'Beni de öldürecekler'

  • Giriş : 19.04.2007 / 00:00:00

Diyarbakır Kilisesi ruhani önderi Ahmet Güvener, Malatya'daki vahşeti kınarken, "Beni de öldürecekler" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Diyarbakır Kilisesi ruhani önderi Ahmet Güvener, Malatya'daki cinayetleri nefretle kınadığını, farklı inanca sahip kişilerin birlikte yaşamasının Türkiye'nin bir zenginliği olduğunu söyledi. Son zamanlardaki saldırılar nedeniyle kaygı duyduklarını ifade eden Güvener, şöyle konuştu:

“Bizler, bazı kişiler tarafından sürekli hedef gösteriliyoruz. Malatya'da katledilen arkadaşlarımız da öyleydi. Malatya'da yerel basında son 6 ay içinde çıkan haberleri topladık. 'Misyonerler cirit atıyor' şeklinde haberler yapılarak, bu arkadaşlarımızın isimleri zikredilmiş. Sonra da 4-5 genç çıkıp bu işi yaptı.”

Diyarbakır'da da durumun aynı olduğunu savunan Güvener, şöyle devam etti: “Sürekli yapılan yanlı haberler bizi hedef gösteriyor. Ne benim ne de yanımdaki kişilerin can güvenliği yok. Ben tehdit ediliyorum. Gerek yüzyüze, gerekse posta kutumda sürekli tehdit alıyorum. 'Ya burayı sevecek ya da terkedeceksiniz' şeklinde tehdit alıyoruz. Biz buranın evlatlarıyız ve memleketimizi seviyoruz. Ben biliyorum ki bu olay kapandıktan sonra bir sessizlik olacak. Sonra da gelip Diyarbakır'da benzeri eylemler yapacaklar.”

“VEKALETNAME BIRAKACAĞIM”

Malatya'da cinayete kurban giden arkadaşlarının öldürüleceklerini bildikleri için, İzmir'de güvendikleri bir aileye vekaletname verdiklerini iddia eden Güvener, şunları söyledi: “Sürekli hedef gösterilen ve öldürüleceklerini bilen arkadaşlarımız, İzmir'de güvendikleri bir aileye vekaletname göndermişler. 'Biz öldürülürsek, çocuklarımıza siz bakar mısınız?' demişler. Benim de 5 çocuğum var. Ben de güvendiğim bir aileye çocuklarıma bakmaları için vekaletname bırakacağım. Beni de öldürecekler biliyorum.”

Tüm inançların birlikte yaşamasından yana olduklarını belirten Güvener, sözlerini şöyle tamamladı: “Sürekli hedef gösterilince, aşırı dinci veya aşırı milliyetçi bazı kişiler canımıza kastediyor. Polisin sürekli başımızda nöbet tutmasını elbette beklemiyoruz. Bu olamaz zaten. Ben inancımızı yaşıyorum. İnancımı merak edenlere de anlatıyorum. Bunun adı misyonerlikse, evet ben misyonerim. Eğer bir suçumuz varsa bizi yakalayıp hapse atsınlar. Ama bizi hedef göstermesinler.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious