Bayrak düşmanları!

  • Giriş : 14.05.2007 / 00:00:00

Mitingler de kim, ne hakla Türk Bayrağı kullandı?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Haberaktuel.com köşe yazarı Adem Meleke, California’dan ele aldığı köşe yazısı “Bayrak Düşmanları” ile Tandoğan, Çağlayan ve İzmir mitinglerine göndermelerde bulundu.

Ukrayna’da iktidara karşı yapılan mitinglerde turuncu, İsrail’de Gazze’den çekilme taraftarı olanların ise turuncu bayraklarla mitinglere katıldığını belirten Meleke, yazısında Çağlayan’da, Tandoğan’da, İzmir’de kimin ne hakla, kime karşı Türk Bayrağını kullandığını sorguladı.

BAYRAK DÜŞMANLARI

Çağlayanda bizim Tandoğan da,

Fatih de bizim, Çankaya da, Kayseri de, Şırnak da.

Eğer böyle düşünüyorsanız Çağlayan mitinginde de olsanız, Tandoğan’da da, İzmir’de de başlığın muhatabı değilsiniz peşinen söyleyeyim.

Birileri Çankaya, Tandoğan’ın ardından Ege’de ki mitinglerde fitnenin-fesadın büyüğünü fena yutturmaya çalışıyor bize.

Ukrayna’da iktidara karşı mitinglerde turuncu kullanıldı.

İsrail’de turuncu bayraklılar Gazze’yi terk edelim dedi.

1989’da Tiananmen’de demokrasi diyen öğrenci konseyleri renk olarak beyazı kullanıp tankların önüne bedenlerini koydular.

Santiago Barnebau’da, Nou Camp’ta başkanı beyaz mendiller istifa ettirdi.

Peki, Çağlayan’da, Tandoğan’da kim ne hakla, kime karşı Türk Bayrağını kullandı?

Mitinglerin en büyük organizatörü CHP ne zamandan beri Türk Bayrağını mitinglerinde kullanır oldu?

Dahası neden kongrelerinde Türk bayrağı asmayan, PKK kamplarını ziyaret eden, Türk Polisini faşist, Türk Ordusunu işgalci ilan edenler bu mitinge destek verdi?

Evet, zekice bu durumu tezgâhlayanların cevabı şudur ki;

“Laiklik, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin değişmez temellerinden biridir. Laiklik karşıtlığı Cumhuriyet karşıtlığıdır. Bu nedenle Cumhuriyet mitingidir, bu nedenle Türk Bayrağı kullanılmıştır.”

30 Nisan sabahı Londra Metrosunda neredeyse her 10 kişinin 8–9’unun elinde “Financial Times” veya “Herald Tirubune” gazeteleri vardı.

Her iki gazetenin de birinci sayfası kıpkırmızı Türk Bayrakları ile doluydu.

Aynı sabah BBC televizyonu haber bültenlerinde “Türkiye’de İslami Söylemi olmamasına karşın hükümetin Laiklik protestoları ile karşı karşıya olduğu” yorumu yapılıyordu.

Temeldeki çarpıklığı bu kadar kolay yorumlamıştı İngilizler.

Bence mi?

Demokrasiyi, insan haklarını, din ve vicdan hürriyetini geçtim,

Birileri toplumumuzun en sevdalılarını bile bayrağımızla karşı karşıya göstermek istiyor.

Birileri bu ülkede “Bayrak Düşmanları” istiyor.

Bu senaryoyu iyi takip edin…

&&&
Fransa’da Sarkozy Cumhurbaşkanı seçildi.

Fransa’da Dış işleri ve Milli Savunma’dan doğrudan sorumlu görev yapacak olan yeni Cumhurbaşkanı için Türkiye, ne yazık ki yine, ne seçim öncesi ne de seçim sonrası büyük devlet refleksini ortaya koyamadı.

Seçim öncesi lobilerin kampanyalarını sadece seyrettiğimiz yetmezmiş gibi seçim sonrası Sarkozy’nin elini güçlendirecek basit söylemlerden öteye gidemedik.

Hala geç değil, eğer Haziran’da ki parlamento seçimlerinde Sosyalistler kazanırsa Sarkozy’nin yönetimi paylaşması gerekiyor. O zaman tıpkı Merkel gibi hakkımızdaki söylemlerini değiştirecektir.

Ancak Sarkozy’nin seçim söylemleri icraata dönüşürse hele birde Haziran’da partisi parlamentoda üstünlük kurarsa işimiz bayağı zorlaşacak.

Evet, her durumda Fransa’da devlet politikasını belirleyen Fransız Elit Sosyalistleri bizden yana unutmayalım.

Rüzgârı yönümüze çevirmek onlar sayesinde pek zor olmayabilir.

Tabi AKP, CHP üzerine kurduğu politikalarını bırakıp dış politikayla ilgilenmeye başlarsa…

&&&
“Sen bilirsin” hüsnü zannındaki eşimiz dostumuz hemen her gün soruyor.

Türkiye’de ekonomik kriz çıkar mı?

Bu sorular siyasi kriz günlerinde daha sık soruluyor tabiî ki.

El-Cevap;

Bu muhtırada bile ekonomik kriz yaşanmadı. Bu demektir ki ekonomimiz siyaseti önemsemiyor.

Bu nasıl olur demeyin. Güney Amerika ve Uzak Doğu’da başarısız olan IMF 2001’den bu yana Türkiye’de ölüm kalım savaşı veriyor.

Son beş yılda 90 milyar dolar sıcak para resmi yollardan Türkiye’ye girdi.

Son iki aydaki gelişmelere ise duyarsız kaldı.

Demek ki;

Yabancı sermaye bizim bu köşeden yazdığımız gibi düşünüyor.

Yani “Biz bu oyunu gördük.”

Onlara göre kriz siyasi ve siyasi kalacak. Yeter ki IMF programından sapmayalım, istikrardan vazgeçmeyelim.

O zaman ekonomik kriz söz konusu olmaz.

Sözün özü, kriz yabancı sermayenin iki dudağında. Yarın bu gelen sermayenin hatırı sayılır bir kısmını geri çekerlerse ekonomik kriz ve akabinde devalüasyon (kur ayarlaması) kaçınılmaz olur.

Peki, bunu önceden nasıl kestireceğiz diyorsanız reklâmları izleyin.

Nasıl yani?

Reklâmları izleyin, çekilen reklâm filmlerinin kalitelerine, bütçelerine bakın. Eğer bu günkü tempodaysa sorun yok.

Yok, eğer kalite, bütçe düşerse bilin ki birileri tedbir alıyor.

&&&
Bir de dipnot vereyim;

MHP bütün bu fırtınalı günlerde tarihinde hiç olmadığı kadar sessiz. Sanki birileri siz bir durun söz hakkını verdiğimizde konuşursunuz demiş.

Haksız mıyım?

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious