Bayrampaşa cezaevinde neler olmuş neler!

Bayrampaşa cezaevinde neler olmuş neler!.14592
  • Giriş : 20.07.2008 / 01:31:00
  • Güncelleme : 19.07.2008 / 23:14:40

Ünlü hapishane dizisi 'Prison Break' Bayrampaşa'nın yanında yaya kalır. Burada neler olmamış ki?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


41 yıl sonra kapısına kilit vuruldu. İlk kurulduğunda şehir dışındaydı ama şimdi içinde kaldı. İsyan, firar, rehin alma, ölüm orucu, toplu infazlar, cinayet gibi çeşitli suçlarla gündeme geldi.

1210 kişilik kapasiteyle kurulan cezaevine 5500 tutuklu ve hükümlü yerleştirildi. Kötü imajını silme çabaları da sonuç vermedi. Tarihin tozlu yaprakları arasında yerini alan cezaevinde yaşananları okuyunca Prison Break dizisi yanında hikaye kalır.

FİRAR VE FİRAR GİRİŞİMLERİ

Bunlar arasında 19 Şubat 1993 tarihinde gerçekleşen olayda, terör suçundan bu cezaevinde kalan Sadrettin Aydınlık, Yıldırım Öztürk, Ali Rıza Dermanlı, Hasan Sevim ve Adem Kepenekli, infaz koruma memuru kıyafeti giyerek dış kapıya kadar olan bütün koridor ve kapıları geçtiler. Ancak bu kişiler, çıkış kapısında jandarmanın dikkati sayesinde kaçamadan yakalandılar.

İNFAZ KORUMA MEMURLARINI KIYAFETLERİNİ GİYİP KAÇTILAR

Ancak, 18 Temmuz 1994 tarihinde yine terör suçundan bu cezaevinde kalan 7 kişi, infaz koruma memuru kıyafeti giyerek cezaevinden kaçtı.

1210 kişilik cezaevine zamanla 5500 kişi yerleştirilmiş...

TÜNEL SON ANDA FARKEDİLDİ

Bayrampaşa Cezaevinde 12 Aralık 1996'da ise terör örgütü üyelerince cezaevinin dışına doğru bir tünel kazıldı. Ancak tünelin ortaya çıkartılması ile toplu firar son anda engellendi.

ZİYARETÇİ GÖRÜŞÜNDE KAÇMA GİRİŞİMİ

Yasa dışı DHKP/C örgütünün üst düzey sorumlularından olan ve ''Sabancı Suikasti''nin azmettiricisi konumunda bulunan Ercan Kartal ile Şadi Özpolat, kıyafet ve tip değişikliği yaptıktan sonra 8 Nisan 1998 tarihinde Bayrampaşa Cezaevinde açık görüşten yararlanıp ziyaretçi bölümüne geçerek kaçmak isterlerken yakalandı.

FİRAR BAYRAM DİLNEMEDİ

Kurban Bayramı'nın 4. gününe denk gelen 20 Nisan 1998'de ise bayram dolayısıyla yapılan açık görüşten yararlanan adli suçtan hükümlü Nurettin Özdemir, yerine ziyaretçisi Metin Badruk'u bırakarak kayıplara karıştı.

16 Haziran 1998'de de 16 yıl ağır hapse hükümlü Mehmet Çakır, bahçe duvarından atlayarak firar ederken, aynı şekilde kaçmak isteyen bir başka hükümlü son anda yakalandı.

80 METRE UZUNLUĞUNDA TÜNEL

Cezaevi içinden yapılan bu firar girişimleri haricinde, 19 Ekim 1998 tarihinde bu kez cezaevine doğru yakındaki bir triko atölyesinden kazılan 80 metre uzunluğunda bir tünel ortaya çıkartılarak, muhtemel bir firar önlenmiş oldu.

Yine aynı yıl, yasa dışı DHKP/C örgütü üyelerinin kaldığı C-14 koğuşundan dışarı doğru kazılan 3,5 metre uzunluğunda bir tünel tespit edilerek, betonla kapatıldı.

Müdüre kurşun sıkmalar, toplu katliamlar, hamile kalan kadınlar. Hepsi Bayrampaşa'nın geride bıraktığı kötü izlerden sadece bazıları..

İSYAN VE GERGİNLİKLER

26 Şubat 1999 tarihinde Bayrampaşa Özel Tip Cezaevi'nde kalan yabancı uyruklu bir grup tutuklu, kan bağı bulunanlar dışındaki ziyaretçileri ile görüşmelerine kısıtlama getirildiğini öne sürerek eylem başlattı. Koğuş kapılarını kırıp koridora çıkarak barikat oluşturan tutukluların yaklaşık 4 saat süren eylemi, cezaevi yetkililerinin görüşmeleriyle sona erdirildi.

Benzer bir olayda 26 Eylül 1999'da gerçekleşti. Bu olayda, Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevinde çıkan olayları protesto etmek amacıyla yasa dışı sol bir örgüt üyelerince 4 infaz koruma memurunu rehin alındı. Bu isyan, yürütülen görüşmeler sonucu 4 gün sonra rehinelerin serbest bırakılmasıyla sona erdi.

Aynı yıl, sara hastası Murat Yaşar'ın (25) hastaneye geç kaldırıldığı gerekçesiyle bir grup tutuklu ve hükümlünün yarattığı gerginlik, Yaşar'ın Sağmalcılar Devlet Hastanesi'ne kaldırılmasıyla yatıştırıldı.

KOĞUŞTA KATLİAM

Bayrampaşa Cezaevinde 20 Eylül 1999'da, kafasını duvara çarparak yaralandığı için revirde tedavi gören Hakan Çillioğlu, daha önce verdiği dilekçe üzerine cezaevi müdürü ile görüşen Alaattin Çakıcı'nın yeğeni Kenan Ali Gürsel ile karşılaştı. Çillioğlu, daha önceden aynı koğuşta kaldığı, ancak sonradan aralarının bozulduğu belirtilen Gürsel'i, cezaevine soktuğu tabanca ile 3 el ateş ederek yaraladı. Bu nedenle iki suç grubu arasında çıkan çatışmada, aralarında Gürsel'in de bulunduğu 8 kişi öldü, bazı kişiler de yaralandı.

16 Haziran 2000 tarihinde ise cezaevinin en fazla olay çıkan bölümü olarak bilinen D Blok'taki D-2 ve D-10 koğuşlarında kalan iki grup arasında başka bir silahlı çatışma yaşandı. Çatışmada, D-2 koğuşunda kalan Orhan Pala ile Mahmut Boyacıoğlu hayatlarını kaybederken, 6 tutuklu ile olaylara müdahale etmek isteyen bir infaz koruma memuru ve bir cezaevi katibi yaralandı.

Bu olaydan yaklaşık bir ay sonra cezaevinden yapılan nakilleri protesto etmek isteyen bir grup adli tutuklu, infaz koruma memurlarını rehin aldı. Bastırılan bu eylem de cezaevi tarihindeki yerini aldı.

ŞİŞLENEREK ÖLDÜRÜLDÜLER

1999 yılında da 57 kilogram eroinin ticaretini yaptığı gerekçesiyle tutuklanan Ecevit Sütçü, uyuşturucu anlaşmazlığı yaşadığı sanılan 2 mahkum tarafından öldürüldü.

Başka bir olayda da yine uyuşturucu kaçakçılığından tutuklanan İran uyruklu Hasan Sori, vatandaşı olan ve cinayetle suçlanan Ömür Milkaya'yı, sattığı uyuşturucunun parasını vermediği gerekçesiyle şişleyerek öldürdü.

TOPLUCA 5 KİŞİ BOĞULARAK ÖLDÜRÜLDÜ

Mahkumlar arasında 9 Mayıs 1994'teki bir diğer olayda ise cezaevinde tecavüz suçundan tutuklu olan 5 kişi, şişlenerek ve boğularak topluca öldürüldü.

MÜDÜRÜN AYAĞINA KURŞUN

Bayrampaşa Cezaevinin tutuklu ve hükümlülerden sorumlu müdürü Hafit Kaya, 1998 yılında, yakındaki bakkaldan sigara aldıktan sonra cezaevi önünde kimliği belirsiz bir kişi tarafından tabancayla ayağından vurularak yaralandı.

SAVCI BEYİN KANAMASINDAN GİTTİ

Aynı yıl, cezaevindeki makamında beyin kanaması geçiren Bayrampaşa Cezaevi Savcısı Ahmet Sıtkı Alkan, kaldırıldığı Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaklaşık bir hafta süren tedavisine rağmen kurtarılamadı.

HAMİLELİK SKANDALI

Bayrampaşa Cezaevi, ''yasa dışı TKP-ML/TMLGB örgütünün sair efradı olmak'' suçundan 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan bir kadının, 1996 yılında başka bir örgüt üyesiyle ilişkiye girmesi, hamile kalması ve çocuğu aldırmasıyla da gündeme geldi.

''HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONU''

''Ölüm orucu'' eylemine son vermek amacıyla Bayrampaşa Cezaevine 19 Aralık 2000 tarihinde operasyon yapıldı. Tutuklu ve hükümlülerin direndiği operasyonda, 12 kişi öldü.

Bu olayın bir yıl sonrasında infaz koruma memurları, jandarmalar ve cezaevi yetkililerinden oluşan kamu görevlileri hakkında, ''kişiye kötü muamele yapmak'', ''görevi kötüye kullanmak'' ve ''görevi ihmal'' suçlarından 1 ile 6 yıl arasında değişen hapis cezaları istemiyle dava açıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*