Bize destek verin!

  • Giriş : 27.09.2006 / 00:00:00

Merkez Bankası Başkanı Yılmaz sanayicilere seslendi:"Bizim enflasyon hedefini tutturmak için yaptığımız çabalara destek verin" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, sanayicilere seslenerek, "Bizim yüzde 4'lük enflasyon hedefini tutturmak için yaptığımız çabalara destek verin. Bu sizin şikayet ettiğiniz önünüze görememe hususunu da çözümüdür." dedi.

Yılmaz, enflasyondaki hedefin tutturulamaması ve sürekli hedef değiştirilmesi halinde sanayicinin önünü görememe sorununun da daha karmaşık hale geleceğini söyledi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, ''Dalgalı kur rejimi altında bu tarz oynaklıklar, gerek dışsal unsurlara, gerekse ülkemizden kaynaklı gelişmelere bağlı olarak yaşanmaktadır ve gelecekte de yaşanabilir''dedi.

İSO Meclis toplantısın katılan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, enflasyonla mücadelede alınan mesafe ve elde edilen kazanımların, gerek yasal çerçevede gerekse uygulamada bağımsız bir merkez bankasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Bu nedenle toplumun tüm kesimlerinin Merkez Bankası'nın bağımsızlığı konusuna özellikle dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu: "Bu çerçevede kimsenin şüphesi olmasın ki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası sahip oluğu araç bağımsızlığını nihayi hedefi olan fiyat istikrarını sağlamaya yönelik olarak hiçbir tereddüt göstermeden ve her türlü riski dikkate alarak kullanmaya ve bu konuda gerekli uyarıları yapmaya devam edecektir."

'2002 YILINDAN BUGÜNE YAKLAŞIK 43,7 MİLYAR DOLARLIK NET DÖVİZ ALIMI GERÇEKLEŞTİ'

Döviz kurlarının piyasa koşulları altında belirlenmesinin, Merkez Bankasının döviz piyasalarında hiç işlem yapmayacağı anlamına gelmediğine işaret eden Yılmaz, ''Merkez Bankası döviz piyasalarında, temel olarak iki amaçla işlem yapmaktadır. Bunlardan ilki rezerv biriktirme amacıyla, piyasada döviz arzının yüksek olduğu dönemlerde, şeffaf ve kurala bağlı yöntemlerle yaptığımız günlük döviz alım ihaleleridir. Döviz rezervimiz son dört yılda yüzde 180 oranında

artarak 15 Eylül 2006 tarihi itibarıyla 56,8 milyar dolara ulaşmıştır'' diye konuştu. Yılmaz, döviz piyasalarındaki ikinci tür işlemlerinin ise döviz kurlarında oluşan veya oluşabilecek olan aşırı oynaklıkları önlemek amacıyla, oynaklığın nedenlerini ve potansiyel sonuçlarını dikkate alarak yaptıkları doğrudan müdahaleler olduğunu anlattı. Durmuş Yılmaz, şunları kaydetti:''Bu müdahaleler; Merkez Bankasının döviz piyasasına girerek döviz alması veya satması şeklinde olabileceği gibi, duyuru ve sözlü uyarılarla da olabilmektedir. Ancak yaptığımız bu müdahaleler, rezerv biriktirme amacıyla yaptığımız ihalelerden farklı olarak, mekanik uygulamalar değildir. Her durum kendi koşulları altında özel olarak değerlendirilmekte ve müdahale kararı buna göre alınmaktadır.'' Yılmaz, Merkez Bankasının döviz piyasasında yaptığı bu iki tür işlemle 2002 yılından bugüne yaklaşık 43,7 milyar dolarlık net döviz alımı gerçekleştirildiğini bildirdi.

"GEREĞİNDEN FAZLA OLUMSUZ ALGILANDI"

Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz politikaları nedeniyle, 2006 yılı ilk çeyreğinden itibaren uluslararası likidite koşullarının gelişmekte olan ülkeler aleyhine değişmesinin, diğer tüm gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye'yi de

olumsuz etkilediğine işaret eden Yılmaz, "Ancak, bu dönemde enflasyon, cari açık ve siyasi konularda yurt içi risk algılamalarının artması, Türkiye'de görülen etkinin diğer ülkelere kıyasla daha güçlü olmasına yol açmıştır. Bu etkilere bağlı olarak iki aylık bir süre içinde yurt dışına bir miktar sermaye çıkışı yaşanmıştır. Burada dikkat çeken unsur, bu çıkışların büyük bölümünün yerleşiklerin döviz satışlarıyla karşılanmasıdır. Otuz yıllık enflasyonist geçmişi olan bir ülkede beklentilerdeki kırılganlığı, sadece beş yıllık bir geçmişe dayanan yapısal kazanımlarla kalıcı bir şekilde ortadan kaldırmak oldukça güçtür. Bu nedenle tüm gelişmekte olan ülkelerde finansal çalkantıların yaşandığı bu son dönemde, Türkiye'de yabancı çıkışlarından kaynaklanan kısa vadeli piyasa hareketleri, makroekonomik temellerde kalıcı bir bozulma olmadığı halde, gereğinden fazla olumsuz algılanmıştır.''

'DALGALI KUR REJİMİNDE OYNAKLIKLAR HER ZAMAN OLUR'

Son dönemde de ''İkinci dalga geliyor'', ''Piyasalar tekrar dalgalanacak'' söylemlerinin gündemde sıklıkla yer aldığını dikkat çeken Yılmaz, ''Daha önce de birçok defa vurguladığımız bir hususu tekrarlamakta fayda

görüyorum. Dalgalı kur rejimi altında bu tarz oynaklıklar, gerek dışsal unsurlara, gerekse ülkemizden kaynaklı gelişmelere bağlı olarak yaşanmaktadır ve gelecekte de yaşanabilir'' dedi. Bu kapsamda dalgalı kur rejimini uygulamaya başladıkları 2001 yılından bugüne kadar, Türkiye'nin toplamda 8 defa bu tarz dalgalanmalar yaşadığını ifade eden Yılmaz, ''Ancak mevcut ekonomik programa ve yapısal reformlara kararlılıkla devam edildikçe ve makroekonomik temeller kuvvetlendikçe bir yandan Türk parasının değer kazandığı ana eğilime geri dönülmüş, bir yandan da bu tür dalgalanmaların ekonomimiz üzerindeki olumsuz etkisi daha az olmuştur'' diye konuştu.

'BİZ HİÇBİR ZAMAN CARİ AÇIĞIN BİR SORUN OLMADIĞINI SÖYLEMEDİK'

2001 yılından bu yana yaşanılan yüksek büyüme sürecinin cari açıktaki artışı da beraberinde getirdiğini belirterek, "Biz Merkez Bankası olarak hiçbir zaman cari açığın bir sorun olmadığını söylemedik. " dedi. Yılmaz, "Yanlızca cari açığın boyutundan çok sürdürülebilir olup olmadığına ve bu çerçevede nedenlerine ve ne şekilde finanse edildiğine bakılması gerektiğini söyledik." diye konuştu.

"HALKIN DÖVİZ BÜROLARININ ÖNÜNE YIĞILMASINI ENGELLEMEMİZ GEREKİRDİ."

Konuşmasının ardından meclis üyelerini dinleyen ve sorularını cevaplandıran Durmuş Yılmaz, bir soru üzerine, dalgalı kurda kurun serbest piyasa şartlarında sekillendiğini, Merkez Bankası olarak kura müdahale etmediklerini belirterek, Mayıs- Haziran dönemindeki müdahaleyi savundu. Yılmaz, "Halkın döviz bürolarının önüne yığılmasını engellememiz gerekirdi." dedi.

Bir üyenin 'Yeni sistemde önümüzü göremiyoruz' şeklindeki şikayeti üzerine, sanayicilere seslenerek, "Bizim yüzde 4'lük enflasyon hedefini tutturmak için yaptığımız çabalara destek verin. Bu sizin şikayet ettiğiniz önünüze görememe hususunu da çözümüdür." dedi.Yılmaz, enflasyondaki hedefin tutturulamaması ve sürekli hedef değiştirilmesi halinde sanayicinin önünü görememe sorununun da daha karmaşık hale geleceğini söyledi. Sanayicinin önünü görebilmsi ve karar alırken enflasyon olgusunu düşünmemesi için fiyat istikrarına yöneldiklerini belirten Yılmaz, tedbir almaya devam edeceklerini vurguladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious