'Bebeğimin fişini çekin'

'Bebeğimin fişini çekin'.6467
  • Giriş : 18.08.2006 / 00:00:00

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde ikamet eden Hatice-Eyüp Seyhan çiftinin üçüncü bebekleri de teşhis konulamayan bir hastalık yüzünden ölüm döşeğinde.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Araştırma hastanelerinde yer olmadığı gerekçesiyle devlet hastanesi yetkilileri tarafından ailenin eline "tutuşturulan" bebeği özel bir hastaneye yerleştiren baba Eyüp Seyhan daha fazla maddi külfete dayanamayıp "Askari ücretle çalışan biriyim. Evim kira. Artık bu kadar maliyete dayanacak gücüm kalmadı. Yardım için gidecek bir yakınım da kalmadı. Ben bu bebeğin giderini karşılayamıyorum. Ya bebeğime devlet hastanesinde yer bulunsun ya da fişi çekilsin" dedi.

2000 yılında hayatlarını birleştiren iki gencin ilk bebekleri 2001 yılında Trabzon Sigorta Hastanesi'nde dünyaya geldi. Çiftin bebekleri doğar doğmaz yoğun bakıma alınmak üzere Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Bebek, hastanenin kapısından içeri girer girmez teşhis edilemeyen bir hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi. Seyhan çifti bebeklerinin hayatını kaybetmesi ile gözyaşlarına boğuldu.

İKİNCİ BEBEKTE DE YÜZLERİ GÜLMEDİ

Evliliğin ilk yılında evlat acısını tadan baba olaydan bir yıl sonra eşi Hatice'yi de yanına alarak Gebze'ye yerleşti. Gebze'de özel bir şirkette şoför olarak işe başlayan Eyüp Seyhan, ölen bebeğe çok üzülen eşini teselli etmek için ikinci çocuk yapma kararı aldı. Seyhan çiftinin ikinci çocukları Gebze SSK Hastanesi'nde dünyaya geldi.

Doktorlar, bebeğin durumunun çok ağır olması ve yoğun bakım ünitesi olmadığı için Göztepe SSK Hastanesi'ne sevk ettiler. Göztepe SSK hastanede solunumlu küvez bulunmadığı için bebek buradan da Özel Erdem Hastanesi'ne sevk edildi. Erdem Hastanesi'ne götürülen bebek hastalığın teşhisi için müşahade altına alındı. Merve adı konulan bebek 120 gün boyunca yapılan tüm araştırmalara rağmen hastalığa teşhis konulamayınca fişi çekilerek ölüme terk edildi. Doktorlar 4 ay boyunca uğraşıp teşhis koyamadığı bebeğin ailesine "başınız sağ olsun" cümlesinden başka bir şey söyleyemedi. İkinci kez evlat acısı yaşayan Hatice-Seyhan yine kucağı boş bir şekilde, gözyaşlarıya evine döndü.

DOKTOR GARANTİSİNE RAĞMEN ÜÇÜNCÜ BEBEKTE DE AYNI ACIYI YAŞADILAR

İkinci bebekleri öldükten bir yıl sonra anne Hatice Seyhan'ın aşırı bebek arzusuna dayanamayan baba Eyüp Seyhan, bu sefer işi sağlama alıp ilk önce doktorun yolunu tuttu. Gebze Devlet Hastanesi'nde görevli Kadın Doğum Uzmanı Hakkı Kuvvet'e giden genç çift başlarından geçen iki üzücü olayı anlattıktan sonra mahsuru olmaması durumunda bebek sahibi olmak istediklerini söyledi. doktor Hakkı Kuvvet, SSK'lı olan baba Eyüp Seyhan'a eşini özel muayenehanesine getirmesini istedi. Özel muayenehanesine dört ay boyunca gidip gelen aile doktordan "Bir sakıncası yok, çocuk yapabilirsiniz" cevabını alınca üçüncü çocuğu yapma kararı aldı.

İki evladını kaybeden Hatice Seyhan hamilelik süresi boyunca aynı doktorun özel muayenehanesinde sürdürdüğü kontrollerin ardından 9 Ağustos 2006'da üçüncü bebeğini Gebze Devlet Hastanesi'nde aynı doktorun tavsiyesi üzerine sezaryenle dünyaya getirdi. Dünyaya yeni gelen bebek öncekiler gibi kendi başına nefes alamadığı için yoğun bakım ünitesine sevk edilmek üzere hemen ailenin eline tutuşturuldu.

Baba Kocaeli ve İstanbul'daki bütün devlet hastanelerinde boş solunum cihazlı küvez bulamadığı için bebeği Özel Camlıca Medicana Hastanesi'ne götürdü. İmzaladığı özel sözleşme ve senetle bebeği hastaneye yerleştirebilen baba Eyüp Seyhan bu aşamadan itibaren yaşadıklarını şöyle anlattı; "Doktorun bebek yapmanızda sakınca yok demesine rağmen bebek dünyaya gelir gelmez sevk edilmesi gerekiyor denince şok oldum. Maalesef devlet hastanelerinin hiç birinde yer bulamadık. Bir ara bir hastanenin acil servise bırakıp kaçayım diye düşündüm, ancak evladımı ölüme terk etmeye içim elvermedi. On yıllık SSK'lı olmama rağmen günlük 250 YTL masraf karşılığında bebeği Özel Camlıca Medicana Hastanesi'ne yerleştirdim. Hastane SSK'yla anlaşmalı olmasına rağmen benden ekstra para aldığı için 1550 YTL'yi yatırıp senedimi aldıktan sonra daha ucuz olan, günlük 100 YTL ile Anadolu Çınar Hastanesi'ne yerleştirdim" dedi.

Senet karşılığında hastanelerin bebeğe herhangi bir tedavi uygulanmadığının altını çizen Eyüp Seyhan, "Doktorlar bebeğin yaşama şansı yok, ancak hastalığının tespit edilmesi için araştırılması gerekiyor diyor. Ancak araştırma hastanelerinde de şu anda boş yer yokmuş. Onun için bebeği sadece hayatta tutuyorlar. Araştırma hastanelerinde yer bulunana kadar özel hastanelerde bu bebeği benim yaşatmam lazım. Ancak bunu karşılayacak maddi gücüm yok. Borç harç eski hastanenin borcunu ödedim. Ama Çınar Hastanesi'ndeki masrafları ödeyemem" diye konuştu. Yardım almak için Gebze Kaymakamlığı'ndan Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü'ne kadar çalmadık kapı bırakmadığını belirten çaresiz baba "Artık dayanacak gücüm kalmadı. Ben bu bebeğin giderini karşılayamıyorum. Ya bebeğime yer bulsun devlet, yada fişini çeksin. Ben artık hem maddi, hem manevi külfeti kaldıramıyorum" diye konuştu.

Teşhis konulamayan bir hastalık yüzünden üç evladını yitiren ve bir süredir bu olaylardan dolayı psikolojik tedavi gören anne Hatice Seyhan ise şöyle konuştu: "Benim çocuğumun fişinin çekilmesine gönlüm elvermiyor. Bu olaylar beni çok yıprattı. Şu sıralar ne düşüneceğimi dahi bilmiyorum. Çocuğumu hiç görmedim, görmekte istemiyorum çünkü bebeğimi unutamayacağım. Diğer bebeklerimi görmüştüm. Onların o çaresiz bakışlarını unutamıyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious