‘Benim için müzik, kutsal bir mesaj’

  • Giriş : 22.06.2006 / 00:00:00

Bulgaristan’da bu yıl 42.’si düzenlenen Plovdiv Uluslararası Klasik Müzik Festivali’ne Türkiye ilk kez katıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


‘Sihirli flüt’ adıyla anılan sanatçı, özellikle ‘Yunus’un Mezarında’ ve ‘Venedik Karnavalı’ isimli besteleriyle izleyicilerin beğenisini topladı.

Plovdiv konserinde tek flütle birden çok flüt sesi çıkarmayı başaran Kutluer, ‘sihirli flüt’ unvanını hak ettiğini gösterdi. Konser için geldiği Bulgaristan’da görüştüğümüz Kutluer, bu akşam da “Ian Anderson Plays the Orchestral Jethro Tull” turnesi kapsamında Türkiye’ye gelen Ian Anderson’la Ankara’da Bilkent Odeon’da sahneye çıkacak. Konserde Ian Anderson’un Şefika Kutluer için özel olarak bestelediği “Sefika, So Tango”, “J.S Bach Bourree”, “Griminelli’s Lament” parçalarını iki sanatçı birlikte çalacak. Konser, yarın İzmir’de, 24 Haziran’da ise Bodrum’da tekrarlanacak.

Flütünüzden çıkan ses su gibi akarak yayılıyor. Sanatınızı hangi duygular içinde icra ediyorsunuz ki müziğiniz böyle her şeyi kuşatıyor?

Böyle bir mesleği bana nasip ettiği için Allah’a şükrediyorum. Müzik hakikaten bir cennet anahtarı gibi. Onunla birlikte çok güzel bir âleme gidiyorum. Gittiğim yer, kendimi bulduğum, yenilediğim ve enerji aldığım bir yer. Tabii ki flüt, icrası zor bir enstrüman. Ama hayatın içinde var olan güzelliğe layık olmaya çalışma zevki, bütün yorgunluklarımı unutturuyor. Bir kısım insanlar ise ne kainattaki güzellikleri görebiliyor ne de müzikten haz alabiliyor. Biraz da onları uyarmaya çalışıyorum.

İnsanı, yaratılışında var olan mükemmeliyetle buluşturmaya mı çalışıyorsunuz?

Her insanın içinde Allah’la bağ kurduğu bir kaynak var. Ben o kaynağı hatırlatıyorum. İnsanın gönlünü bütün güzellik kaynaklarına açmasını ve korumasını istiyorum. İçimizdeki safiyeti yakalamamız konusundaki tıkalı damarlarımızın açılmasına çalışıyorum. Müzik, sanat, benim için kutsal bir mesaj. Allah’ın insanlara sunduğu ve toplumların kendi aralarında sevgi köprüleri oluşturması için bir anahtar. Her bir insanın içinde kutsal sevgi vardır ve müziğin bunun anahtarı olacağına inanıyorum.

UNESCO tarafından Mevlânâ’nın 700. doğum yılı anısına kutlanacak ‘Mevlânâ Yılı’ kapsamında bir çalışmanızın olduğunu biliyoruz.

Mevlânâ’nın soyunu devam ettiren Çelebi ailesinin onayıyla hayata geçecek büyük bir proje. Bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor.

Atatürk’ün doğumunun 125. yılı anısına gerçekleştirmeyi düşündüğünüz proje ne durumda?

Bu projeyi yurtiçinde konserlerle duyurmaya çalıştık. Bugün klasik müziğin temeli olan ‘Ankara Musiki Muallim Mektebi’ni kuran Atatürk’tür. Demiştir ki; “Bu mektepte yetişen gençler, şu an dünyada müzik konusunda hangi teknik ilerideyse o teknikle yetiştirilip bizim öz müziğimizi o motiflerle harmanlayıp, dünyaya dinlettirecek hale getirecektir.” Ancak bizdeki çağdaş konservatuarlarda büyük bir eksiklik var, bu okullarda öğrencilerin çok sesli müziğin yanında geleneksel müziğimizi de okumalarını temin edecek sistem bulunmuyor. Böylelikle Batı müziğini bilip kendi müziğini bilmemek gibi bir durum ortaya çıkıyor. Atatürk ise bunu çok açık söylüyor. Gençler bunu öğrensin, ama bizim müziğimiz Batı müziğinin içine girsin, geleneksel müziğimiz yeni tekniklerle bestelensin istiyor.

Daha çok hangi eserleri çalmayı seviyorsunuz?

Bence sanatçı bütün devreleri çalmalı. Ben Barok ve Romantik devreleri çalıyorum. Barok, benim için altın devre. En çok şu devir veya bu eser diyerek sanatı tekilciliğe indirmek istemiyorum, zaten benim için bu çok zor olur. Çünkü klasik müzik çok büyüktür.

Bulgaristan’a daha önce de gelmiş miydiniz?

Yıllar önce de bir müzik yarışması için gelmiştik. Varna’da konser verdik ve bu konsere çok sayıda Türk vatandaşı katıldı. Bu insanlar konsere katılabilmek için bir gün önceden gelmiş, kapı önlerinde uyumuşlardı ve bize çok destek vermişlerdi. Bu durum beni çok duygulandırdı.

Devlet sanatçısı unvanlı ‘sihirli flüt’
Ankara Devlet Konservatuarı’ndan mezun olan Şefika Kutluer, kariyerine Viyana ve Roma’daki Santa Cecilia Akademisi’nde devam etti. 1982’de Veletri Primavera Musicale’ye katılarak Üstün Yorumculuk Ödülü’nü kazandı. 1995’te Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü’nü aldı. 1998’de devlet sanatçısı oldu. İspanya Sarayı’nda kral ve kraliçenin huzurunda, Japonya’da da Prens Mikasa’nın himayesinde konserler verdi. Ünlü orkestralara konuk oldu. Sanatçının Sony Classics’ten çıkan Carmen Fantasy adlı albümü ‘Altın CD’ ödülü aldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious