Bir 'subay-itirafçı' yapılanması daha

  • Giriş : 10.03.2006 / 00:00:00

İlk olarak Yüksekova'da, ardından da Şemdinli'de görülen 'subay-itirafçı' yapılanması Bursa'da da ortaya çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye önceki gün, subay, astsubay, uzman çavuş, özel harekatçı ve itirafçılardan oluşan yeni bir çete ile daha tanıştı. İlk olarak 1996 yılında Yüksekova'da, bir süre önce Şemdinli'de görülen çetelerin bir benzeri de Bursa'da ortaya çıktı. Bursa İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Aydın Yeşil'in örgüt mensuplarına yardım ettiği ortaya çıktı. Uzman Çavuş Taşkın Akgün, PKK itirafçısı ile PKK'ya yardım ve yataklıktan mahkum olmuş kişilerin bulunduğu suç örgütü mensuplarının büyük kısmı tutuklanırken, Albay Aydın Yeşil de örgüt mensuplarına, "bilerek yardım etmek" suçundan tutuklandı.

ÇETEYİ ORTAYA ÇIKARAN OPERASYON

Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi'nin yaklaşık 5 aydır Ankara, İstanbul ve Bursa'da eş zamanlı olarak sürdürdüğü Çağrı operasyonu çetenin ortaya çıkmasını sağladı. Polis, önce Diyarbakır'dan 11 yıl önce Bursa'ya gelen örgüt lideri Ahmet K. ve kendisi gibi PKK'ya yardım ve yataklıktan sabıkaları bulunan İbrahim A., Hamit B, PKK itirafçısı Medeni K.'yı, sonra da 28 kişiyi daha gözaltına aldı. Polisteki sorgulamaları tamamlandıktan sonra adyiyeye sevkedilen suç örgütünün lideri Ahmet K. ile birlikte Medeni K., Hasan K. İbrahim A., Kadir A., Cebbar Ç., Hamit B., Hasan B., Aydın U., Fırat A., Selim Ç., Mehmet Şirin Ç., Salih K. ve Serhat H., tutuklandı; 14 sanık ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

GENELKURMAY SORGULADI

Bu şahısların mahkemede verdikleri ifadede İl Jandarma Alay Komutanı Albay Aydın Yeşil ile Uzman Çavuş Taşkın Akgün'ün de isminin geçmesi üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Er, soruşturmada "gizililik" kararı alarak Yeşil ve Uzman Çavuş Akyün'ün ifadelerine başvurulmasına karar verdi. Batman'dan 2004 yılında Bursa'ya atanan Albay Yeşil, Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen bir heyet tarafından 4 gün sorgulandı. Sorgulamanın ardından önceki gün Albay Yeşil ile Uzman Çavuş Taşkın Akgün, önce savcılığa, ardından da nöbetçi mahkemeye sevkedildi. Yeşil ve Akgün, nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak, Gölcük Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Albay Aydın Yeşil'in, Cabbar Ç.'nin, Yalova yolundaki Dürdane rampasında bir kişinin ölü bulunması olayının faillerinin yakalanmasında yardımcı olduğunu, bu kişilerin daha sonra tutuklandıklarını ifade ettiği öğrenildi. Aydın Yeşil'in, "Bunları örgüte yönelik istihbari çalışmalar amacıyla kullandık. Herhangi bir çıkar ilişkimiz söz konusu değildir. Bu kişiler sağda solda isim yapmak için benim adımı kullanmış olabilirler" dediği kaydedildi.

EMNİYET AMİRİ VE 3 POLİSE GÖZALTI

Başka bir suçtan dolayı askeri cezaevinde tutuklu bulunan ve 2003'te Şırnak'tan Bursa'ya gelen Akgün'ün ise operasyonda tutuklanan Medeni K. ile suç örgütünün yapısını çözebilmek için irtibat kurduğunu söylediği bildirildi. Operasyon kapsamında operasyon kapsamında 1 emniyet amiri ve 3 polis memuruda gözaltına alındı.

BURSA
Sivil mahkeme tutuklayabilir mi?

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun Askerlerin İşlediği Suçlarla ilgili 6'ncı maddesi şöyle: Madde 6 - Askerlerin, askerlikten vazifelerine veya suçlarına taallük etmeyen yahut askerler aleyhine işlenmiş olmayan suçlarını umumi mahkemeler görür. Askerlerin vazifelerinden hariç suçlarda asker olmayanların da alakaları varsa bunların muhakemesi umumi mahkemelerde görülür. Asker olmayanların muhakemelerine her halde umumi mahkemelerde bakılır."

Örgütün 300 trilyon geliri var

Topladığı paraları PKK'ya aktardığı ileri sürülen PKK itirafçısı Ahmet Karakaş liderliğindeki suç örgütünün 300 trilyon liralık sermayesi bulunduğu, örgütün piyasadan 5 trilyon alacağı olduğu bildirildi. Sanıkların Bursa'daki BUTTİM'de kurdukları hayali "Net Finans" isimli işyerinde tefecik yaptıkları, borçlandırdıkları kişilerin fabrikalarını cüzi fiyatlarla aldıkları iddia edildi. Şehirdeki tefecilik piyasasında nam salan Ahmet K'nın liderliğinde kurulan örgütte 5 kişinin okuma yazma dahi bilmediği tespit edildi. Ahmet K.'nın üzerinde resmi olarak hiçbir mal varlığı bulunmamasına rağmen, bir çay ocağı, spor tesisleri, düğün salonları, 4 tane tekstil fabrikası olduğu öne sürüldü. Örgütün yakalanmamak için cep telefonu kullanmayıp, her gece şehrin en lüks otellerinde toplantı yaptığı, her olayda farklı bir silah kullandığı belirtildi. Örgüt üyelerinin yakalanmamak için kullandıkları silahları hemen başka bir yere gönderdikleri, imzalattıkları çekleri ise en az 5 kişiye ciro ettirerek, asıl borçluya ulaşılmasını zorlaştırdıkları belirlendi.

Üçgen çete önce Yüksekova'da ortaya çıkmıştı

1996'da adı duyulan "Yüksekova Çetesi" oluşumda da bir tabur komutanı, PKK itirafçısı, bazı askeri personel ile polis memurları ve korucular, adam kaçırma ve öldürme, eroin ve silah kaçakçılığı gibi suçlardan yargılanmıştı. Şemdinli olaylarında "Mutkili Ali" lakaplı Astsubay Ali Kaya ile PKK itirafçısı Veysel Ateş'in de 'yukarıdan' emir almadan yasadışı bir girişimde bulunamayacağı" belirtilmişti. Bursa'daki "Çağrı Operasyonu" da, "komutan-askeri personel-PKK itirafçısı" üçlüsü olarak kayıtlara geçti. Uzman Çavuş Taşkın Akgün'ün adı Şırnak'ın Silopi ilçesinde 25 Ocak 2001'de jandarma komutanlığına girdikten sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve ilçe yöneticisi Ebubekir Deniz ile ilgili olayda da geçiyor. O dönemde Avukat Tahir Elçi, AİHM'de Türkiye'nin bu olay nedeniyle mahkûm edildiğini hatırlatarak, dönemin Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı Levent Ersöz, İstihbarat ve Sorgu Birimi'nde görevli Taşkın Akgün ile sorumluluğu bulunan diğer kişiler hakkında dava açılmasını istemişti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious