş değildir'' dedi.

''İstanbul'u 15 senedir siz yönetiyorsunuz'' diyen Baykal, belediyelerin bugün yaşanan trafik sorununda birinci derece sorumlu olduğunu anlattı. Çözümün toplu taşım ve metro olduğuna işaret eden Baykal, 15 yıl önce İstanbul'u yönetenlerin hazırlayıp uygulamaya koymaya düşündüğü toplu taşıma ve metro projelerinin geliştirilmediğini savundu.

Toplantı öncesinde yapılan seçimle trafik kazasında hayatını kaybeden Konya milletvekili Nezir Büyükcengiz yerine Hatay milletvekili Abdülaziz Yazar, CHP PM üyeliğine getirildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious