Baykal'ın Erdoğan'dan istediği cevaplar

Baykal'ın Erdoğan'dan istediği cevaplar.9839
  • Giriş : 16.12.2008 / 17:48:00
  • Güncelleme : 16.12.2008 / 17:48:46

2009 yılı Bütçe görüşmelerinde CHP Grubu adına konuşan Genel Başkan Baykal, bütçe görüşmelerinde, konu dışına çıktı ve Başbakan Erdoğan'a sorular yöneltti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP lideri Baykal TBMM'de yaptığı konuşmada, ekonomi hedeflerinin gerçeklerden kopuk olduğunu söyledi.

Baykal'ın sözleri şöyle:

- Bütçe mali açıdan geçerli değil.

- Bugün TBMM Bütçe tasarısını konuşuyor. Ama bir kaç hafta sonra iki bakan bir niyet mektubu imzalayarak, bütçryi anlamsız hale getirecektir. Keşke IMF ile anlaşma daha önce imzalanabilseydi. Daha şimdiden IMF çevreleri hazırlanan bütçeden çok büyük bir budama yapacaklarını söylüyorlar. Bu TBMM'nin saygınlığı için çok vahim bir durum...

- Bakınız ekonomideki gerilemenin tek sebebi küresel kriz değildir.
- Dünyadaki genel likitide bolluğu Türkiye için bir şanstı ama biz bunu değerlendiremedik.
- Türkiye, 2004 ve 2005 yılındaki likitide bolluğundan yararlandı. 2005'den sonra dünyadan kopmaya başladı.
- Türkiye, müthiş bir cari açık problemi ile karşı karşıya...
- Ekonomik sorunları çözdüysek neden IMF'nin kapısına dayandık?
- Milletin ümüğünü sıkmak için IMF'ye ihtiyaç yok!
- Türkiye dövüzün bol ve ucuz olduğu önemi değerlendirdi.

- Türkiye dövizin bol ve ucuz olduğu dönemi değerlendiremedi. Orhan Veli diyor ki: Beni bu güzel havalar mahvetti. İnsanın aklına o geliyor. Orhan Veli der ya bizim hükümetinde şimdi “Beni bu bol ve ucuz döviz havası mahvetti. O havada ben yatırım yapmayı unuttum, açık vermemeyi unuttum” demesi gerekir.

CHP lideri Deniz Baykal burada, ünlü şari Orhan Veli Kanık'ın "Beni bu havalar mahvetti" şiirini okuyarak AK Parti Hükümetine göndermede bulundu...

İşte Baykal'ın okuduğu mısralar...

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

- Tekstil sektöründe son bir yılda 10 bin çalışan işini kaybetti.
- Son birkaç yıldır, tarımda ciddi bir yıkım yaşanıyor...
- Bu hükümet krizi maalesef çok kötü yönetiyor. Ya da sadece izliyor.
- IMF'ye ihtiyaç duyulması, hükümete olan güvensizlikten kaynaklanıyor.
- Küresel kriz meydana gelmese de, AK Parti Hükümeti ülkemizi krize sokacaktı.

BAŞBAKAN BİRŞEY ALDI MI?

Ben Sayın Başbakan'a sorular sormak istiyorum. Başbakana gazeteci uygun sorular soramıyor. Sorulacak soruları kendi belirliyor. Başbakan halkın karşısına çıkmıyor. Televizyona çıkalım diyorum çıkmıyor.

1 - Bu TELEKOM satışı. Bu konu aydınlığa kavuşmamıştır. TELEKOM öyle bir satılmıştır ki, alanlar kârıyla taksit ödemesi yapmıştır. Tarlanın taşıyla tarlanın kuşunu vurmuşlardır. TELEKOM'u sonunda kim aldı? Belirsiz. Bu satış gerçekleştikten hemen sonra yüzde 10 KDV indirimi sağlandı. Bu kaynak satıştan sonra verildi. Nasıl olur da Hariri ailesinin cebine karşılıksız olarak, KDV indirimini devreye sokarak, bu kaynak transferini içine sindirebilir? Bunun karşılığında birşey alınmış mıdır? Karanlık bir satış. Bunu böyle kabul edin denilmektedir. O yüzde 10'luk KDV indirimiyle bu kaynak karşılığında Türkiye yada sayın Başbakan bir şey almış mıdır, almamış mıdır?

TÜRKİYE MUZ CUMHURİYETİ Mİ?

2- Sabah – ATV satışı. Bu konuda aydınlığa kavuşturulmalı. Satış sürecinde başbakan taliplerle görüşmüş müdür? Bu konuyu mu görüşmüştür, yoksa başka konuları mı görüşmüştür? Bu görüşmeden sonra o işe talip olan iş adamının daha sonradan talip olmadığı ortaya çıkmıştır. TMSF başkanı “Neden pahalıya sattın diye hesap sordular” dedi. Başbakan TMSF başkanı'na şikayette bulunmuş mudur? Bunu demiş midir? Başbakan kimin yanındadır? Damadının mı yanındadır, Türk hazinesinin mi yanındadır? Bunlar konuşmayalım böyle bir şey olur mu? Burası hukuk devleti. Bunu sorup cevabını isteyeceğiz. Şimdi bu satış yapıldı. Yeni bir belge ortaya çıktı. Yüzde 25'lik hisseye sahip olduğu gözüken Katarlı şeyhin, yüzde 50 söz hakkına sahip olduğu belgesi.
Türkiye Muz Cumhuriyeti mi? Bunların hesabını sormayacak mıyız?

RTÜK BAŞKAN GÖREVDE KALACAK MI?

3- Deniz Feneri meselesi. Bir büyük skandal. Eksik olmasın bazı AKP'li vekiller de böyle söylüyorlar. Almanya'da şirket, Türkiye'de şirket, ikili hesaplar, oradaki para buraya aktarılıyor. Buraya getiriliyor paralar burada bir siyaseti finanse etmek için harcanıyor. Bir televizyon kuruluyor. Bu olayın arkasında yer alanların kim oldukları belli. Başbakan tanımıyorum diyor, fotoğrafları ortaya çıkıyor. Bu derneğe bakanlar kurulu kamuya yararlı statüsü vermiş, Mehmetçik Vakfı'na tanınmayan haklar ona tanınmış. Bu dava Türkiye'de yürütülsün diye bekliyoruz, Adalet Bakanı “Bana ne” diyor. O RTÜK Başkanı görev yapmaya devam edecek mi?

CEYHAN İÇİN ÇALIK'A SÖZ VERDİN Mİ?

4 - Ceyhanda'ki rafinesi meselesi. Sayın Aydın Doğan, kamuoyuna ilgili kişi açıklama yaptı. Ben görüştüm Başbakan ile, Başbakan bize "bizim Çalık grubuna vereceğiz" dedi diye açıklama yaptı. Başbakan'ın bunu tekzip yada teyit etmesini istiyorum. Gerçekten bizim Çalık grubuna biz orayı vereceğiz demiş midir? Demişse bu ne biçim şeydir?

Bu soruların bir an önce cevaplanmasını istiyoruz.

Bakın dokunulmazlık dedik. Başbakan ile bunu birlikte taahhüt etmiştir. Ama bu gerçekleşmedi. Başbakan sadece siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması yetmez dedi. Doğru. Şimdi ben burada TBMM'nin önünce açıkça ifade ediyorum. Eğer bürokrasi ve siyasetçilerin dokunulmazlığının kaldırılması için bir tasarı yaparsanız biz buna destek vereceğiz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*