Belediyelere kuduz uyarısı

  • Giriş : 25.07.2006 / 00:00:00

İçişleri Bakanlığı, kuduz riskli temas vaka sayısında ciddi artış olduğu bildirerek, il özel idareleri ile belediyelerin harekete geçmesini istedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Genelgede, Bakanlığa yapılan başvurulardan kuduz başta olmak üzere hayvan hastalıklarının kontrolü bakımından bazı koordinasyon eksikliklerinin yaşandığının anlaşıldığı belirtildi. Kuduzun bilinen en eski bulaşıcı hastalıklardan olduğu ve tedavisinin olanaksızlığından dolayı özel önem taşıdığı hatırlatılan genelgede bazı istatistiklere yer verildi. Türkiye'de 2004 yılına kadar yıllık ortalama 120 bin olan kuduz riskli temas sayının 2005'de 150 bini aştığı, 2006 yılının ilk aylarında görülen kuduz riskli temas vakaları dikkate alındığında bu sayıların aşmasının beklendiği kaydedildi. Kuduz riskli temas vakalarının yüzde 90 dolayındaki bir kısmını başıboş sokak köpekleri ve kedilerinin oluşturduğuna dikkat çekilen genelgede, hayvan barınaklarının önemi vurgulandı. Kuduzun bildirimi zorunlu hastalıklar arasında yer aldığı hatırlatılan genelgede özel idareler ile belediyelerin bu mücadelede yasalarca belirlenmiş görevleri bulunduğu kaydedildi. Yaklaşık 1 ay önce gereği için 81 ilin valiliklerine, bilgi için Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na gönderilen genelgede şöyle denildi:

"Görevlerin layıkıyla yerine getirilmesinin temini bakımından il özel idareleri ve belediyelerin hayvan hastalıkları ile mücadele için mali imkanlarını ve hayvan varlığını göz önüne alarak bütçelerine yeterli miktarda ödenek koymaları ve mücadeleye katılmaları önem taşımaktadır. Kuduz riskli temas vakalarında yeterli ve etkili tedbirlerin alınması ve uygun mücadele şartlarının oluşturulması bakımından; kuduz hastalığından şüphe edilen hayvanlar için müşahade yeri bulunmayan belediyelerin en kısa sürede yeterli kapasite ve donanıma sahip müşahade yeri oluşturması; mevcut müşahede yerlerinin şartlarının hayvanların bakım ve beslenmesini temin edecek şekilde iyileştirilmesinin sağlanması, bünyesinde veteriner hekim bulunmayan belediyelere mahalli tarım teşkilatından gereken desteğin sağlanması gerekmektedir."

Giresun Veteriner Hekimleri Odası Başkanlığının Haber Aktüel'e verdiği demeçte şu yorumlara ter verildi:

Bu ne yaman çelişki.Bazı Belediyeler norm kadro düzenlemeleri adı altında Veteriner
Müdürlüklerini kapatıyor ve yetkililer buna ses çıkarmıyor sonrada Kuduz hastalığı riskinin ve
vaka sayısının arttığı belirtilip,Belediyelerin tedbir alması isteniyor."Belediye Veteriner Hekimi"
olmayan belediyelerin mahalli tarım teşkilatından yardım almalarını isteniyor.20 yıldan fazladır
Tarım Bakanlığı doğru dürüst (Kuş Gribi zoruyla geçenlerde alınanlar hariç) veteriner hekim
alımı yapmışmıdır ki ? Tarım Bakanlığı taşra teşkilatında birçok ilçede hala veteriner hekim
ya yok yada yetersiz sayıda.

Peki Veteriner Hekimi olmayan Belediye olurmu ?
Kamuda çalışan Veteriner Hekimlerin aldığı maaş zaten sadece 950 YTL gibi açlık sınırında.
Belediyeler bu kadar az maaşa bir Veteriner Hekim istihdam ettiklerinde acaba batacaklar mı ?
Halkın sağlığı bu kadar ucuzmudur ? Veteriner Hekim olmayan Belediyelerde "mezbahada et
muayenesini,gıda denetimini,haşere mücadelesini,kuduz mücadelesini,sokak hayvanlarının korunması ve rahabilitasyonunu,gıda işyerlerinin ruhsatladırılması" işlerini kim yürütmektedir?

Bugün ülkemizde bulunan 3.300'den fazla Belediyenin ne yazık ki sadece 1.000 kadarında veteriner hekim vardır.

Bir sürü vasıfsız personelle Belediye kadroları doldurulurken, veteriner hekimlik hizmetleri, halk sağlığı ve gıda güvenliği hiçe sayılarak nasıl bu kadar ihmal edilebilmektedir ? Ülkemizde son yıllarda peş peşe
yaşanan Trişinelloz,Şarbon,Bruselloz,Kuş Gribi,Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve Kuduz gibi hastalık vakalarından insanlarımız ölürken hala ders çıkarılamadığını üzülerek görüyoruz.

Veteriner Hekimlik mesleği örgütlerinin halk sağlığı adına yaptıkları bu uyarılara mutlaka kulak
verilmelidir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious