Beslenmeyi bilmiyor, haplardan medet umuyoruz

Beslenmeyi bilmiyor, haplardan medet umuyoruz .7408
  • Giriş : 12.01.2008 / 20:27:00
  • Güncelleme : 12.01.2008 / 20:21:44

Uzmanlara göre normal durumlarda insanlarda vitamin-mineral eksikliği olmuyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uzmanlara göre normal durumlarda insanlarda vitamin-mineral eksikliği olmuyor. Savaş, kıtlık gibi olağanüstü durumlar dışında... Ülkemizde ise besin destek ürünleri olarak satılan bu haplar "ben kullandım çok iyi geldi, sen de kullanmalısın" tavsiyeleri çoktan doktor kontrollerinin önüne geçti. Oysa kontrolsüz kullanılan bu tür ilaçlar ciddi sorunlara yol açabiliyor.

Son yıllarda hemen herkes besin destek ürünleri, besin takviyeleri ile vitamin-mineral haplarını konuşuyor. Bu ilaçların kullanımı giderek artıyor; üstelik bir iki tane değil, günde beşin üzerinde ilaç alanlar var. Komşudan komşuya “Ben kullandım çok iyi geldi, mutlaka sen de kullanmalısın” tavsiyeleri doktor kontrollerinin önüne geçti. Ama bunun ne kadar sakıncalı olduğunu, yapılan araştırmalar ortaya çıkardı. Bu destek haplarının kontrolsüz kullanımı kişilerde ciddi rahatsızlıklar da meydana getirmeye başladı. Mesela A vitamini içeren hapların gereksiz ve fazla kullanımının karaciğer hastalıklarına, kalsiyum haplarının fazla kullanımının da prostat kanserine davetiye çıkardığını uzmanlar onaylıyor.

Ülkemizde vitamin ve destek ürünleri pazarı 200 milyon doları buluyor. En çok tüketilen ilaçlar arasında vitaminler altıncı sıraya yerleşmiş durumda. Eczaneleri bırakın, marketlerde bile rahatlıkla satılıyor. Konuyu uzmanlarla konuştuğumuzda hemfikir olunan bir konu var: Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde sebze ve meyvelerin içerisinde sağlığımıza yararlı ve koruyucu yüzlerce doğal madde bulunuyor. Doğru olanı da vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin, mineral ve diğer maddeleri doğal yollardan almak. Ancak şu an öyle bir besin destek ürünleri sektörü oluştu ki; sanki bu haplardan birini ya da birkaçını kullanmazsak hasta olacağız, zayıf düşeceğiz. Oysa uzmanlara göre vücudumuz sandığımızdan çok daha tutumlu. Patoloji ve fitoterapi uzmanı Elif Güveloğlu, normal bir insanda vitamin-mineral eksikliği bulunmadığını söylüyor. Tıp tarihine baktığımızda besin eksikliğinin hep savaş ve kıtlık gibi olağanüstü durumlarda ortaya çıktığı görülüyor. Anadolu Sağlık Merkezi diyetisyenlerinden Çağatay Demir’e göre ise besin destek haplarının yararlı mı yoksa zararlı mı olduğu konusu net değil. Çünkü bir sebze ve meyvenin yapısında sekiz binden fazla öge var. Ve bu maddelerin ancak 150-200 tanesi biliniyor. Demir “Acaba bu sekiz bin öge bir sinerjiyle mi hastalıkları koruyor yoksa başka bir durum mu var?” diyerek konunun net olmadığından yakınıyor. Diyetisyen Aylin Yılmaz ise konuya biraz farklı açıdan bakıyor. Zaman yetersizliği ve yoğun iş temposu içinde bulunanlar ciddi beslenme sorunlarıyla karşılaşabiliyor. Yılmaz’a göre besin destek ürünleri, özellikle mevsimsel geçişlerde, uzman kontrolünde ve alternatif olarak yani meyve ve sebzelerle beraber kullanılırsa efektif olabilir.

Herkesin birleştiği tek nokta, besin destekleri ancak ihtiyaç halinde alınmalı. İhtiyaçtan fazla alınırsa yan etkiler de oluşturabilir. Özellikle A, D, E ve K vitaminleri vücuttan hemen atılmadığı için yağda birikir ve başka sorunlar ortaya çıkarır. Bu tarz vitaminler karaciğer ve akciğerde problemler oluşturabilir, hamile bayanların sakat doğum yapmasına bile sebep olabilir.

Uzun lafın kısası likopeni domatesten, salçadan, kuversetini, pektini elmadan, rezveratrolü üzümden almalı. Bütün sebze ve meyveleri hiçbir ayrım yapmadan yemeli. Hatta rengini değişik türevlerden tüketirseniz vücudun ihtiyaç duyduğu bütün vitamin ve mineralleri almış olursunuz. Zira yiyeceklerin rengi değiştikçe yapısındaki vitamin ve mineraller de değişir. Yine de yeteri kadar beslenmediğinizi düşünüyorsanız soluğu eczanelerde veya vitamin dükkânlarında almamalısınız. Vitaminlerin doğalının faydalı, hazır satılanlarının ise azının karar, çoğunun zarar olabileceğini unutmayın.

Vitaminler sebzelerle alındığında daha faydalı

Fr. Elif Güveloğlu (Patoloji ve Fitoterapi uzmanı): Bu haplar, çeşitli sebeplerle (ameliyat, kusma, beyin fonksiyon kaybı gibi) ağızdan beslenemeyen durumlarda serum yoluyla veya sonda ile beslenen hastalar için icat edilmiş. Ama sonradan ticari merkezli büyük bir furya oluştu. Her besin eksikliğinde zaten vücut sinyaller veriyor. Bu sinyaller eğer belirli bir süre içerisinde sebat ederse (görme fonksiyonundaki bozulma A vitamini eksikliği gibi) o zaman haplara başvurulabilir. Ama A vitamini havuçla alındığında bioyararlılığı çok daha yüksek.

Bazı hastaların çantası 20-30 çeşit hapla dolu

Diyetisyen Çağatay Demir (ASM): Çok bilinçsizce bir kullanım var. Eğer bir insan yeterli ve dengeli besleniyorsa hiçbir ek desteğe ihtiyaç duymaz. Ancak bazı kanser hastaları, kalp damar hastalığı bulunanlar bir uzman kontrolünde kullanabilir. Bazı hastalar tanıdım, hiç abartmıyorum, çantasında 20-30 ürünle geziyorlar. Aslında hiç gerek yok. Ortada bir sorun yokken kullanmak doğru değil. Ama kanser hastalarında kemoterapinin etkinliğini artırabilir, tümörü azaltabilir ve diğer hücrelere yayılmasını engelleyebilir.

Beslenmeyi bilmiyoruz

Diyetisyen Aylin Yılmaz: Yoğun iş temposu, aşırı stres ve uykusuzluk problemi olan hastalara kullanmasını tavsiye ediyorum. Ama ilk etapta kandaki değerlerine bakıyorum ve ona göre bitkisel bazlı ilaçlar tavsiye ediyorum. Kişinin kilosuna ve yaşına uygun ürünler verilmesi şart. Toplum olarak beslenmeyi bilmiyoruz. Üç denizimiz var; ama az balık yiyoruz. Sebze ve meyvemiz çok olsa da sadece domates, salatalık yenir, Akdeniz yeşillikleri unutulur. Bu yönde ciddi bir piyasa var. Bu ürünlerin Sağlık ve Tarım bakanlıkları tarafından onaylanması gerekir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious