Bir gün kemiklerinizi kaybedebilirsiniz!

  • Giriş : 05.05.2006 / 00:00:00

Osteoporozda kemiklerin içi kalsiyum kaybı nedeniyle boşalır. Buna 'kemik kütlesinin kaybı' denir.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, hastanın yaşam kalitesini düşürüyor, ciddi sosyoekonomik yükler getiriyor. Bu önemli soruna dikkat çekmek ve erken yaşta nasıl önlemler alınabildiğini açıklamak üzere Lilly Basın Buluşmaları'nın ilk toplantısına katılan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Refik Tanakol, osteoporoz ve tedavisi hakkında bilgi ve deneyimlerini anlattı.
Osteoporoz, kırık riskinde artışa yol açan kemik gücünde azalma ile ortaya çıkan bir iskelet hastalığı. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) kriterlerine göre, postmenopozal kadınların yüzde 30'unda osteoporoz görülüyor. Bu oran 80 yaşında yüzde 70 düzeyine kadar çıkıyor.

KADINLARDA DAHA SIK
Osteoporoz kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Bunun nedeni kadınların erkeklerden daha düşük kemik kütlesine sahip olması, yaşam sürelerinin daha uzun olması ve kadınların kemiklerinin sağlamlığı için östrojene gerek duymalarıdır. Kadınlarda menopozda, östrojen düzeyleri düştükçe kemik kaybının hızı artar. Çeşitli nedenlerden ötürü cerrahi müdahale ile ovaryumları (yumurtalıkları) çıkarılan kadınlarda da osteoporoz hızlanır.
+*b
SESSİZ HASTALIK
Osteoporoz genellikle 'sessiz hastalık' olarak anılır. Çünkü kemik kaybı belirti göstermeden oluşur. İnsanlar ani bir gerilme, çarpma, düşme ile kalça kırığı veya bir omurda çökme oluşacak kadar kemikleri zayıflayana değin osteoporozu olduğunu öğrenemeyebilirler. Omur çökmesi başlangıçta, şiddetli sırt ağrısı, boy kısalması veya omurga deformiteleri veya aşırı kamburluk şeklinde görülebilir. Osteoporozlu kişilerin zaman içinde boyları kısalır çünkü omurga kemikleri, yoğunlukları azaldığı için çökebilir.

Korunmak için ne yapmalı?
İdeal en yüksek kemik kütlesine ulaşmak ve yaşınız ilerledikçe kemik kaybını önleyebilmek için dikkate almanız gereken çeşitli faktörler var:
Kalsiyum: En zengin kalsiyum kaynakları: Süt, yoğurt, peynir ve dondurma gibi düşük yağ oranına sahip süt ürünleri; brokoli, pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler; sardalye ve somon balığı; badem ve portakal suyu, tahıllar ve ekmekler gibi kalsiyumdan zenginleştirilmiş yiyeceklerdir.
D vitamini: D vitamini kalsiyumun emiliminde ve kemik sağlığında önemli bir rol oynar.
Egzersiz: Kemikleriniz için en iyi egzersiz yer çekimine karşı çalışmaya zorlayan ağırlık egzersizleridir. Bu egzersizler arasında yürüyüş, koşu, merdiven çıkma, ağırlı kaldırma, tenis, dans ve arazi yürüyüşü vardır.
Sigara: Sigara kullanan kadınlar kullanmayanlara kıyasla daha düşük östrojen seviyelerine sahiptirler ve sıklıkla daha erken menopoza girerler.
Alkol: Düzenli olarak günde 2-3 doz alkol tüketimi genç kadın ve erkekler de dahil olmak üzere iskelete zarar verebilir. Çok fazla miktarda alkol kullanan kişiler kemik kaybına ve kırılmalara karşı daha eğilimlidirler.
+*b
Nasıl tedavi edilir?
Osteoporoz tedavisinde kalsiyum, D vitamini ve egzersiz tüm hastalara uygulanması gereken ek tedavi yöntemleridir. Asıl tedavi ajanları ise iki gruba ayrılmaktadır: Kemik yıkımını yavaşlatanlar; bu ilaçlar yalnızca var olan kemiğin kaybını yavaşlatmaktadır. Yeni kemik kitlesi artışına yol açmamaktadır. Bu nedenle kemik kalitesinde ve kemik mimarisinde düzelme sağlanamaz. Kemik yapımını artıranlar; bu grupta yer alan ilaç, kemik yapımını artırdığından kemik kalitesini düzeltmekte ve böylelikle özellikle kemik kalitesinin bozulduğu ağır osteoporozlu hastalarda kırık riskini hızla azaltmaktadır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious