'Ben bir azap askeriyim'

  • Giriş : 25.02.2006 / 00:00:00

Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, ihracatçı ve sanayicileri azap askerlerine benzeterek 'Kendimin de bir azap askeri olduğumu görüyorsunuz' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ak Parti Merkez İlçe kongresine katılmak üzere Kahramanmaraş'a gelen Devlet Bakanı Kurşat Tüzmen , Vali İlhan Atış'ı ziyaret etti. Burada konuşan Tüzmen, 2005 yılında Türkiye'nin ihracat hedeflerinin üstüne çıktığını ifade ederek, "2005'de 63.4 milyar dolarlık bir ihracat 73.4 milyar dolarlık bir ihracat rakamına taşınmıştır ki, ihracat program hedeflerini çok rahatlıkla aşmış olduk. Yüzde 16'lık bir ihracat artışı oldu. Yaşanan bütün sıkıntılara rağmen bu şekilde bir ihracat artışı doğması, tabi ki büyük bir başarıdır." diye konuştu. Türkiye'nin arka arkaya 3 sene hiç böyle bir ihracat artışı görmediğini vurgulayan Tüzmen, Türkiye'nin ihracatta son 3 yılda altın çağını yaşadığını söyledi.İhracatçı ve sanayicileri azap askerlerine benzeten Tüzmen, "Kendimin de bir azap askeri olduğumuzu görüyorsunuz. Dolayısıyla hedef tahtası olacaksınız ama, yolunuza da devam edeceksiniz. Azap askerleri olmasa o burçlara o bayrakları dikemezdik" dedi. " şeklinde konuştu

Bakan Tüzmen bir gazetecinin Exzimbank ile ilgilisorusuna, "Ben bu konuda hep şunu söyledim. Bugün o şartlar yine olsa, yine o kredinin altına imza atarım. Çünkü 403 tane şirketten oluşan küçük, orta boy işletmelerin tamamının EGS şemsiyesi altında olan ve 1993-2001 arasında yaklaşık 8 sene boyunca en ufak bir şekilde Ekzimbank ile ilgili kuruluş arasında herhangi bir sıkıntı yaşanmadan, bu sözünü ettiğimiz kuruluş 5 yıl arka arkaya Türkiye nin en büyük ihracatçısı idi. Yani kredi verdiğimiz dönem dahil olmak üzere 1995-2000 arasında her sene altın madalya verdik." karşılığını verdi. Harward'ta bu konuda derslerin okutulduğunu hatırlatan Bakan Tüzmen "Yani EGS modeli dünyada gerçek bir model olarak ciddi üniversitelerin kitaplarına girmiştir. Bu aynı zamanda ihracatımızın artırılmasında çalışılan bir konudur. Yaklaşık 6.9 milyar dolar LGS o zaman bir ihracat sağlamış. En son geldiği noktada senelik ihracatı 1,5 milyar dolardı. Dolayısıyla burada hiçbir tereddüdümüz yok. Alnımız açık ve başımız dik. Aslında iyi ve sağlam bir ağaç kolay yetişmez. Rüzgar ne kadar sert olursa, ağaç o kadar sağlam yetişir." şeklinde konuştu.

Türkiye de dövizin aşırı değerlenmesinden dolayı tekstil ve turizm sektörünün olumsuz etkilendiğinin de altını çizen Tüzmen " Türk parasının her yüzde 10 değerlenmesi sonucu, 5 milyar dolarlık ekstra ithalat faturası yaratıyor. Son 3 yılda Türk parası yüzde 50 değerlendi. Bu ekstra bir ithalat yaratmıştır" dedi. Tüzmen şöyle devam etti: " Ben bu konuyu 3 yıldır anlatıyorum. Maalesef sivil toplum örgütlerinden destek görmedim. Arkamda kimse durmadı. Tam Nasrettin Hoca'nın fili şikayeti gibi oldu. Kimse arkamda durmadı. Bu kur ile ilgili söylemler doğrudur. Son 3 yıl içerisinde Türk parasının yüzde 50 değer kazanması ithalata ekstra külfet getiriyor. Turizm sektöründe olumsuzluk yaratıyor. Para biriminin değerli olması nedeniyle kendi insanımız yurt dışını tercih ediyor. 8 milyon kişiyi bu nedenle dışarıya gönderen ülke olduk. Onlarla birlikte dövizde çıkmış oluyor. Kur'un yüksek olduğu ve bu nedenle doğacak sıkıntıyı önceden gördük. Söyledik ama bu konuda etkili olduğumuzu söyleyemem. 3 yıl önce kur'da ayarlama yapmak çok kolaydı."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious