Bir Osmanlı hatırası

  • Giriş : 26.02.2007 / 00:00:00

Avusturyalılar, Osmanlı’nın hatıralarını yaşatıyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kafe ve kendine has kahveleri ile ün yapan Viyanalılar, Osmanlılardan ganimet olarak aldıkları kahve ile Viyana’da ilk cafeyi açtı. Osmanlıların 1683 yılında İkinci Viyana kuşatmasının ardından bıraktıkları kahvelerle kahveyi tanımaya başlayan Avusturyalılar, Viyana’nın her köşesine açtıkları kafehauslarla, Avrupa’nın “kafe merkezi” şeklinde bir unvan elde etti.

Kuşatmadan sonra Viyanalıların barut sanarak yakmaya çalıştıkları 500 kahve çuvalını kraldan ganimet olarak isteyen Polonyalı Casus Johann Kolschitzky, bu kahveyle 1684 yılında şehrin göbeğinde Viyana’nın ilk kahvehanesini (Cafe Wien) açarak Viyanalılarla kahveyi tanıştırır.

Osmanlıca bildiği için kuşatma sırasında casusluk yapan Johann Kolschitzky, acı olduğu için beğenilmeyen kahveyi ısrarlı gayretleri ile Viyana’da soyluların içtiği içecek haline getirir. Viyana belediyesi ise bu tatlı hatırayı yaşatmak için, bir caddeye Polonyalı kahvecinin adını verir. Caddenin sonuna da heykelini diker.

İlk zamanlarda sadece erkeklerin gittiği kafelere daha sonra bayanlar bölümü de eklenir. Aradan geçen zamanla bu mekânlar sadece kahvenin değil kek, pasta ve tatlıların da servis edildiği, sohbetlerin koyulaştığı mekânlara dönüşür.

Avusturyalılar sadece kahveyi Osmanlıdan öğrenmemiş. Bugün birçok kişinin uğrak yeri olan kahvehanelerde satılan bir de ayçöreği var. Ayçöreğinin hikâyesi işe şöyle: Kuşatma sırasında bir aşçı Osmanlının simgesi olan yarım hilale benzeterek bir çörek yapar ve yerli halka dağıtarak sevdirir. O zamandan beri ayçöreği Viyanalılar için kahvenin yanında vazgeçilmez bir yiyecek olmuştur. Bugün her Viyanalının bildiği bu hikâyeleri eğer bir gün yolunuz Viyana’da bir kahvehaneye düşecek olursa kendiniz sorup da öğrenebilir ve şanlı ecdadımızın Avrupa’ya neler tanıttığını bir nebze olsun görebilirsiniz.

Viyana’nın en ünlü cafehauslarından biri olan Cafe Griensteidl’in Müdürü Gabriele Haslauer “Burası ilk kez 1847 yılında bugün cumhurbaşkanlığı köşkü olarak kullanılan imparatorluk sarayı arkasında açılmış. 1897 yılında ise tekrar inşa edilerek bugünkü halini alarak birçok ünlü edebiyatçının da uğrak yeri olmuş”. Bir Viyanalı için cafehaus ne ifade ediyor? sorumuza “Viyanalıların sürekli uğradığı cafehauslar, kültürün ayrılmaz bir parçası şu anda. İnsanların gelip kahve içtikleri, arkadaşlarıyla buluştukları, iş görüşmelerini yaptıkları, sabahları kahvenin yanında gazetelerini de okudukları yani insanların günlük hayatında büyük yer kaplıyor” diye cevap veriyor.

Viyana Üniversitesi Tarih Bölümü Yüksek lisans öğrencisi Alper Güner kahvenin tarihindeki önemini anlatırken “insanların büyük zulümlere maruz kaldığı monarşi dönemlerde bir araya geldiği, konuştuğu, fikir alışverişinde bulunduğu hatta ihtilali planladıkları bir mekân olmuş kafehauslar” ifadelerine yer veriyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious