Baykal'ın 'seçim' yorumu

  • Giriş : 29.06.2006 / 00:00:00

Deniz Baykal, Cumhurbaşkanlığı seçiminin cumhurbaşkanının sahip olduğu olağanüstü yetkiler sebebiyle önemli olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ankara'dan havayolu ile Malatya'ya gelen Baykal, uzun bir konvoy ile Belediye Konferans Salonu'na gelerek burada partililere seslendi. Baykal Cumhurbaşkanlığı seçimine değinerek, "Cumhurbaşkanı Anasaya Mahkemesini, Yargıtay'ı, hakimleri göreve alacak kurulu oluşturacak. Üniversite yönetimlerini şekillendirecek kurulu oluşturacak. Devletin ana unsurları bunlar. (Bunları söndürelim, bunları etkisiz kılalım yapısını dokusunu anayasanın özüne ters bir şekilde yeniden oluşturalım) diyen bir anlayış cumhurbaşkanı yetkilerini kullanırsa Türkiye skıntılarla karşılaşır." dedi.

"KURUMLAR YERİNDE DURSUN YOKSA DEMOKRASİ ZARAR GÖRÜR"

Baykal, askerlerin yerinde durması gerektiğini belirterek, "Geçmişte zaman zaman Cumhuriyeti sıkıntıya sokan durumlar ortaya çıkınca devletin kurumlarının devreye girerek cumhuriyeti savundular. Bu durum demokrasiyi sıkıntıya sokardı. Bir 10 yıl da bu durumu düzeltmek için uğraşılırdı. Bu yeniden olmasın. Kurumlar halletsin demeyelim. Demokrasi zarar görür. Demokrasi içerisinde çare arayalım, çare sandık. Sandıkta bu işi halledeceğiz. Kurumlardan bir şey istemiyorum, herkes yerinde dursun ve görevini yapsın ama vatandaşlardan cumhuriyete sahip çıkmasını istiyorum." şeklinde konuştu.

Deniz Baykal, gündemde olan birlik arayışları ile ilgili olarak da üstü kapalı mesajlar verdi: "CHP'nin kimliğinin belli. Biz, Türkiye ile özdeşleşmiş bir partiyiz. Bizim bu kimliğimizi değiştirmemizin gereği yok. Vatandaşın da bizden böyle bir talebi yok. Biz vatandaşın reçetesiyiz ne zamnan isterse kullansın diye elinin altında bulunduruyor. Bizim bu kriz ortamında bir büyük görev yapma durumumuz var. Bu görevi bize Türk halkı verecektir. Bir parti iktidarının peşinde değiliz."

Baykal, Türkiye'nin çok önemli bir yeni dönemin eşiğinde olduğunu belirterek, 2002 yılından bu yana 4 yıl geçtiğini ve iktidarın Türkiyenin temel sııknıtılarını aşmış olduğunu söyleme imkanı bulamadıklarını kaydetti.

Türkiye'nin bir tarım ülkesi olduğunu belirten Baykal, nüfusun yüzde 30'unun ekmeğini topraktan çıkardığını ancak bu kesimin sorunlarının çözümü adına atılan adım bulamadığını söyledi.

AK Parti iktidarının eline geçen altın fırsatı millet için iyi değerlendremeğini belirteren Baykal, "Halka verilen sözler tutulmadı. Yolsuzlukla mücadele iyi değil. Daha önce yolsuzluk yapanları mahkemeye verdiniz ama siz kendiniz yolsuzlukların içine girdiniz. Limanları haksız yere devrettiniz. Tüpraş'ın yüzde 14'ünü gizlice devrettiniz. Bütün bunlar büyük yolsuzluklar." dedi.

Ali Dibo diye bir lafın piyasaya çıktığını ve bunun açılımının AKP usulü yolsuzluk anlamına geldiğini vurgulayan Baykal, bir ilde AKP yöneticileri elindeki listelere göre gelen ihaleleri dağıtıyor. Önce Hatay'da, Çorum'da, Sinop'ta en son da İstanbul'da bu tür yolsuzlukların ortaya çıtığını savunan Baykal, Ali Dibo'yu televizyonlarda yayınlanan kaçak isimli programa benzetti.

Yolsuzlukların giderek derinleştiğini ifade eden Baykal, yolsuzlukların kaldıramamamış olmasının bu iktidarın yolsuzluklar karşısında boynunun eğik olduğunu gösterdiğini kaydetti. Dokunulmazlıkların bu iktidarla kaldırılamayacağını belirten Baykal, bu iktidarın dokunulmazlığı kaldıracak cesareti ve alın aklığı bulunmadığını söyledi.

Partizanlık, kadrolaşma ile devletin kuşatıldığını ileri süren Baykal, "Ekonomi iyi diyorlardı. Vatandaşın geçimi kolaylaştımı, çoluk çocuğuna daha iyi bakar hale geldi mi? Hayır herkes daha fazla ekonomik sıkıntı yaşar hale geldi. Türkiye'de işsizlik en büyük sorun haline geldi." şeklinde konuştu.

20 milyon insanın yoksulluk sınırının altında olduğunu ifade eden Baykal şunları söyledi: "İşsizlik neden artıyor yatırım yok da ondan. AKP devraldığı borçları azaltmamış artırmıştır. 137 milyar dolar 3,5 yılda Türkiye'nin ek borcu oluşmuştur. Bu borç 30 yıllık dönemde gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin yaptığı borçlara eşittir. Mayıs ayında Türkiye'de döviz fiyatları yükseldi, faizler yükseldi ve enflasyon kıpırdamaya başladı. Önümüzde sıkıntılı kemer sıkmaya dayalı bir politika bizi bekliyor."

"ALT ÜST KİMLİK TARTIŞMALARI ÇOK TEHLİKELİ"

Baykal Türkiye'nin ulusal bütünlüğünü sarsmama ve koruma konusunda çok büyük bir dikkat sergilenmesi gerektiğini ifade ederek, bu noktada çıkabilecek sorunların göğüslenmesinin çok zor olabileceğini kaydetti. Kimsenin kan, mezhep ve inanç ayrımı yapmadan tümünün kucaklandığı bir toplum olması varlığını güvence altına alınması gerektiğini belirten Baykal alt üst kimlik tartışmalarının çok tehlikeli olduğunu vurguladı.

"Mustafa Kemal ve arkadaşları nur içinde yatsın." diyen Baykal'a cevap salondan geldi: "Türkiye laiktir laik kalacak."

Bir süre önce AKP'li belediyelerin dağıttıkları kitapçıklarda 9 yaşında kız almanın mübah olduğunu ve 4'e kadar evllik caiz olduğunun fetvasını verdiğini ifade eden Baykal, "Bir belediyenin devletin parası ile bu faaliyeti yapmasını kabul etmek mümkün değildir. Başbakan harem selamlık ayrımın demokrasinin gereği olduğunu söyledi. Siz bunu demokrasi adına uyglarsanız bu sizi Taliban demokrasisine götürür. Başbakan dinine bağlı olanlarla olmayanlar ayrımını yapıyor. Sen, devletin başbakanısın. İnsanların dinini ölçmek senin işin değil" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious