Belgede kilidi albayın imzası çözecek

Belgede kilidi albayın imzası çözecek.7533
  • Giriş : 18.06.2009 / 12:00:00

Askeri savcı, Albay Çiçek’in hazırladığı iddia edilen belgenin altındaki imzayı kriminal incelemeye aldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Askeri Savcılık'ın yapacağı inceleme sonucunda eğer imza Çiçek'in çıkarsa devreye Ergenekon savcıları girecek.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Avukat Serdar Öztürk'ün bürosunda ele geçirildiği iddia edilen “İrtica Eylem Planı”yla ilgili “gerçek mi, sahte mi?” tartışmaları sürerken, Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın belgeyle ilgili önemli bir çalışma başlattığı ortaya çıktı.

Taraf Gazetesi'nde 12 Haziran'da yayınlanan belgeyle ilgili soruşturma başlatan Askeri Savcılık, geçen hafta sonu belgede imzası olduğu iddia edilen Kurmay Albay Dursun Çiçek'in ifadesine başvurmuş, Dursun'a ait bilgisayarlarda da teknik inceleme yaptırmıştı. Askeri Sevcılık, incelemede, Çiçek'in bilgisayarlarında belgenin izine rastlanmadığı sonucuna varmıştı.

Askeri Savcılık'ın ayrıca “belgenin sahte olup olmadığıyla” ilgili kriminal bir inceleme başlattığı da anlaşıldı. Askeri Savcılık'ın belgedeki imzanın gerçek olup olmadığını tespit etmek için Çiçek'in imza örneklerini alıp, kriminal labaratuvara gönderdiği öğrenildi.

UZMANLAR NE DİYOR?

İmza, olayı aydınlatır mı?

Belge inceleme uzmanları ile grafoloji uzmanları belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinde 'imza'nın kilit rol oynacağını vurguluyor. Uzmanlar bu konuda şöyle konuşuyor:

- İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Belge İnceleme Uzmanı Prof. Dr. M.Fatih Yavuz: Belge fotokopi ise bunun bazı grafolojik ve grafometrik özellikleri; atılan imzadaki kesintiler, yazının hızı gibi özellikler kaybolmuş olabilir. Sağlıklı bir değerlendirme yapmak zorlaşır. Belgede eğer ıslak imza varsa, o zaman bunun orijinal olup olmadığı daha kolay anlaşılabilir.
- Çapa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Grafoloji Uzmanı Doç. Dr. Nevzat Alkan: Tartışılan belge üzerindeki imza ıslak imza ise o zaman yapılacak incelemeyle bu imzanın adı geçen kişiye ait olup olmadığı anlaşılabilir. Belge fotokopi ise üzerindeki imzanın incelemesi yapılabilir. Bu incelemeden imzanın kime ait olduğu yönünde bir ipucu zor da elde edilebilir. Fakat bunun hangi bilgisayardan çıktığına dair herhangi bir inceleme yapmak mümkün

ALBAY İMZAYA GELMEDİ

HELİN ŞAHİN / Star gazetesi

Askeri savcının İstanbul Adliyesi'ne yaptığı ziyaretin ardından ilginç gelişmeler yaşandı. Albay Çiçek Ergenekon savcılarına imza vermeye gelmedi. Başsavcı vekili, 'İfadesi alınmayacak' dedi

Psikolojik Harp Dairesi'nin yeni adı olan Genelkurmay Harekát Başkanlığı 3'üncü Destek Şube Müdürlüğü'nce hazırlandığı iddia edilen 'AK Parti ve toplumla mücadele' planının altında paraf ve imzası bulunan Şube Müdürü Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, Ergenekon savcılarının önünde imza atmaktan kaçındı. Ergenekon savcıları tarafından biri sözlü diğeri yazılı olmak üzere iki kez imza atmaya ve ifade vermeye çağrılan Çiçek, 'gelecek' dendiği halde imza atmaya gelmedi.

DAVET ÖNCE ŞİFAHİ, ARDINDAN YAZILI

İstanbul Başsavcılığı Ergenekon kapsamında Albay Çiçek'in ifadesinin alınması için önce şifahi olarak 'davet' yaptı. Salı günü de Ergenekon savcılarınca İstanbul Merkez Komutanlığı'na gönderilen yazı ile Çiçek'in 'İfadesi alınmak üzerine çarşamba günü hazır bulundurulması' istendi. Merkez Komutanlığı da Çiçek'in 17 Haziran'da savcılıkta hazır olacağını bildirildi.

ASKERİ BAŞSAVCI'DAN ANİ ZİYARET

Bu sırada 'AK Parti ve Toplumla Mücadele Planı' Genelkurmay Karargahı'na ulaştı. Ardından Genelkurmay Askeri Mahkemesi Başsavcısı Yavuz Şentürk, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'i arayarak 16 Haziran akşamı Ergenekon soruşturmasına bakan savcılar ve başsavcı vekili ile toplantı yapmak istediğini bildirdi. İstanbul Adliyesi'ne gelen Başsavcı Şentürk, Ergenekon savcıları ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı ile iki saat süren bir toplantı yaptı.

'İMZA ÖRNEĞİNİ ASKERİ SAVCILARA VERMİŞ'

Dün Albay Çiçek'in ifade vermek için İstanbul Adliyesi'ne gelmesini beklerken, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Çolakkadı'dan bir açıklama geldi. Çokakkadı 'Askeri Savcılık bu belgede adı geçen Albayın imza örneklerini almış. Bir kriminal inceleme başlatmış. Biz de o belgeleri istedik. Kriminal incelemeden sonra gerek görülürse ifadesi alınacak. Şu an Çiçek'in ifadesi alınmayacak' dedi.

ASKER İFADE İÇERİĞİNİ SAVCILARA VERMEDİ

Askeri savcılığın Çiçek'in ifadesini aldığını belirten Çolakkadı 'İfadenin içeriğiyle ilgili bilgimiz yok. Soruşturma gizli yürtülüyor' dedi. Çiçek'e ait olduğu öne sürülen belgenin Askeri Savcılık'ça Adli Tıp'a gönderildiği belirtildi. Belge gerçek çıkarsa Çiçek Ergenekon savcılarınca sorgulanacak. Sahte ise kim tarafından, nerede ve ne zaman hazırlandığıyla ilgili ayrı bir soruşturma yürütülecek.

ASKERİ SAVCILIK 'KANAAT' AÇIKLAMIŞTI

Türkiye'yi sarsan Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı öne sürülen Eylem Planı'nın Taraf gazetesinde yayınlanmasının ardından Ankara Askeri Başsavcılığı aynı gün Genelkurmay'ın talebi doğrultusunda basına yayın yasağı getirme kararı almıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan belgeyi isteyen Askeri Başsavcılık, belge henüz ellerine ulaşmadan 'Elde edilen verilere göre belgenin TSK'nın herhangi bir biriminde hazırlanmadığı kanaatine varıldığını' açıklamıştı.

İDDİALARI ÇÜRÜTEN TUTANAKLAR

Serdar Öztürk'ün avukatı Hasan Gürbüz, 'Bu belgenin TSK'ya ait olması mümkün olmadığı gibi gerçek olması da mümkün değildir. Serdar Öztürk'ün askeri savcılığa ifade vermesi için talepte bulunduk. Ankara'da meslektaşlarım bu başvuruyu yaptı'' ifadelerini kullandı.

Ergenekon soruşturmasının şüpheli tutuklusu Avukat Serdar Öztürk'ün bürosunda bulunan 'AK Parti ve Toplumla Mücadele Eylem Planı'nın kendisine ait olmadığı ve 'sonradan konulduğu' yönündeki iddialarını Star'ın ele geçirdiği 'Arama ve El Koyma' ile 'İmaj Alma' tutanakları çürüttü. Televizyon ve gazetelerin de Star'ı kaynak göstererek verdiği haberlerde Öztürk'ün ofisindeki arama ve emniyetteki kopyalama tutanaklarında Öztürk'ün avukatlarının da imzası yer alıyordu. 4 Haziran saat 10:20'de Öztürk'ün ofisindeki tüm belge ve

bilgisayarlar 'Arama ve El Koyma Tutanağı' ile kayıt altına alınırken tutanağı aramaya katılan Savcı Hüseyin Görüşen ile Baro adına avukat Bayram Özkan ile Serdar ÖztürK'ün büro arkadaşı avukatlar Özge Evci, Çağrı Eryılmaz ve Gizem Ulusoy imzaladı.

İKİ TUTANAKTA DA İMZALARI VAR

Gözetim altında mühürlü torbalara konulan belgelere ilişkin bir de tutanak düzenlendi. Mühür, saat 21:30'da Emniyet'te Öztürk'ün avukatları Çağrı Eryılmaz, Özge Evci ve Gizem Ulusoy'un imzaladığı 'Mühür Açma-İmaj

Alma ve Teslim Tesellüm Tutanağı' ile açıldı ve kopyaları çıkarıldı. Öztürk'e ait Western Digital marka WMAM9M393186 seri numaralı hard diskte bulunan 'plan'ın bilgisayar çıktısının belgeler arasında bulunduğu, bir kopyalarının 'imza' karşılığı avukatlara verildiği de belirtildi. Star'ın dün kamuoyuna duyurduğu tutanaklarla Serdar Öztürk'ün Avukatı Hasan Gürbüz'ün 'belgeler kopyalanırken emniyete alınmadık; bu belge orada eklenmiş' iddiasına karşı, avukatların imzasını taşıyan tutanaklarla bu iddialar çürütülmüş oldu.

İmza ıslak çıktı

Genelkurmay'a ait olduğu iddia edilen 'AK Parti'ye yönelik eylem planı'nın üzerinde, 'ıslak imza' olarak adlandırılan ve belgenin imza atan tarafından görüldüğünü gösteren yöntemle imzalandığı ortaya çıktı. Belgenin Serdar Öztürk'ün hard diskinden veya bir CD'den çıkmadığı, ofiste metin halinde bulunduğu da belirtildi. Aramada bir adet beyaz klasör içerisinde 326 sayfa 'GİZLİ-ÇOK GİZLİ' kaşeli bilgisayar, daktilo ve el yazması teksir kağıdından dokümanlara el konmuş, bürodaki avukatların ortak kullandığı salondaki masanın altında bulunan yeşil renkli askerî çantada ise içerisinde fotoğrafların da yer aldığı 239 belge bulunmuştu.

ORTAK GÖRÜŞ

ASKERİ YARGI SİVİL SAVCIYA DEVRETMELİ

İktidar ve Toplumla Mücadele Planı nedeniyle askeri savcılığın yaptığı soruşturmanın yanında sivil savcıların da bir an önce devreye girmesi gerektiği belirtiliyor. İşte hukukçuların ve siyasetçilerin görüşleri:

BU BELGE ASKERİ BİR SUÇ DEĞİL

Aydın Menderes: Genelkurmay Başkanlığının konuyu askeri savcılara iletmesi doğrudur. Ama yeterli değildir. Anayasının 145. maddesinde 'Bu mahkemeler, askeri kişilerin; askeri olan suçları ile... ilgili davalara bakmakla görevlidirler.' ifadesi çok açıktır. Genelkurmay'da hazırlandığı söylenen belge askerler tarafından hazırlanmıştır. Ancak taşıdığı amaç itibari ile TCK'nin de suç saydığı eylemleri içermektedir. Eğer varsa söz konusu belge hem TCK'nın 309 ve 311. maddeleri ile birlikte bu eylemlerin gerçekleşmesine yardımcı olacak ve TCK'nın yine suç olarak nitelendirdiği diğer fiiller açısından ilintisi açıkça ortadadır. Bunun içindir ki askeri savcılar yeterli değildir. Sivil savcılara da görev düşmektedir. Bunu temin etmekle Hükümet ve Adalet Bakanlığı için zorunludur. Askeri savcıların böyle bir belgenin olmadığı kanısına varmaları yeterli değildir. Aynı kanıyı sivil savcıların da paylaşması gerekir. Sivil savcıların yapacağı çalışma bu teşebbüsün yaygınlığını ve dolayısıyla da hangi aşamaya ulaştığını aydınlatacak ilk girişim olacaktır.

KARARGAHTA MI BİTİRECEKLERDİ

Avukat Kazım Berzeg: Söz konusu belgenin Genelkurmay'da bir hazırlığı iddia ediliyor. Anayasanın 145'inci maddesine göre askeri mekanda işlenen suçlar, askeri mahkeme tarfından takip edilir. Ancak Albay Dursun Çiçek imzası taşıdığı söylenen ve soruşturma konusu olan bu fiil, askeri mekanda netilendirilecek fiil değildir. AK Parti'yi karargahta oturarak mı bitirecek? Gülen hareketini askeri mekanda mı durduracak? Netice itibariyle askeri mekan dışında uygulanacak bir hazırlıktır bu. Suç teşkil ediyorsa bu fiilin yetki bakımından yetkili mercinin tayini fiilin bittiği yere göre yapılır. Ayrıca kanun teşebbüsü cezalandırıyor. Bu öyle bir teşebbüs ki askeri mekanda da başlamış olsa, askeri mekan dışında sürdürülecek bir teşebbüstür. Benim kanaatim sivil yargının görev alanına girmesi, tahkikatın sivil yargı tarafınan yapılmasıdır. Halkın adalet duygusunun tatmin edilmesi için sivil mahkemenin konuya bakmasının uygun olduğu kanaatindeyim.

SİVİL YARGIYA TESLİM ETMELİ

Prof. Dr. Servet Armağan: Yargıya müdahale etmemek lazım. Yargı ne yapacağını bilir. Usul kanunlardaki hükümlere göre gereğini yaparlar zaten. Konuda bir hata olursa tarafların itiraz hakkı da var. Sürecin başlaması iyi bir şey. Önemli olan ne zaman ifadenin alınacağı değil tebligatın yapılmasıdır. Askeri mahkeme üzerine düşen soruşturmayı yapar daha sonra işin diğer kısmının sivil yargıda devam etmesi gerekir. Çünkü askeri yargının görev alanı kısıtlıdır. Sırf askeri suçlara bakar, askerlere karşı işlenen suçlara bakar. Aslolan sivil yargının bu işlere müdahele edip ele almasıdır. Askeri savcılık ifadesini alsa bile subay olduğu için soruşturmayı sivil yargıya devretmesi lazım.

ŞU AN YAPILAN DOĞRU DEĞİL

Prof Hüseyin Hatemi: Bu bana kalırsa hukuken akıl erdiremediğim bir karar, madem ki ortada bir darbe iddiası var, ortada bazı belgler var neden sivil savcılık tarafından ifade alınmıyor. Askerlik görevne ilişkin bir şey değildir darbe. Askeri mahkemenin yetkisine girmez. Böye bir suç isnadı varsa kişi asker olsa da sivil savcılıkta ifade vermesi gerekir. Sivil savcılık tarafından yapılır incelemesi. Hukkuken yapılan bu işlem bence doğru değil.

NİTELİKTEN SONRASI SİVİLİN İŞİ

İstanbul Barosu Başkanı Muhammer Aydın: Genelkurmay'ın bu konuda duyarlılık gösterip soruşturma başlatmasını önemli görüyorum. Sivil yargının soruşturma yapmaması için hiçbir sakınca yok. AK Parti'nin soruşturma için ihbarda bulunmasına da gerek yoktu. Savcılar zaten görevini yapıyordu. İki yönlü olarak bakılması, olayın önemini ve ülkede sıkıntı yaratmaya yönelik olarak duyarlılığın neticesi diye düşünüyorum. Askeri savcılık belgenin niteliğiyle ilgili bir soruşturma yapacak soruşturma sonrası için tüm gelişmeler ise sivil yargıyı ilgilendirir.olmaz.

VATAN-STAR

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*