Bennu Yıldırımlar: "Bana hüzünlü olmak yakışıyor"

Bennu Yıldırımlar:
  • Giriş : 17.12.2007 / 10:43:00

Bennu Yıldırımlar özel hayatımda gülmeyi ve güldürmeyi severim diyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Üç yıldır Şehir Tiyatroları'nda ve iki yıldır da televizyonda 'Yaprak Dökümü'nde rol alıyorsunuz ve ikisinde de Fikret'i oynuyorsunuz. Bu bir tesadüf mü, yoksa tiyatrodaki oyununuzdan dolayı mı dizide de Fikret'i oynamanız teklif edildi?

Oyun oynanırken dizi ekibinden senarist arkadaşlar izlemeye gelmişlerdi. Sanırım onlar istediler.

Dizi günümüze uyarlanmış. Tiyatroda 80 yıl önceki, dizide ise günümüzdeki Fikret'i oynuyorsunuz. İkisi arasında bir fark var mı?

Günümüz uyarlamasında romana sadık kalma durumu olduğu için hemen hemen aynı. Bu minval üzerinde ilerleniyor. 80 yıl öncesinin koşulları ile günümüzün koşulları da ailesel olarak fazla değişmediği için örtüşüyor sanırım.

Fikret'i hep üzgün görüyoruz. Ne zaman gülecek?

Bilmiyorum ki. (Gülüyor) Bir bilsem. Arada güldüğü oluyor, hep üzgün değil. Sanırım aile tarafından, baba dışında çok destek görmediğinden kırıldı. Ama yavaş yavaş gülmeye başladı.

Evlenip gittiği evde pek mutlu değil Fikret.

Fikret'in yaptığı evlilik duygusal değil, anlaşmalı bir evlilik. Ben senin üç çocuğuna bakarken, evi de düzenlerim, yeter ki bu evden kurtulayım, şeklinde bir anlaşma yapmış. Duygusal bir durum olmadığı için çatışmalar başka türlü oluyor. Ama seyirci duygusal bir evlilik yapmış gibi kayınvalideden dert yanıyorlar bana. İleride daha paylaşılır şeyler olacak gibi görünüyor.

Fikret'in o kayınvalide ile gülmesi biraz zor gibi görünüyor. Biraz eski kayınvalidelere benziyor.

Kız hizmette kusur etmiyor. Bu bir yetiştirilme tarzı. Bütün kayınvalideler böyle değil tabii ki. Nüfusun yüzde ellisini kadın oluşturuyor ama siz bu yüzde elliyi belli şartlarla, belli zorlamalarla, daha çok ev içindeki üretime yönlendirirseniz, onların da hayattaki tek şeyi doğurduktan çocuklarının peşinden gidip belki yapamadıkları şeyi onlarda tatma duygusu olabilir. Kendini geliştirmeye pek açık insanlar değilse tarihi tekrarlamaktan ibaret hayat tarzı oluyor. Böyle olunca da daha çok kadınlar arasında çatışma çıkıyor. Erkek daha çok dışarıya dönük yetiştiriliyor, büyük sorumlulukları var. Ama kadın hayatın içinde yer almadığı için de kişisel bazı sorunlarla devamlı boğuşmak zorunda kalıyor. Hele günümüz Türkiyesinde hâlâ böyle gitmesi kötü tabii. Hâlâ törenin hüküm sürdüğü yerler var. İnsanlar bir zar yüzünden başka şeylere doğru yönlendiriliyor ve bu uğurda verilen canlar var. Çok acı verici. Özgürlükler de tam olarak algılanmıyor. Özgürlük elde edildiğinde de başka şeyler yapılıyor. O bir bazdır. O bazla da yetişmemiş, birdenbire büyük şehirde başka bir şeyin içine düşmüş insanlar yollarını şaşırabiliyorlar çok doğal olarak. En iyisi kızları kapatalım diyorlar. Kızları bir yere kapatalım, hiçbir şey olmasın, bizim güvencemiz altında dursunlar.

Fikret'le aranızda benzerlikler var mı?

Bir benzerlik göremiyorum. Fikret karakterinde yer alsaydım bugün yapabildiğim şeyleri yapar bu durumda olmazdım. Ailemle ilgilenmeye çalışan duyarlı bir insanım. Ama sadece hayat bundan ibaret değil, onun da farkındayım. Yeterli olabilmek, üretimin içinde yer alabilmek. İnsan ürettikçe var olabilir. Kızım var ona da yetmeye çalışıyorum. Ama kendini sadece bir şeye doğru adamak bana çok yeterli gelmiyor. Yaşanacak belli yollar var. O yollar bir arada olmasa bile ikisi, üçü bir arada yaşanabilir. En azından insan yaşlandığında paylaşacağı daha fazla anısı olur diye düşünüyorum. Kadın diyor ki "Çok güzel mantı yapardım". Eee, sonra? "İnsanlar parmaklarını yerdi." Bunun ötesinde bir şey olması lazım kadın için.

Siz mantı yapabiliyor musunuz?

Yapamıyorum. Anneannem çok güzel yemek yapardı. Bu arada beş tane de çocuk büyütmüş bir insan. Yaşam zor ve kadınsan biraz daha zorlaşıyor. Biz her ne kadar Doğu gibi durmasak da Batı gibi de durmuyoruz. İki arada, bir derede kalmanın da getirdiği başka şeyler oluyor o ülkede.

Sinemada oynamak isterim

Sizi televizyon dizilerinde hep hüzünlü rollerde görüyoruz. Sizce bunun bir sebebi var mı?

Komedi de denedim. Herhalde bana hüznü yakıştırıyorlar. Yoksa öyle çok da hüzünlü falan bir insan değilim. Genelde şaka yapmayı, gülmeyi, güldürmeyi severim. Çevremde kötü, olumsuz şeyler oluyorsa kendime iş edinirim. Neşelendirmek için elimden ne geliyorsa yardım ederim. Olumsuzluk hoşuma gitmiyor. Zaten yeterince bizim ülke koşullarımız harika!

Komedi denediğinizi söylediniz. Tiyatroda mı televizyonda mı?

Tiyatroda tam anlamıyla komedi olmadı. Dizilerde en kalabalık sitcom'u sanırım biz yaptık. Adı 'Bir Tatlı Huzur'du. Tardu Flordun'la oynamıştık.

Sizi sinema filmlerinde göremiyoruz. Neden?

1998'den beri bir filmde yer almıyorum. İyi bir filmde yer almayı her oyuncu gibi ben de istiyorum. Bazen teklifler geliyor, inceliyorum.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious