Bir aşk hikâyesi

  • Giriş : 09.01.2007 / 00:00:00

Kendisini erkek gibi hisseden Yurdagül ile kaçırdığı sevgilisi Filiz Kılıçarslan’ın aşkı, köylerinde önce yadırgansa da sonra alışıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye’nin bir köyünden ’ilginç’ bir aşk hikâyesi... Kendisini çocukluğundan bu yana erkek gibi hisseden 26 yaşındaki Yurdagül Yıldıztaş ile ailesi karşı çıkınca kaçırdığı 25 yaşındaki çocukluk arkadaşı Filiz Kılıçarslan, sabırsızlıkla evlenecekleri günü bekliyor. Ancak bunun için önce, köyünde herkesin Ali diye seslendiği Yurdagül’ün, ’tam bir erkek olmak’ amacıyla İstanbul Tıp Fakültesi’nde gördüğü hormon tedavisi ile bir dizi ameliyatın bitmesi gerekiyor.

Sekiz yıl önce başladı

Sakarya’nın Akyazı ilçesine bağlı Kayabaşı Köyü’nde oturan ve beş yıldır erkek olabilmek için tedavi gören Yurdagül Yıldıztaş ile Filiz Kılıçarslan’un aşkı sekiz yıl önce başlamış. Yurdagül iki yıl önce de evlenmek istediği sevgilisini, ailesinin vermemesi üzerine kaçırmış. Kaçırdığı genç kızın ailesi bu duruma tepki göstererek kızlarını almak istemiş ancak Filiz Kılıçarslan eşyasını toplayıp Yurdagül’ün ailesinin evine yerleşmiş. Genç kız kendi isteğiyle kaçtığını söyleyince de ailesi tarafından reddedilmiş.

Artık sakalı da var

O tarihten beri Kayabaşı Köyü’ndeki evlerinde sevgilisiyle yaşayan, saçlarını erkek gibi kestiren ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gördüğü hormon tedavisi nedeniyle sakal ve bıyıkları da çıkmaya başlayan Yurdagül Yıldıztaş, her şeye rağmen mutlu. Çevresindeki herkesin kendisini ’Ali’ olarak bildiğini söyleyen Yıldıztaş, çocukluğundan beri kendisini erkek gibi hissettiğini, köy halkının da zamanla hem kendisinin bu durumuna hem de Filiz’le yaşadığı aşka alıştığını belirtiyor. Yıldıztaş, sevdiği kızı kaçırdığı iki yıllık süre içinde tam bir erkek olabilmek için hastanelerin kapısını aşındırmış:

"Yaklaşık iki yıldır Filiz’le beraber yaşıyoruz. Ameliyatım ha bügün ha yarın derken yaşayıp gidiyoruz. Birinci ameliyatta yumurtalıklar alındı. Ondan sonra plastik cerrahide ameliyat olacağım. Ardından ameliyatlar tamamen bitiyor. Bu operasyonlara kimsenin yaptığı bir yardım yok. Kendi bileğimin gücüyle yapıyorum."

Üzüntüden erimiş

Yıldıztaş’la kaçtığı için ailesi tarafından reddedilen Kılıçarslan ise iki yıllık süre içerisinde yaşadığı olaylar nedeniyle üzüntüden 62 kilodan 51 kiloya düşmüş. Kılıçarslan duygularını, "Sevip kaçtık. Ali’nin ameliyat olmasını bekliyoruz. Günler sıkıntılı geçiyor, beklemeye devam ediyoruz. Aile tarafımdan sıkıntılar yaşıyorum. Aile sorunları var. Ailem beni istemiyor ve kovuyor. Kaçtığım için aşırı kızgınlar. Niye öyle birini aldın diye bana çok kızıyorlar. Ama ne yapayım, Ali’yi seviyorum, hem de çok" diye anlatıyor.

’Bizi reklam ettiler’

Yurdagül, yani Ali’nin yaşadığı dram, televizyon programlarına da konu olmuş. Yıldıztaş’ın annesi Asiye Yıldıztaş, kızının erkek gibi davrandığını hatta kendisini dövdüğünü söylerken kadın programı yapımcılarına da tepki gösteriyor. Yedi çocuk annesi, verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığını iddia ediyor:

"Bizi ailece televizyon programına çekip reklam ettiler. Kendileri para kazandılar ama oğlum için hiçbir şey yapılmadı. Ben çocuğumu erkek biliyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious