Bilinçsiz ilaç kullanımı gribi ağırlaştırıyor

  • Giriş : 04.02.2007 / 00:00:00

Hava koşullarına bağlı olarak son günlerde artan gribal enfeksiyona karşı kulaktan dolma bilgilerle antibiyotik ve aspirin kullanımının hastalığın seyrini hızlandırdığı bildirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çukurova Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanı Dr. Rıza Mete, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günde ortalama 500 hastanın muayene edildiği polikliniklerde, şikayetlerin yüzde 50'den fazlasını gribal enfeksiyonların oluşturduğunu belirtti.

Burun akıntısı, halsizlik, ateş, öksürük gibi bulgularla kedini gösteren gribal enfeksiyonların hastanın yaşam kalitesini düşürmesinin yanında önemli oranda iş gücü kaybına da yol açtığını belirten Mete, şöyle konuştu:

''Bunların yanı sıra hastalar, bu hastalığın bulaşıcılığı yüksek olduğundan çevresindekiler için de potansiyel tehlike haline geliyor. Soğuk algınlığına neden olan organizmaların yüzde 90'ı virüslerdir ve yaklaşık 200 çeşit virüs türü saptanmıştır. Ancak, ülkemizde birçok ilacın reçetesiz satılabilmesi nedeniyle halkımız bu hastalıklar için doktora başvurmak yerine eczaneye gidip bilinçsizce antibiyotik kullanıyor. Oysa soğuk algınlığı ve grip hastalıklarına neden olan etkenler yani virüsler antibiyotikler ile tedavi edilemiyor.

Bilinçli toplum olarak virüslere antibiyotiklerin etki etmediğini ve bu hastalıklarda iyileşmek için antibiyotik kullanmanın hem maddi kayıplara hem de yanlış ilaç kullanımı nedeniyle toplum sağlığına zarar vereceğini bilmeliyiz.'' Tüm uyarılara rağmen halk arasında, kulaktan dolma bilgilerle bilinçsiz ilaç kullanımının devam ettiğini vurgulayan Mete, ''Hasta öykülerinden ulaştığımız bilgiye göre, hastalar soğuk algınlığı belirtilerinde hemen antibiyotik ve aspirine sarılıyor'' dedi.

GRİP VE SOĞUK ALGINLIĞI
Mete, her ne kadar soğuk algınlığı ve grip birbirinden farklı hastalıklar olsa da benzer bulgulara yol açması, her ikisinde de hastalık etkeni virüsler olması nedeniyle çoğu kez ayırıcı tanı yapılmadan tedavi edilebildiğini anlattı.

Soğuk algınlığının çoğunlukla basit önlemlerle ve vücut direnciyle atlatılan bir hastalık olduğuna dikkati çeken Mete, ''Ancak 39 dereceyi geçen ateş, sürekli yada çok, kıvamlı balgam üreten öksürük, nefes alırken ağrı, devamlı kulak ağrısı, şişmiş lenf bezleri, yutkunurken zorlanma ve şiddetli Ağrı yakınmaları olduğunda mutlaka doktora başvurulmalıdır'' diye konuştu.

Gribin ise soğuk algınlığından daha ağır geçen, sıklıkla ateşe ve vücutta ağrılara neden olan, baş ağrısı, öksürük, 2-3 hafta süren yorgunluk belirtileri yapan bir hastalık olduğunu belirten Mete, şunları kaydetti:

''Soğuk algınlığından korunmak mümkün olmamakla birlikte gripten aşılar ile korunmak mümkün olabilmektedir. Ancak, (nasıl olsa aşı oldum) diyerek rahat davranmamak gerekir. Çünkü, aşı yüzde 60 oranında koruyuculuk sağlar.

Grip, solunum yollarını etkileyen ve influenza türü virüslerle meydana gelen bir hastalıktır. Son derecede bulaşıcı viral bir enfeksiyon olan bu hastalıkta, 1-2 hafta içinde hastalar genellikle iyileşirler ancak etkileri haftalarca devam edebilir.'' Mevsim hastalığı gribe karşı özellikle toplu yerlerde yaşayanların, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanların dikkatli olması gerektiğini Mete, vurgulayan Mete, ''Vücut direnci düşük çocuk ve yaşlılarda, genel durumu bozan hastalığı olanlarda grip yaşamı tehdit eden ciddi hastalıklara neden olabilir ve bazı grip türleri ölümcül komplikasyonlara yol açabilir'' dedi.

Mete, hastalıktan korunmak için hijyene önem verilmesi, bunun için sık sık ellerin yıkanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious