Bilgisayar oyunları yasaklanmalı mı?

  • Giriş : 22.11.2006 / 00:00:00

Pazartesi günü Almanya'da bir okulu basarak çok sayıda kişiyi yaralayan ve ardından intihar eden 18 yaşındaki saldırganın bu eyleminin ardından olayla ilgili tartışmalar devam ediyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gencin bu silahlara nasıl ulaştığı ve uzunca bir süre elinde nasıl tuttuğu ise merak konusu. Olay esnasında orda bulunan öğrencilerin ifadelerine de yer veren gazete, öğrencilerin olaydan sonra kabuslar gördüğünü ve okula gitmeye korktuklarını aktardı.

Bu arada bazı politikacılar bilgisayar oyunlarının yasaklanmasını talep ediyor. Aşağı Saksonya eyaletinin Başbakanı Christian Wulff oyunlarda "bolca kan akıtıldığına" dikkat çekerek, bazı oyunlara konulan 16 veya 18 yaş sınırının problemi çözmediğini belirtti. Bavyera Başbakanı Edmund Stoiber ise, "Şiddet motifli oyunlar gençleri diğer insanları öldürmeye sevk ediyor." dedi. Stoiber, 1999 yılından beri şiddetli oyunların federal düzeyde yasaklanması için çaba sarf ettiklerini hatırlatark, "Artık böyle bir yasaya hayır demek için bahane kalmadı" dedi. Bavyera'nın Bad Reichenhall kentinde 1999 yılında yaşanan bir cinnet trajedisinde bilgisayar bağımlısı 16 yaşındaki bir öğrenci kendi ablası dahil dört kişiyi öldürdükten sonra intihar etmişti. Oyunların yasaklanmasından fazla bir şey beklemeyen Kuzey Ren Vestfalya Entegrasyon Bakanı Armin Laschet ise, "Almanya'da yasaklanan oyunlar internet aracılığıyla Asya ülkelerinden sipariş edilecek" tespitini yaptı. Laschet ayrıca, bilgisayarda şiddet içerikli oyun oynamanın gençlerin gerçek hayattaki şiddet potansiyelini artırdığına dair güvenilir bilimsel araştırmaların da bulunmadığını hatırlattı. Muhalif Yeşiller partisinin Meclis Grubu ise oyun yasağını talep eden politikacıların eğitim alanındaki kendi başarısızlıklarını örtmeye çalıştığını ileri sürdü. SPD partisinin medya meselelerinden sorumlu sözcüsü Jörg Tauss ise oyunların yasaklanması taleplerini "populist" olarak niteliyor. CİHAN'a değerlendirme yapan Tauss, "Şiddetin birkaç sebebi var, hepsini göz önünde bulundurmamız lazım" dedi. Tauss, bugünkü medya yasalarının ne kadar etkili olduğunu önümüzdeki haftalarda mecliste inceleyeceklerini söyledi. Üç sene önce yürürlüğe geçen yasa, bilgisayar oyunları için yaş sınırları öngörüyor.

Bu arada medya ve pedagoji uzmanları da, oyun yasağının pek etkili olmayacağı kanaatinde. Eğlence Yazılımı Birliği Başkanı Olaf Wolters, Anayasa'da yer alan sansür yasağının oyunlar için de geçerli olduğunu söyledi. Wolters, yasağın buna rağmen meclisten geçmesi durumunda illegal oyun piyasasının genişleyeceği uyarısını yaptı. Wolters, şiddet içerikli oyunların Almanya'da yüzde 3-5'i geçmediğini belirterek, en çok strateji oyunlarının rağbet gördüğünü söyledi. Medya Pedagojisi uzmanı Köln Üniversitesi Profesörü Winfried Kaminski, cinnet geçiren gençlerin çaresiz olduklarına dikkat çekerek, "Çaresizliğin kaynağı bilgisayar oyunları değil" tespitini yaptı. Süddeutsche Gazetesine konuşan sosyolog Wilhelm Heitmeyer ise, "Gençlerin takdire ihtiyacı var. Kabul ve takdir edilmeyenler tehlikeli olabilir. Kendi hayatı üzerinde kontrol kaybedenler başkalarının hayatını kontrol etmek isteyebilir" dedi. Heitmeyer, cinnet trajedilerinde üç faktörün bir araya geldiğine dikkat çekti: Ailede sevgi eksikliği, okulda kabul eksikliği, silah kullanma kabiliyeti. Heitmeyer, bilgisayar oyunlarının ise cinnete yol açan belirleyici faktör olmadığını vurguladı.

Öte yandan konuyla ilgili görüşlerine baş vurduğumuz psikologlar da önemli tespitlerde bulundular. Mannheim'den psikolog Hasan Tütün, genci bu tür bir olaya iten sebebin "başarısızlık ve intikam duygusu" olabileceğini söyledi. "Gencin 'ben bu okulda başarısızlığı ve değersizliği öğrendim', şeklindeki ifadelerinden de anlıyoruz ki; okuldan başarısızlık nedeniyle ayrılan bu genç intikam duygusuyla dolu. Böyle birinin durumu sağlıklı bir şekilde çözülmezse olay buraya kadar gelebilir. Genç gerçeklerden kopar, kendisine sanal bir dünya inşa eder. Bunda bilgisayar oyunlarının da büyük etkisi vardır."diyen psikolog Tütün, özellikle şiddet içerikli bilgisayar oyunlarının çocuklar ve gençler üzerinde büyük bir yıkıcı etkiye sahip olduğunu kaydetti.

Sosyal Pedagog Ömer Aydın ise, ailelerin çocuklarıyla iletişim kurmasının önemine işaret etti. Aydın, "Çocuklar tanınmak, saygı görmek ister. Ama bu ihtiyacını aile ve okul gibi sosyal ortamlarda bulamazsa kendini toplumdan izole eder." diyerek bu durumun aileler tarafından fark edilebileceğini ve önlem alınabileceğini kaydetti. Şiddet içerikli bilgisayar oyunlarının gençleri esir alabileceğine dikkat çeken Aydın, aileye bu konuda büyük görevler düştüğünü kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious