Bir çocuğun gözünden babası

Bir çocuğun gözünden babası.10103
  • Giriş : 26.03.2009 / 16:22:00

Jean-Louis Fournier, Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam'da bir çocuğun gözünden şakacı, kahraman ve sorunlu bir babayı, kendi babasını, otobiyografik bir biçemle anlatıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Baba imgesi, çocuğun gözünden bakıldığında daha da ayrı bir önem kazanır. Baba kimdir? Çocuğun yaşamında nasıl bir yere sahiptir? Çocuğun hayatında baba hangi noktalarda etkindir? En önemlisi baba, çocuk için ne ifade eder? Bu ve benzeri soruların yanıtları zaman içinde verilir. Jean-Louis Fournier, kendi gözünden babasını, hayatından kesitler sunarak anlattığı kitabı Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam'ı annesine ithaf etmiş.

KÜÇÜKLÜK FİGÜRÜ

Fournier'in babasıyla sorunlu bir ilişkisi olduğu kitabın daha ilk satırlarından anlaşılıyor. Biraz korku, biraz öfke barındıran bu ilişki, kimi noktalarda anlık da olsa nefrete de bürünüyor. Noel'de, babasını öldürmek üzere hediye olarak silah istemesi de bunu açıklıyor sanki. İçki içen kötü adam algılamasına rağmen, Fournier babasının ailede kimseyi dövmediğini ifade ediyor. Babasının ona tek bir Tokat attığını; bunun da 'doğumu sırasında nefessiz kalmasından kaynaklandığını' belirtiyor (s. 13). Fournier, babasının kendisini fazla sevmediğini hissetse de, hiç şiddet görmemiş, babası kızgınlığını ona hep sözcüklerle dile getirmiştir. Küçüklüğüne dair bir fotoğrafı anlatan Fournier, babasının o yaşlarda kendisine huzur veren bir kimliğe büründüğüne değinir. Ama bunun kısa sürdüğü de açıktır. Çünkü doktor olan ve fakir insanları tedavi eden babasının, annesine kötü davrandığını hatta 'annesini kardeşlerini ve kendisini öldüreceğini söylediğini hatırladığını' vurgular (s. 15). Fournier bunu da, içkinin onu değiştirmesine bağlar.

DOKTOR BABA

Babasının başarılarına, kazandığı bir yarışmaya atıfta bulunan Fournier, bununla gurur duyduğunu aktarır. Mesleğinde sözü geçen ve kendisine hep başvurulan bir doktordur. Evin kapısındaki levhada 'fakülte ödülüne layık görülmüştür' yazısının bulunması da bunun kanıtıdır. Ama Fournier, levhada babası hakkında 'yalnızca iyi şeylerin yazılı olduğundan' yakınır gibidir (s. 17). Babasının pek çok kez intihara kalkıştığını okuyucuya duyuran Fournier, bunun herkesin içinde ve çok 'normal' bir durummuş gibi gerçekleştiğini de ekler. Bir başka deyişle, intihar girişimleri aile içinde adeta şaka gibi algılanmaya başlanmıştır. Fournier, 'hastaların babasını gördüğünde artık ölmek istemediklerini söylediğini', çünkü 'neşeli olduğunu, bilgiçlik taslamadığını ve surat asmadığını' (s. 27); hastalarına karşı iyimser ve başarılı bir doktor olan babasının, aynı zamanda herkes tarafından 'yüz yıl yaşayacak kadar güçlü bir adam' biçiminde algılandığını da anlatır (s. 31). Baba, savaş yıllarının direnişçisidir beri yandan. Bu nedenle silahı da vardır. Ama bu silah, annelerini öldüreceğini söylemesinden dolayı çocukları korkutur. Bu korku evde sürekli canlıdır, çünkü Fournier'in babası sık sık bu düşüncesini yüksek sesle dile getirmektedir. Fournier, babasının korkutuculuğundan dem vururken 'iki ayrı kişiliğe sahip olmasından şikâyetçidir' (s. 38): Onun filmlerdeki gibi olmasını çok istemektedir; filmler çoğunlukla en sonunda iyilerin kaldığı ve kazandığı bir kurgudur.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*