Bebek ölümlerinde flaş gelişme

  • Giriş : 16.06.2006 / 00:00:00

Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Bakım Ünitesi'nde yaşanan bebek ölümlerini araştıran heyet, çalışmalarını tamamladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İl Sağlık Müdürü Mehmet Bakar ile birlikte basın açıklaması yapan heyet başkanı Prof. Dr. Recep Öztürk, Yenidoğan Bakım Ünitesi'nde "Pseudomonas Aeruginosa ve Klebsiella Pneumoniae" adlı iki bakteri tespit ettiklerini açıkladı. Öztürk, yaşanan ölümlerle ilgili hastanenin ve personelin bir sorumluluğunun bulunmadığını da belirterek, dünyada bütün yoğun bakım ünitelerinde bu gibi vakaların görülebileceğini savundu
Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Bakım Ünitesi'nde yaşanan bebek ölümleriyle ilgili akşam saatlerinde basın toplantısı düzenlendi. Basın açıklamasını İstanbul İl Sağlık Müdür Vekili Mehmet Bakar, olayı araştırmakla görevlendirilen heyetten Prof. Dr. Recep Öztürk, Prof. Dr. Asiye Nuhoğlu, Uzman Dr. Taner Yıldırımak ve Hastane Başhekimi Doç. Dr. Rafet Yiğitbaşı ile birlikte yaptı.

İl Sağlık Müdür Vekili Mehmet Bakar, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nin şartlar ve yatanlar itibariyle en riskli kabul edilen yer olduğunu belirterek, "Ölen çocuklar, 960 ile bin 400 gram ve doğuştan özürlü olan çocuklardı. Ölümlerin arka arkaya olması nedeniyle, konuyu araştırmak üzere bir heyet oluşturarak aynı gün hastaneye gönderdik. O gece 5 saat ve ertesi günler sürekli çalışan ekibimiz, elde ettikleri bilimsel verileri açıklayacaktır. Bilimsel heyet, hastanenin uygulamalarının son derece modern olduğunu, fakat bu tip kliniklerde yatan hastaların yüzde 20 ile 40'ının enfeksiyona yakalanma riski olduğunu ve bunların dünya standartlarıyla aynı oranda olduğunu tesbit etti." dedi.

Sağlık Bakanlığı tarafından iki müfettişin görevlendirildiğini ve şu anda hastanede çalışmaya başladığını söyleyen Bakar, "İstanbul'da 2002 yılında 20 tam tekmil yeni doğan yoğun bakım yatağı vardı. Vantilatör, monitör ve kuvözü ile 20 yoğun bakım yatağı vardı. 9,8 milyon YTL yatırımla bu sayı şu an 151'e çıkarıldı" şeklinde konuştu. 2002 ila 2006 yılları arasında yapılan sağlık yatırımları ve personel sayısı ile ilgili de bilgi veren Bakar, bazı gazetecilerin izinsiz içeri girerek ilgisi olmayan bölümlerde çekim yaparak olayı çarpıttığını öne sürerek tepki gösterdi.

Heyet Başkanı Prof. Dr. Recep Öztürk ise hastanedeki çalışmalarını tamamladıklarını belirterek, "Önceki gün yaptığımız incelemede Pseudomonas Aeruginosa adı verdiğimiz bakteri tespit etmiştik. Bugün yapılan çalışmalarda ise Klebsiella Pneumoniea adlı yeni bir bakteri tespit edildi. Bu bakteriler tüm ülkelerdeki yoğun bakımlarda görülmektedir. Bu salgının olası nedeni üzerinde çalışmalar devam etmektedir" dedi.

Prof. Dr. Recep Öztürk, şunları söyledi: "Ölen bebekler vantilatöre bağlanan, savunma sistemleri zayıf, doğumsal anomalleri olan ve dışarıda yaşaması mümkün olmayan, sadece prematüre değil, bir kısmında doğumsal sorunları olan ölüm riski yüksek bir gurupla karşı karşıyayız. Bu tür yoğun bakımlarda ölümler yüzde 20 ile yüzde 40 oranındadır. Enfeksiyonun kana karışmasıyla bu oran yüzde 70'lere çıkabilir. Bilim camiası adına söyleyebilirim ki bu kadar erken saptanan, önlemleri bu kadar çabuk alınan ve hemen sonlandırılan bir salgın ben hatırlamıyorum. Ummadığınız çok güzel çalışmalarla karşılaştık. O kadar güzel standartları yakalamış bir yoğun bakımın ünitesinin böyle yansıtılması üzücüdür"

Öztürk, "Bu çocuklar yattıkça enfeksiyonun geliştiği bir gerçek. Hastaneler arası nakillerde çok dikkat edilmesi lazım. Ama, yapılan analiz itibariyle görüldü ki, ölümler nakilden kaynaklanmadı. Mikrop üreten bu çocuklar özel bölüme alınmıştır. Diğer çocukların yanına dönmeyecek. Ayrıca, şuan hasta alımları durdurulmuştur" dedi.

Prof. Dr. Asiye Nuhoğlu'da yaptığı açıklamada, "Yeni doğan bebekler risk taşımazsa bile insan yaşamının en hassas dönemlerini geçirirler. Ana karnından dış ortama uyum sağlamak zorundadır. Bu bebeklerin ileri derece de prematüre ve yoğun bakım ünite açılmadan önce yaşaması mümkün olmayan bebeklerdi" diye konuştu.

Açıklamalardan sonra heyet, gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, çalışanların ve temizlikçilerin rahatlıkla bu üniteye girdiği yönünde iddialar var? Sorusuna Prof. Dr. Recep Öztürk, "Steril bir ortam sağlamak çok özel koşullarda olur. Bir insan varsa steril ortam olmaz. Bütün önlemleri alsanız bile kendi içinizden kaynaklanan mikroplarla enfeksiyon kazanacaksınız. Ama değişik nedenlerle, dışardan bir hasta geldiğinde içerde yatan bir hastaya o mikropları bulaştırabilir. Burada zaten önlemler vardı, bu olaylarla birlikte bu önlemler adeta askeri seferberlik uygulanarak artırıldı" dedi.

Prof. Dr. Öztürk, ünitenin şifrelerle girilebilen bir yer olduğuna da dikkati çekerek, "Tamiratı yapılan bir yer yok. Başhekim Bey, gaz tamiratı nedeniyle birileri girmiş olabilir şeklinde açıkladı. Bunu da araştırıyoruz. Bütün mikroorganizmaları tek tek inceliyoruz. Ancak, buradaki hastalar, dışarıdaki havayı değil, aletlerle solunumu gerçekleştiriyorlar." diye konuştu.

Hastane Başhekimi Doç. Dr. Rafet Yiğitbaşı ise "Biz bu bebekleri 'enfeksiyon bulgusu yok' deyip eve gönderebilirdik. Ben de babasını yoğun bakımda kaybetmiş bir insan olarak, bu ortamı yaşayarak gördüm. Bu bebekler enfeksiyona yatkın bebekler. Aynı zamanda enfeksiyon kaynaklarıdır. Bu üniteye geçişler şifreli kapılarla gerçekleşir. Giren olsa bile sorumlu hemşirenin kapıyı açması gerekiyor. Bunun bilincini almış hemşire ve heyet gaz tamiratını yapan teknisyeni kontrol ederek içeri almıştır. Ayrıca, çocuklar öldükten sonra teknisyen içeri girmiştir" dedi.

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan hastalarla ilgili de bilgi veren Doç. Dr. Rafet Yiğitbaşı, "Yoğun bakım ünitesinde 9 bebeğimiz var. İki bebeğimizin durumu ağırdı. Bunlardan biri dün öldü. Şuan, bir bebeğimizin durumu çok ağır. 4 bebeğimiz daha iyi durumda ama ağır diye kategorize ediyoruz. Diğer 4 bebeğimizin durumu ise iyi. Vantilatörsüz bölümde ise 15 hastamız yatıyor" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious