Berlusconi sevgisinin asıl nedeni

Berlusconi sevgisinin asıl nedeni.10751
  • Giriş : 12.11.2008 / 23:33:00

İtalya Başbakanı Berlusconi ile İzmir'de görüşen Başbakan Erdoğan, meslektaşıyla samiyetinin sırrını iktidara gelişinin ilk günlerindeki bir olaya bağladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) sürecinde her zaman yanında olduğunu ve sürekli desteklediğini belirterek, ''Bu destek süreci hala devam ediyor. İnanıyorum ki bundan sonra da bu şekilde dayanışma içerisinde bu süreci devam ettireceğiz'' dedi.

Swiss Otel Grand Efes İzmir'de düzenlenen Türkiye-İtalya Hükümetler Arası Zirvesinde İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile ortak basın toplantısı düzenleyen Başbakan Erdoğan, ''Değerli dostum ve meslektaşım'' diye hitap ettiği Silvio Berlusconi ile Temmuz ayında yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye-İtalya zirvesini planladıklarını, kendisinin de zirvenin İzmir'de yapılmasını teklif ettiğini söyledi.

''Tabi EXPO 2015'i kazanırız diye de düşünmüştüm aslında ama kazanamadık, Milano kazandı'' diyen Başbakan Erdoğan, hiç olmazsa böyle bir organizasyonu yaparak İtalyanlar'a İzmir'i göstermek istediklerini kaydetti.

Zirvede iki ülke bakanlarının karşılıklı görüşmelerinin olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Bu baş başa görüşmelerle birlikte kendi alanlarında neler yapacaklar, örneğin Dışişleri Bakanlarımız kendi aralarında neler yapacaklar, bunları kararlaştırdılar. Terörle, güvenlikle ilgili ne adım atacaklar, bunları görüştüler. Enerjide, ulaştırmada, sanayide, ticarette neler yapacağız, bunları görüştüler ve bu konuda atılması gereken adımları süratle atarak, bunu da artık uygulama alanına sokacağız. Taraflar olarak bu ortak iradenin olduğunu gördük.''

-''İLK GÖRÜŞTÜĞÜM MESLEKTAŞIM SİLVİO OLDU''-

Türkiye ile İtalya arasında gerek siyasi, gerek askeri, gerek ekonomik, gerek kültürel, birçok alanda geçmişe dayalı güçlü bir birlikteliğin olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, özellikle 6 yıllık Başbakanlığı sürecinde bunun çok daha güçlenerek ilerlediğini vurguladı.

Siyasi alanda İtalya'nın Türkiye'nin sürekli yanında olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Özellikle AB sürecinde İtalya her zaman yanımızda oldu. Ve ilk görüştüğüm meslektaşım Silvio oldu. Ve o andan itibaren de AB sürecinde bizi sürekli desteklediler ve bu destek süreci hala devam ediyor. İnanıyorum ki bundan sonra da bu şekilde dayanışma içerisinde bu süreci devam ettireceğiz. Bunun yanında askeri alanda birçok müşterek adımlarımız var. Özellikle Afganistan'da olan dayanışma süreci devam ediyor. NATO içerisindeki dayanışmamız, bunun dışında Kosova'da, Lübnan'da birçok yerlerde birlikte çalışmalarımız kararlılıkla devam ediyor.''

İki ülke arasında 2007 yılı itibariyle 17.5 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşıldığını, rakamın bu yıl itibariyle 20 milyar doları aşacağına inandığını kaydeden Başbakan Erdoğan, bu rakamı iki Başbakan olarak yeterli görmediklerini dile getirdi. Türkiye'de 700'e varan İtalyan girişicinin olduğunu, bunun artarak devamını temenni ettiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bölgeye yönelik görüşmeler yaptık. Bölgede Türkiye'nin konumu malum. Gerek Kafkaslarla ilgili, İran, Irak, Suriye, Filistin, İsrail-Suriye ilişkileri vs bütün bu konular üzerinde durduk ve bu konularda Türkiye-İtalya müşterek neler yapabiliriz bunları görüştük. Enerji konusunda Türkiye tedarikçi bir ülke değil ama transit ve tüketim noktasında iki özelliği var. Bu konuda neler yapabiliriz müşterek olarak bunu görüştük, kaldı ki Samsun-Ceyhan noktasında İtalyan-Türk işbirliği olarak atılmış bir adım var. İnanıyorum ki bu görüşmemizden sonra bu çok daha güç kazanacak ve böylece Samsun-Ceyhan ham petrol boru hattı süratle bir neticeye kavuşacaktır, bunun da iradesini taraflarda gördük.

-''İTALYA İLE ATAK HELİKOPTERLERİ KONUSUNDA ANLAŞMA YAPTIK''-

Bu arada önemli bir adımla İtalya ile Atak helikopterleri konusunda anlaşma yaptık. Böylece Türkiye'de Atak helikopterin üretimi gerçekleşiyor ve 4.5 yıl sonra Atak helikopterleri testi, her şeyi bitmiş vaziyette. Uygulamada artık bu helikopterlerden bizzat kendimiz istifade eder hale geleceğiz.''

Akdeniz, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya'daki istikrara yönelik politikaların İtalya ile örtüştüğünü belirten Başbakan Erdoğan, İtalya'nın önümüzdeki dönem G-8'in dönem başkanlığını üstleneceğini ve Silvio Berlusconi'nin 3. kez bunu üstlenen Başbakan olacağını anlattı. Bu süreç içerisinde Türkiye'nin G-20 içindeki konumunun Berlusconi ile olan çalışmalar açısından çok farklı bir önem arz ettiğinin altını çizen Başbakan Erdoğan, ''O süreci çok önemsiyoruz. Gerek Afganistan ve Orta Doğu politikaları noktasında G-8'in yaklaşımı çok daha farklı çok olumlu istikametinde gelişecektir'' dedi.

-''DÜNYA BARIŞIYLA İLGİLİ YAPMAMIZ GEREKEN BİRÇOK GÖREVLER OLACAK''-

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesini de değerlendiren Erdoğan, Türkiye'nin bu üyeliği İtalya'dan devraltığını belirtti. Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''BM geçici üyeliğinden İtalya şimdi görevi devrediyor. Türkiye olarak bizler 2009-2010 yılında geçici üyeliği başlıyoruz. Dünya barışıyla ilgili yapmamız gereken birçok görevler olacak, yerine getirmemiz gereken görevler olacak. Bütün bunları samimiyetle ön yargısız bir şekilde yerine getirmenin gayretinde olacağız.

Terörle mücadelede, sahil güvenlik konusunda müşterek atacağımız adımları özellikle vurguladık. İlişkilerin çok daha güçlendirilmesi, çeşitlendirilmesi noktasında bugünkü zirveyi anlamlı buluyorum.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye olarak savaşlar üzerine kurulu bir dünyanın savunucusu olmadıklarını belirterek, ''Tam aksine barışın egemen olduğu dünyanın kurulmasından yanayız ve bütün gayretimiz bu istikamette devam ediyor'' dedi.

Türkiye-İtalya Hükümetlerarası Zirvede sonrası ortak basın toplantısı yapan Başbakan Erdoğan ve İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Türkiye ile İtalya'nın bölge barışına yönelik ortak çalışmasıyla ilgili bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, bölgedeki hassasiyetler noktasında Türkiye'nin barışın egemen olduğu bir dünyanın kurulması taraftarı olduğunu vurguladı.

Son olarak Gürcistan-Rusya krizinde Türkiye'nin bölgeye barış ve huzurun gelmesi için attığı adımları anlatan Başbakan Erdoğan, bunları geliştirmek gerektiğini vurguladı. Erdoğan şöyle konuştu:

''Türkiye olarak bizler savaşlar üzerine kurulu bir dünyanın savunucusu değiliz, tam aksine barışın egemen olduğu dünyanın kurulmasından yanayız ve bütün gayretimiz bu istikamette devam ediyor. Irak'a baktığımız zaman 6 yıl oldu görüyorsunuz, adeta gelişmeler yok denecek noktada. Kayıplara baktığınız zaman bunlar anlatılacak gibi değil. Acaba bir Irak kaç yılda o eski haline gelebilir? 6 yıl önceki haline 20-30 yılda gelebilir mi? Orada medeniyetler çöktü, 1.5 milyon insan öldü bunları düşünmemiz lazım. Şimdi 'Irak'tan ordularımı çekip Afganistan'a götüreceğim' dediğiniz zaman, acaba çözüm mü olacak yoksa çok daha farklı bir felakete mi götürecek? Bunun üzerinde de düşünmemiz lazım.

Bunu sadece o ülke insanının sorunu olarak görmemek lazım. Bu sürece Amerika başladığında 'küresel barış' diye başladı. Küresel barışı savunuyorsak, onun arkasında duruyorsak, dünya liderleri olarak bunun üzerinde hep beraber dayanışma halinde bulunmamız lazım. Bunun faturası ölümlerdir. Milyonlarca insanın ölümüdür. Trilyonlarca doların yok edilmesidir. Bunların üzerinde bence dayanışmamız şart ve G-20'ye önemli görevler düşüyor diye düşünüyorum.''

-''RUSYA İLE YENİ BİR SORUN SÖZ KONUSU EDİLMEMELİ''-
İtalya Başbakanı Berlusconi da aynı soruyu cevaplandırırken Rusya ile yeni bir sorunun söz konusu edilmemesi gerektiğini söyledi. Berlusconi şunları kaydetti:

''Füzelerin iki tarafı var. Rus tarafı dünyayı 10 kez, Amerika tarafı dünyayı 20 kez yok edecek durumda. Diyelim ki bir şey söz konusu olacak, hata yapılıyor ve dünya tamamiyle yok ediliyor. Böyle bir şey düşünülmemeli. Çünkü dünyada çok sorun var. Rusya ile yeni bir sorun söz konusu edilmemeli. İtalyan Hükümeti ve Başbakanlık Makamı olarak biz Rusya'nın Roma'da bir anlaşma imzalamasını ve NATO Konseyi'nin 19 artı bir olarak mevcut olmasını, 12 noktada Rusya ile Avrupa'nın anlaşmasını, nükleer karşıtı, uyuşturucu karşıtı, terör karşıtı tedbirlerin alınmasını hükme bağladık. Krizlerin birlikte göğüslenmesi gerektiğini söyledik. Kesinlikle daha önce yaşadığımız soğuk savaş günlerine dönülmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Yeni Amerika Başkanı'yla bundan sonranın daha iyi olacağından eminiz. Medvedev ve Putin ile yaptığım görüşmelerden bunun garantisini aldım. Karşı karşıya gelip sorunları görüşecekler. Aksi durumu tarih kabullenemez.''

-AFGANİSTAN'A EK ASKER TALEBİ OLURSA...-

Bir başka gazetecinin Afganistan'a ek asker talebinin olması halinde İtalya ve Türkiye'nin bu duruma nasıl bakacağı yönündeki soru üzerine Berlusconi, bu konuda ABD'nin yeni Başkanı'nın kesin siyasi irade göstermesini bekleyeceğini belirtti.

Bütün uluslararası gazetelerin böyle söylentiler yazabileceğini belirten Berlusconi, 40 bin İtalyan askerinin barışın muhafazası ve güçlendirilmesi için dünyanın çeşitli ülkelerinde görev yaptığı bilgisini verdi.

Türkiye'nin bu noktada çok güzel bir ortak çalışma sergilediğini ifade eden Berlusconi, ''ABD büyük bir ülke. Gerçekçi bir yaklaşımla dünyadaki problemleri göğüsleyecektir. Öncelikle görelim ne şekilde bu gerçekleşecek. Ondan sonra nasıl katkıda bulunabileceğimizi tartışalım'' dedi.

Başbakan Erdoğan da Berlusconi'nin konu hakkındaki yaklaşımına katıldığını söyledi.

NATO'nun müdahaleleriyle ilgili konularda değerlendirmeleri farklı ele almak durumunda olduklarını belirten Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bu konular önümüze gelir, konuşur müzakere ederiz. Bizim yaklaşımımız belli. Bakın Irak ile ilgili biz iki dönem yaşadık. Bir dönem yaşadık, 1 Mart tezkeresi olayı. Bunda yeterli sayıda milletvekili desteği çıkmadığı için gidilmedi. İkinci tezkere olayı oldu, yeterli destek çıktı, bu defa Irak halkı istemediği için Türkiye Irak'a gitmedi. Şimdiyse Irak'ta bizler barış sürecinin devamı, destekçisi yönünde gerek merkezi yönetimle çalışmalarımız, gerekse orayla olan ticari ilişkilerimiz gayet ileri şekilde çok farklı bir dayanışma örneği vererek devam ediyor.

Bu süreçle ilgili sıkıntı söz konusu değil, Kuzey Irak'taki terör örgütlerinin konuşlanmasının dışında. Afganistan ile ilgili olarak bundan sonraki sürece yönelik Amerika'nın yaklaşımı oturulup değerlendirilecektir. Orada NATO durumu vardır. NATO'nun mensubu olarak bunu hep birlikte müzakere edip nihai karar verilecektir. Buraya yönelik çalışmalarımızı devam ettirme kararlılığındayız.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*