Begleiter: Demokratlar Ermenileri oyalıyor

Begleiter: Demokratlar Ermenileri oyalıyor.9493
  • Giriş : 06.02.2008 / 18:59:00
  • Güncelleme : 01.09.2016 / 14:53:55

CNN’de yaklaşık 20 sene anchorman’lik yapan gazeteci Ralph Begleiter, ABD seçimlerinin Türkiye için önemini anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Begleiter, “Demokratlar, Ermeni asıllı seçmenleri oy için oyalıyor. Türkiye kaygılanmasın. ABD, Türkiye’yi kızdırmayı göze alamaz” dedi.

CNN’in “International Hour” ve “Global View” isimli dünya haberleri bültenlerini hazırlayıp sunan deneyimli gazeteci ve Delaware Üniversitesi öğretim görevlisi Profesör Ralph Begleiter, ABD’de Kasım ayında yapılacak başkanlık seçiminin Türkiye için önemi ile Demokrat Parti’nin adayları Hillary Clinton ve Barack Obama’nın Ermeni iddialarını tanıma sözünü, NTVMSNBC’ye değerlendirdi. Ralph Begleiter, şöyle konuştu:

ABD, DİASPORA’YI NOEL BABA İLE KANDIRIYOR
Türkler, Nancy Pelosi’nin geçen sene Ermeni soykırımı yasa tasarısını Temsilciler Meclisi’nde neden gündeme getirdiğini merak edebilirler. Bu, küçük kızınıza istediği güzel elbiseyi hiçbir zaman almayacak olsanız da, alma sözü vermek gibi bir şeydi. “Üzülme, Noel Baba onu bu sene getirmedi, ama seneye getirecek!” gibi bir söz.

Bu elbise hiçbir zaman alınmayacak, çünkü Türkiye’yi böyle bir konu için kızdırmak, ABD’nin çıkarına olmaz. ABD’nin Türkiye’ye birçok önemli konuda çok ihtiyacı var. Bu yüzden de iki ülke ilişkilerini böyle bir konu için riske atmaz.

 

Barack Obama da, rakibi Hillary Clinton gibi, 'Seçilirsem, ABD, Ermeni soykırımını resmen tanıyacak" demişti.

 

Politikacılar, Ermeni seçmenlerini mutlu etmeye çalışıyor, o kadar. Benim seçim bölgemde misin? Bana oy mu veriyorsun? Washington’a gel! Bir toplantı düzenleyelim ve Türkiye hakkında istediğin kadar kötü şeyler söyle! Ve Türkiye’nin kötü davranışlar içinde olduğuyla ilgili bir tasarı hazırlayalım! Fakat, siyasetçiler olarak biz biliyoruz ki, bu tasarı asla yasa olamaz. Nancy Pelosi de bunu biliyordu.

ERMENİ TEZİ, ABD’LİNİN UMRUNDA DEĞİL!
Yakın gelecekte, ABD’de Ermeni soykırımı yasa tasarısının yasalaşacağına imkan vermiyorum. Soykırım konusu, ABD siyasetinde önemli bir konu değil. Amerikalılar bu konuyu düşünmüyor bile, birçoğu o zamanlar ne olduğunu bile bilmiyor.

Birçok ülkede olduğu gibi ABD’de de, o veya bu konuyla ilgili menfaatleri olan çıkar grupları var. Örneğin Türkiye’de üniversitelerde türbanlı öğrencileri görmek isteyen çıkar grupları var ve bu konu parlamentonuzda gündeme gelecek. Ermeni soykırımı yasa tasarısı da aynı bu şekilde tartışılmaya devam edecek, medyaya taşınacak.

SORUNU SİZ ÇÖZERSENİZ, BİZE LAF DÜŞMEZ

 

Hillary Clinton, seçildiği takdirde 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanıyacağı sözünü vermiş, fakat kampanyasında çalışan bir Türk yetkili, bunun 'oy toplamak için bir taktik' olduğunu söylemişti.

 

Barack Obama ve Hillary Clinton, iktidara geldikleri taktirde Ermeni soykırımı konusuna eğilecekleri konusunda seçmenlerine söz verdiler. Bence, Türkiye de eğilmeli. Zaten, Türkiye ve Ermenistan bu konuya etkili bir çözüm bulana kadar da gündeme gelmeye devam edecek.

Türkiye ve Ermenistan hemen yarın askerin, tarihçilerin, siyasetçilerin, akademisyenlerin bir araya gelip, arşivleri açıp konuyu tartışmaya başladığı bir organizasyon düzenlerse, 1915 olayları zamanında olan her şeyi listeleyip üzerinde tartışırsa, ancak o zaman bu soru ABD’de gündeme gelmemeye başlayacak. Çünkü, konuda ilerleme kaydedilecek ve başka kimseye söz düşmeyecek.

PKK DA ABD’Yİ İLGİLENDİRMİYOR AMA...

 

ABD önseçimlerinde yarışan Cumhuriyetçi Parti’nin iddialı ismi John McCain ise, Ermeni soykırımını tanımanın, Türkiye ile ilişkilere zarar vereceği görüşünde.

Türkler, Ermeni sorununun ABD’yi ilgilendirmediğini düşünebilir, ama olaya bir de şu açıdan bakalım; Türkiye neden ABD’yi Kuzey Irak’taki PKK teröristlerinine karşı harekete geçmeye çağırıyor? ABD Kuzey Irak’taki PKK kamplarını bombalasaydı, Türkiye çok mutlu olurdu. Türkiye geri durup “Bizim için sorun yok” derdi.

ABD’liler de, “Bu Türkiye ve PKK arasında bir sorun, bizi neden ilgilendirsin ki?” diye sorarlardı o zaman. ABD böyle birçok konuyla ilgilenmek zorunda kalıyor. Çünkü, ABD kendisini insan hakları, sivil haklar ve terörizm gibi konularında diğer ülkelere örnek olarak gösteriyor.

KIZSANIZ DA COCA COLA İÇİYORSUNUZ
Geçen yıl ABD’de gündeme gelen Ermeni soykırımı yasa tasarısının Türkiye’yi bu kadar kızdırmasını anlayabiliyoruz. Çünkü Irak Savaşı öncesinde Fransa, ABD’ye tepki gösterdiğinde de, Amerikalılar Fransız şaraplarını tuvaletlere döktü, French fries’ın (patates kızartması) adını Freedom fries’a çevirdi. Bu psikolojik bir tepki. Tek bir konu ve bir anda dengeleri değiştirmeye yetiyor. Çünkü bir suçlama. Siz biri tarafından böyle suçlanırsanız, aradaki diğer her şeyi unutursunuz. Fakat bu Türkiye ile olan ilişkilerimizde doğru değil, çünkü Türkiye en azından Coca Cola almaya hala devam ediyor.

ABD SEÇİMLERİNDE IRAK BİR MUAMMA

 

Irak'ta ölen ABD askerlerinin bayraklara sarılı tabutlarının kamuoyuna gösterilmesi, Prof. Begletier'ın, 2005 yılında Pentagon'u mahkemeye vermesi ve davayı kazanmasıyla oldu. Bu tarihten önce, ABD hükümeti, asker ailelerine saygı gerekçesiyle fotoğrafları göstermiyordu. Begleiter gibi muhalifler ise, bunun, savaşın gerçeğini anlamak için gerekli olduğunu savunuyordu.

Irak Savaşı yanıbaşında yaşanan Türkiye, “Nasıl oluyor da, bu savaş seçmenlerin oyunu belirlemekte en önemli kriteri değil?” diye sorabilir. Irak Savaşı gittikçe bir kriter olmaktan uzaklaşıyor. Bu savaşın önemsizleşmesinden değil, gitgide bir bilinmezliğe dönüşmesinden kaynaklanıyor. Dikkat ederseniz, aday adayları da bu konuda fazla değinmiyor. Neden? Çünkü bilmediğiniz konuda konuşmazsınız. ABD’nin daha uzun seneler orada olacağı kesin, fakat akıbetin neye benzeyeceğini kimse kestiremiyor.

KRİTERLERİ İÇ SİYASET BELİRLİYOR
Aksine, seçmenler, eknomi, yükselen petrol fiyatları ve göç gibi konuları daha fazla dikkate alıyor. Bunlar aslında kökeni uluslararası siyasete dayalı problemler, fakat ABD bunların içeride yansımasıyla ilgilendiği için, seçmenler, dış siyasete göre değil, iç siyasete göre oyunu atabiliyor. ABD medyasında da gerek TV’de, gerek gazetelerde, uluslararası gündeme çok az yer veriliyor. Bu da seçmenin “önem sırasını” belirleyen önemli bir faktör.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious