Birand, Çevik Bir'in mağduru olmuş

Birand, Çevik Bir'in mağduru olmuş.5151
  • Giriş : 07.03.2009 / 16:53:00
  • Güncelleme : 07.03.2009 / 16:59:12

Çevik Bir'in arkasında olduğu grup Mehmet Ali Birand'ı da mağdur etmiş.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Nazlı Ilıcak'ın yazıları hakkında yargıya baskı yaptığı Zaman tarafından belgeyle kanıtlanan 28 Şubat'ın Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in medyayla ilgili vukuatları bu kadarla sınırlı değil.

Çevik Bir'in arkasında bulunduğu grubun mağdur ettiği önemli isimlerden biri de gazeteci Mehmet Ali Birand. Zaman'a konuşan Birand, Bir'in, 32. Gün programını baskıyla yayından kaldırttığını iddia etti. Erol Aksoy'un Show TV'nin sahibi olduğu günlerde yaşanan gelişmeyi Birand şu sözlerle aktardı: "Çevik Bir, Erol Aksoy'u tehdit etmişti. Açıkça Aksoy'dan 32. Gün'ün yayından kaldırılmasını istedi ve emeline de ulaştı."

28 Şubat sürecinde yazdığı sivil ve demokrat içerikli yazılarla dikkat çeken Birand'a yönelik ilk yaptırım, 22 Mart 1998'de askerî tesislere girmesinin yasaklanmasıyla gerçekleşmişti. Arkasında Çevik Bir'in olduğu yazılı bir metinle "Ülkenin birlik ve bütünlüğünü rencide edici gerçek dışı haber yayınlamak." gerekçesiyle yaptırıma tabi tutulan Birand'ı gündeme getirecek esas olay ise 'andıç'tı. 1999 yılında PKK'nın iki numaralı adamı Şemdin Sakık'ın ifadeleriymiş gibi gösterilen haberlerde Mehmet Ali Birand'ın PKK'ya danışmanlık yaptığı ve yardım ettiği iddiası ortaya atılmıştı. Şemdin Sakık'ın mahkemede söylediği "Benim böyle bir ifadem olmadı." sözlerinin ardından, bunun bir iftira olduğu ortaya çıkmıştı.

Umur Talu: İşten atılmam için Doğan'a baskı yapmış

28 Şubat sürecinin medyadaki mağdurları bir bir gün yüzüne çıkıyor. O dönemde Milliyet'te yazarlık yapan Umur Talu, dün Sabah'taki köşesinde Çevik Bir'in, kendilerinin atılması için Aydın Doğan'a yaptığı baskıyı yazdı. Bir'in baskısına rağmen Doğan'ın direndiğini ifade eden Talu, kendisinin yanı sıra Milliyet'ten Taha Akyol, Yalçın Doğan, Nilgün Cerrahoğlu, Şahin Alpay hatta o dönemin genel yayın yönetmeni Derya Sazak'ın kovulmasının istendiğini belirtti. Hürriyet'in kendilerini 'içimizdeki hainler' diyerek ilan ettiğini yazan Talu, Radikal'den Koray Düzgören'in de bu mağdurlar arasında yer aldığını açıkladı. Doğan Grubu'nda 'istenmeyen yazarlar' ile Çevik Bir arasındaki yemeğe katılmadığını da deklare eden Umur Talu, geçen yıl Aydın Doğan'ın kendisine yazdığı mektupta yer alan '28 Şubat'ta kurtarması için ellerime sarıldı' ifadesinin de gerçek dışı olduğunu açıkladı. 28 Şubat döneminde, Kanal 7'de ana haber bültenini sunan gazeteci Ahmet Hakan da, Çevik Bir'in kendisini devre dışı bırakmaya yönelik girişimleri olduğunu söyledi. İstanbul, Zaman

Yargıya emir veren Bir'e barolardan tepki yağıyor

28 Şubat sürecinde, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir'in gazeteci Nazlı Ilıcak'ın ceza alması için savcıya baskı yapmasına baro başkanları sert tepki gösterdi. Kayseri Baro Başkanı Ali Aydın, ortaya çıkan belge ve bilgilerin hukuk ve demokrasi dışı olayların nerelere kadar uzandığının göstergesi olduğunu söyledi. Aydın, "Belgeler ibret vesikası. Bu tür kanunsuzlukların gelecekte yaşanmaması için ders alınmalı." dedi. Eski Sivas Baro Başkanı Mustafa Coşkun ise şöyle konuştu: "28 Şubat döneminde Çevik Bir tarafından yazılan yazı, açık bir emirdir. Anayasa'yı açıkça ihlal anlamına gelen eylemleri sergileyenler, makam ve mevkileri ne olursa olsun yargı önünde hesap verebilmeli. Cumhuriyet savcıları görevlerini yerine getirmelidir." Afyonkarahisar Baro Başkanı Celal Mümtaz Akıncı ise Çevik Bir'in yargıya baskısı hakkında şunları söyledi: "28 Şubat'ta siyasete, adalete ve demokrasiye müdahale edenler cezasız kaldı. Yargıya verilen emirleri gösteren belgeler yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Bu belgeler doğrultusunda yargı mekanizmasının harekete geçerek, demokrasiyi baltalayanlar hakkında yasal süreç başlatması gerekir. Fakat savcılar darbeciler hakkında dava açmaya çekiniyor." Gümüşhane Baro Başkanı Ali Haydar Dereli ise şu görüşleri dile getirdi: "Her türlü talep ve rica emirdir. Bu, mahkemelere müdahaledir. Hukuksuzluğun örneğidir. Çevik Bir hakkında soruşturma açılmalı ve yargılanmalı." Çankırı Baro Başkanı İdris Şahin'in belgeler hakkında yorumu ise şöyle: "Demokrasiye müdahaleleri kınıyoruz. Çevik Bir'in yaptığı, karşılığını bulmalı. Mutlaka hesabını vermeli."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*