Bize uzanan eli boş çeviremeyiz

  • Giriş : 10.09.2006 / 00:00:00

Başbakan Erdoğan: "Türkiye artık sorunların çözümüne katkı yapması beklenen bir ülkedir"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, küreselleşen dünyada ülkelerin çıkarlarının sadece sınırların güvenliğiyle sağlanamayacağını söyledi. Tarihsel mirası ile Türkiye’nin kendisine uzatılan eli boş çevirmeyeceğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin artık sorunların çözümüne katkı yapması beklenen bir ülke olduğunu söyledi.



Kendisini protesto eden Ülkücülere de cevap veren Erdoğan, "Birlik, beraberlik, sabır ve metaneti elden bırakmayacağız. Doğrusu bugün burada bunu görmeyi çok arzu ederdim. Ama ne yazık ki bunun hazzına varamayanlar veya varmak istemeyenler de var. Türkiye Cumhuriyeti’ne başbakan olan bir Türk evladına farklı yerleri yakıştıranlara Türk milleti prim vermeyecektir." dedi.



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dört bakanla birlikte Bilecik’in Söğüt ilçesinde 725.’si gerçekleştirilen Ertuğrulgazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’ne katıldı. Başbakan Erdoğan’ın katılımıyla oluşan kortej, Söğüt Hükümet Konağı önünden Ertuğrulgazi’nin Türbesi’ne kadar yürüdü. Mehter takımı eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşte Türkiye’nin değişik illerinden gelen vatandaşlar Erdoğan’a sevgi gösterilerinde bulundu. Erdoğan da vatandaşları selamladı.



Yürüyüş sırasında zaman zaman da ülkücü gruplar Erdoğan’a tepki gösterdi. Ertuğrulgazi Türbesi’nde dua eden Başbakan Erdoğan daha sonra tören alanının yanındaki çadırları gezdi. Başbakan Erdoğan sevgi gösterileri ve protestolar eşliğinde şenlik alanına geçti. Başbakan Erdoğan’ın protokol tribünündeki yerini almasıyla birlikte tribünleri dolduran AK Partililerin sevgi gösterileri, Ülkücülerin ise protestoları dinmek bilmedi.



Konuşmaların ardından kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, Osmanlı’nın tesadüfi bir eser olarak ortaya çıkmadığını ifade etti. Erdoğan, zor bir coğrafyada asırlar boyunca barış ve adaletin bayraktarlığını yaptığını hatırlattı. Erdoğan, Uzakdoğu’dan, Balkanlardan Bosna Hersek’e, Ortadoğu’da Filistin’den Lübnan’dan, Afrikaya kadar bugün hala Osmalı’nın sağladığı barış ve adaletin özlemle arandığını kaydetti. Başbakan Erdoğan, "Hala çekildiği coğrafyalarda Osmanlı’nın yokluğu hissediliyor. Osmanlı’nın çekildiği topraklarda hala istikrar arayışı devam ediyor. Bunları sadece ecdadımızla övünelim diye söylemiyorum. Osmanlı’nın kuruluşunda ve yükselişinde bizim için büyük dersler var diye anlatıyorum. Bu derslerden nasibini alanlara ne mutlu." dedi.



Üstü kapalı olarak Lübnan’a asker gönderilmesinin gerekliliğine işaret eden Erdoğan şunları söyledi: "Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Ortaasya’da, Uzakdoğu’da ve Afrika’da istikrarsızlık hala sürüyor. Buralardaki dost ve kardeş ülkeler çok acılar yaşadı ve hala yaşıyor. Bu çok önemli coğrafyada tarihin kritik dönemecinde bize yine çok önemli görevler düşüyor. Zira biz mazisi olmayan bir millet değiliz. Kökleri derinlerde olan bir milletiz. Ülkeler küresel ve bölgesel olmak üzere ikiye ayrılıyorsa benim tasnifime göre dönemsel ve tarihsel aktörler olarak ayrılmalıdır. Bazılarının gücü dönemsel şartlardan kaynaklanabilir. Şartlar değişince de miadları dolar, sahneden çekilirler. Ama bilelimki bizim zayıflığımız dönemseldir. Biz tarihe istikamet veren kenarda kalamayacak, yüzeyde durmayacak kadar tarihte derinliği olan bir milletiz. Böyle bir millet tarihe sırtını dönemez, mazimizin bize yüklediği sorumluluklardan kaçamayız. Osmanlı’nın medeniyet birikimi ve devlet tecrübesi üzerinde kurulan Cumhuriyetimiz bölgesinde ve dünyada bir istkrar unsurudur. Bugün Türkiye dünyada hak ettiği itibar ve konuma yeniden kavuşmuştur. Sorunların çözümüne katkı yapması istenen bir ülkedir. Bunun da böyle bilinmesi gerekir. Yaşadığımız küreselleşme çağında artık ülkelerin çıkarları sadece sınırlarının güvenliğiyle sağlanamamaktadır. Başka devletler gibi bizimde çıkarlarımız, etkimiz geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. İçe kapalı bölgesel ve küresel gelişmelere kayıtsız kalarak çıkarlarımızı ve güvenliğimize yönelen tehditleri bertaraf edemeyeceğimiz açıktır. Ecdadımızdan emanet aldığımı bu aziz vatanı geçmişiyle, birikimiyle milletçe geleceğe taşımak için gelişmelerin içinde aktif rol almak zorundayız. Daima zulmün karşısında adaletin yanında yer alacağız. Zira bizim çıkarlarımız barış ve istikrardadır. Bize uzanan elleri boş bırakamayız, bizden yardım isteyenlerin sesine sağır olamayız. Dost ve kardeş milletlere zor zamanlarında sırt dönmeyi kimse bizden beklemesin. Biz öyle bir ecdadın torunuyuzki ta Hint yarımadasındaki zulme seyirci kalmayıp donanma göndermiştir."



Türkiye’nin ali menfaatlerini sınırlarımızın içinde de dışında da koruyacaklarını söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin geleceğinin başkalarının insafına terk edilemeyeceğini kaydetti. Türkiye’nin toprakları 780 bin kilometrekare olsada etki alanının tarihten gelen mirasla 22 milyon kilometrekareden daha geniş alana uzadığını ifade eden Erdoğan, ufku coğrafi sınırlarla mahdut kalanların zannettiği gibi Kudüs, Beyrut, Bağdat, Kahire, Hicaz, Bakü ve Saraybosna’nın Ankara’ya uzak mesafeler olmadığını dile getirdi.



Türk medeniyetinde insanlara dillerine, dinlerine, ırklarına göre muamelenin yeri olmadığını kaydeden Erdoğan, nifak tohumlarının bu topraklarda yer edinemeyeceğini söyledi. Millet olarak çok acılar çekildiğini ama milletçe birlik ve beraberlikten taviz verilmediğini belirten Erdoğan, ’’Bunlar üzerinde yanlış hesap yapanlar bilsinlerki gayretleri boşadır." şeklinde konuştu.



Konuşması süresince kendisini protesto eden Ülkücülere de cevap veren Erdoğan, "Şu alan siyasi partilerin şov yeri değildir. Şu alan birlik ve beraberlik alanıdır. Bu alanda sevgi olmalı, saygı olmalı. Sabrı ve metaneti elden bırakmayacağız. Doğrusu bugün burada bunu görmeyi çok arzu ederdim. Ama ne yazık ki bunun hazzına varamayanlar veya varmak istemeyenler de var. Bu zihniyette olanlara şunu hatırlatırım, Türk milleti bu tür gerginliklere prim vermiyor. Türk milleti manevi değerlerini kendi tahakkuku altına almak isteyenlere de prim vermeyecek. Türkiye Cumhuriyetine başbakan olan bir Türk evladına farklı yerleri yakıştıranlara da prim vermeyecek. Bunu da böyle biliniz. Bu tür yakıştırmaları yapanlar önce aynaya baksınlar. Şahsım olarak tüm hakaretleri duymuyorum ve hakkımı helal ediyorum." dedi.



Şenliklere Büyük Birlik Partisi(BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. Partililerin sevgi gösterileri arasında şenlik alanına gelen iki lider de Başbakan Erdoğan’la yan yana gelmedi. Protokol tribününde Başbakan’a uzak mesafede oturan Bahçeli ve Yazıcıoğlu şenlikleri izledi.



Şenlik, AK Partililerle Ülkücülerin slogan yarışına da sahne oldu. Zaman zaman arbedelerin yaşandığı protestolarda polis taşkınlık çıkaranlara biber gazıyla müdahale etti. Vatandaşlara pankart açtırmayan polis, hem AK Partililerin hem de Ülkücülerin açtıkları pankartları hemen topladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious