Baykal'dan sine-i millet sinyali

  • Giriş : 19.12.2006 / 00:00:00

"CHP'nin samimiyetini kimse sorgulamasın" diyen CHP lideri Baykal, "CHP olarak Türkiye'yi bir olumsuz tabloya sürüklenmekten alıkoymak için her şeyi yaparız" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Deniz Baykal, Türkiye İşçi Emeklileri Derneği yöneticilerini kabul etti. Dernek yöneticileriyle yaptığı görüşmenin ardından bir basın toplantısı yapan Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin Sosyal Güvenlik Yasası ile ilgili kararını değerlendirdi.

Sosyal Güvenlik Yasası'nın CHP'nin içinde bulunmadığı bir parlamentoda çıkartıldığını kaydeden Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin kararının Sosyal Güvenlik Reformu'nun 'ne kadar temelsiz ve dayanaksız olduğunu, anayasaya aykırılığını ve Türkiye gerçeklerinden kopuk bir düzenleme' olduğunu gösterdiğini savundu.

Baykal, "Hükümet, milletin karşısına çıkıp bundan dolayı özür dilemelidir" dedi. Baykal, bu konuda CHP'nin önerisini de açıklayarak, "Bu kanunun bu şekliyle yürürlüğüne göz yummak mümkün değildir. Eski kanunun yürürlüğünü sürdürerek, yeni kanunun 1 yıl geçtikten sonra yeni parlamento iş başına geldikten sonra yeniden düzenlenmesine fırsat verilmelidir.

AK Parti yasayı eline yüzüne bulaştırmıştır. AK Parti'nin yapması gereken havlu atmasıdır" diye konuştu.
Baykal, daha sonra gazetecilerin CHP'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce sine-i millete dönmesine ilişkin haberlerle ilgili sorularını cevaplandırdı.

Baykal, toplumda cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde çok ciddi bir tedirginlik ve kaygının bulunduğunu ifade etti. Toplumun, 'Eyvah ne olacak? Bu yanlışı nasıl önleriz?' endişesi taşıdığını ifade eden Baykal, sıkıntının temelinde Başbakan Erdoğan'ın, partisinin mevcut çoğunluğunu esas alarak, tek taraflı olarak son anda cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklaması kaygısı olduğunu dile getirdi.

Baykal, "Dünyanın, Avrupa'nın gerçeği, parlamentoların 4 yılda seçilmesidir. Türkiye'nin pratiği de budur. Şimdi ilk kez 4 yılı geçeceksiniz. 5 yıl önce yapılmış olan seçimde milletin üçte birinin oyuyla yapılan bir seçimin 5 yıl sonraki tablosu içinden 7 yıllık bir dönem için cumhurbaşkanlığına talip olacaksınız. Bu biçimsel olarak kurallara ters düşmese de aklı selime, demokratik anlayışa ve ülke gerçeklerine uygun değildir. Bu parlamentonun değişmesi lazım. Parlamento değişmesi gereken noktaya geldi" diye konuştu.

Baykal, anayasanın bu duruma izin verebileceğini ancak, herkesin anayasanın izin verdiği kararları ülkenin yararına en doğru şekilde, demokrasiye uygun olarak alma görevi olduğunu belirterek, "Başbakan, Cumhurbaşkanı olmak istiyorsa yapması gereken şey çok açıktır. 2007 Kasım'ında seçimi yapacağımıza, aynı yıl içinde Nisan ayında bu seçimi yapalım. Bu bir erken seçim talebi değildir. Bu zamanında seçimdir. Ay hesabı, gün hesabı mı yapacaksın. Ortada bir demokrasi ihtiyacı var" şeklinde konuştu.

Seçimlerin Kasım'dan önce yapılmasının ekonomide istikrarsızlığa yol açacağı eleştirilerine katılmadığını da belirten Baykal, "Biz kavga peşinde değiliz, gerginlik peşinde değiliz, çözüm arıyoruz" dedi. Son 1 yıldır gerginliğe karşı toplumu uyardığını ve bunun önlemenin tek yolunun de seçim olduğunu belirten Baykal, "CHP'nin samimiyetini kimse sorgulamasın, Kasım ayında Türkiye'de seçim yapılacak.

O seçimi de Nisan ayına almakta hiçbir sakınca görmüyorum, parti açısından da ülke açısından da görmüyorum" dedi. Baykal şunları kaydetti:
"Biz CHP olarak Türkiye'yi bir olumsuz tabloya sürüklenmekten alıkoymak için her şeyi yaparız. Bu konuda her şeyi yaparız. Bu konuda hiçbir sıkıntımız yoktur. Biz sadece bir şeyi görmek isteriz. Milletimiz bizden ne istiyor? Türkiyemiz için ne iyi olur? Yanlışlıklardan ülkemizi nasıl koruruz? Onun dışında bir kaygımız hiçbir şekilde yoktur."

Bir gazetecinin 'CHP olarak her şeyi yaparız derken 'sine-i millet de buna dahil mi?' şeklindeki sorusunu cevaplandıran Baykal, "Her şey o söylediğim sözün içinde. Bizim 'şunu yaparız, şunu yapmayız' diye bir anlayışımız yok. Türkiye'yi bir yanlıştan korumak istiyoruz. Sayın Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmek konusundaki ısrarı yanlıştır" dedi. Baykal, başta TOBB ve TÜSİAD olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerini de bu konuda göreve çağırdığını kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious