Bölge uzmanları sınır ötesi harekâta ne diyor?

Bölge uzmanları sınır ötesi harekâta ne diyor?.14149
  • Giriş : 16.06.2007 / 08:25:00
  • Güncelleme : 16.06.2007 / 08:33:49

Türkiye, Kuzey Irak'a yapılacak olası bir sınır ötesi harekatı yoğun bir şekilde tartışıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Askerî cenahın sınır ötesi harekât için onay beklediği bir zeminde siyaset cenahından yükselen sağduyulu ses, harekâtın rengini daha anlaşılabilir bir kıvama çekmiş gözüküyor. Yapılan son Güvenlik Zirvesi ile her iki cenahın ortak bir noktada karar kıldığı anlaşılıyor. Kuzey Irak'a sınır ötesi bir operasyon ihtimalinin tartışıldığı şu günlerde, biz de konuyu Türkiye üzerine uzman olan isimlerle görüştük. Çarpıcı yaklaşımların yer aldığı bu çalışmada, bölge uzmanı yabancılar farklı açılardan harekâtı masaya yatırıyor.

Profesör Dr. Michael M. Gunter: Tennessee Teknoloji Üniversitesi Türkiye ve Ortadoğu Uzmanı

Profesör Robert Olson: Kentucky Üniversitesi Ortadoğu Politikaları Öğretim Üyesi, Türkiye Uzmanı.


Scott Taylor: Kanada merkezli Esprit de Corps'un editörü ve yayıncısı. 1991 Çöl Fırtınası operasyonunda savaş muhabirliği yaptı. Askerî uzman olan Taylar, 1996'da Quill Ödülü aldı. Gazetecilik başarısı nedeniyle Alexander Mackenzie Ödülü'nü aldı. Globe and Mail, Reader's Digest ve Media Magazin'de yazılar yazıyor. Savaş üzerine dört kitabı bulunuyor.

Dr. Kenneth Katzman: Ortadoğu Uzmanı, ABD Kongresi Araştırma Merkezi Üyesi.

***
Türkiye'nin K.Irak'a muhtemel bir operasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Michael M. Gunter: Türkiye'nin Kuzey Irak operasyonu büyük ölçüde, Türkiye'nin laik ordusunun AKP'ye karşı olanları ile her iki grup içinde PKK'ya karşı sert olanlar arasındaki bir iç çekişmenin sonucudur.

Robert Olson: Türkiye'nin büyük ölçekli bir askerî operasyonu -25-40 bin askerli- Türkiye'nin PKK teröristlerini Kandil Dağı'ndan temizlemenin dışında başka niyetleri olduğuna inanan Kürt grupların güçlü bir tepkisiyle karşılaşacaktır. Operasyon aynı zamanda fazlasıyla Kürt desteğine bağımlı olan ABD'nin de büyük tepkisini çekecektir. ABD, Türkiye'ye sadece Irak'ta değil, tüm Ortadoğu'da ve Avrupa'da, hatta IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar aracılığıyla baskı uygulayacaktır. Türk hükümeti, özellikle de ordusu, geniş kapsamlı bir operasyonun bağımsız bir Kürdistan'ın engellenmesi için gerekli olduğunu düşünebilir. ABD'nin 15-20 yıl sürebilecek Irak işgali sırasında Irak Kürtleri uluslararası alanda tanınmasa da politik egemenliği olan bir devlete dönüşecektir.

Scott Taylor: Türkiye'nin K.Irak'a yönelik herhangi bir askerî operasyonu sınırlı ölçekli olmalı ve belli bir hızda yapılmalı. PKK'lı aşırıcıların tek hedef olduğu netleştirilmeli ve Türk ordusunun Kuzey Irak'ı daimi olarak işgal etmeyeceğine dair niyetler açık edilmeli. ABD, Irak'taki hasmane bir ortamda uzun zamanlı işgalci kalmanın bedelinin ne kadar ağır olduğunu acı bir dersle öğrendi.

Kenneth Katzman: Iraklı Kürtler, PKK'yı operasyondan koruyamazlar. Türk sivil hükümeti ABD'ye öfkeli ve saldırıların durdurulması konusunda kararlılık var. Türk ordusunu da anlıyorum. İnsanlar bu konuda öfkeli.

Türkiye'nin davasında haklı olduğuna inanıyor musunuz?

M.G.: Elbette, terörizme karşı çıkmak Türkiye'nin hakkıdır. Bununla birlikte, Türkiye'nin iyiliği bunu zeki bir biçimde yapmasıdır. Kuzey Irak'a kapsamlı bir operasyon muhtemelen PKK'yı bitirmeyecektir. Aksine, PKK'ya içte verilen destek kurutulmalı, Türkiye'de yaşayan Kürtlerin sadık birer Türkiye vatandaşı olarak kalmaları için onlara yönelik reformlar yapılmalı. Büyük, kapsamlı bir operasyon, sorunu çözmekten ziyade karmaşıklaştırır ve muhtemelen Türkiye için bir felaket olur. ABD, operasyona karşı çıkar. İki ülke arasında bir silahlı çatışma muhtemel görünmüyor. Uzun zamandır müttefik olan bu iki devlet böylesine aptalca davranamaz. Ancak, kazalar yaşanır.

R.O.: Daha önce de belirttiğim gibi, ABD böylesi bir operasyona tümüyle karşı çıkacaktır; çünkü Irak'ı işgal kapasitesi felce uğrayacak bu da Irak'taki durumu öncekine oranla daha idare edilemez, şiddet içeren bir hale sokacaktır. Aynı zamanda, büyük bir operasyon, ABD'nin Irak petrollerini sömürme alanını da daraltacaktır ki ABD işgalinin ana sebebi de zaten bu petroldür.

S.T.: Türkiye, sadece vatandaşlarını teröristlere karşı korumanın ahlaki zorunluluğu içinde değil, aynı zamanda BM sözleşmesinin savaş önleyici askerî güç kullanma hakkını ifade eden kendini savunma hakkına da sahip. ABD, 2003 yılındaki Irak işgalini meşrulaştırarak kendini savunmak için dünyaya Saddam Hüseyin'in sözde kitle imha silahları konusunda yalan söyledi. Bu nedenle, ABD'nin, gerçek ve vaki olan bir tehdidi ortadan kaldırmak için Türkiye'nin benzer bir eyleme girişmesini kınaması zor olacaktır.

K.K.: Türkiye yanlış ya da doğru diyemem; ama saldırılardan dolayı sinirli, Iraklı Kürtlere öfkeli. Oradaki mülteci kamplarındaki durumlardan dolayı. Operasyon, Irak'taki güç dengesini tehlikeye atar. ABD güçlü bir şekilde tepki verecektir operasyona. Mesela, geçenlerde Türkiye, sınırı bir parça geçti ve ABD çok şiddetli tepki verdi ve Türkiye, askerlerini geri çekerek, operasyon yapmadığını açıkladı.

Kuzey Irak operasyonu nedeniyle ABD ve Türkiye arasında bir çatışma ihtimali var mı?

M.G: Türkiye'deki PKK baskınları ülke içindeki hücrelerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle öncelik ülke içi olmalıdır. Bir operasyon, ABD ile bir çatışmayı beraberinde getirebilir elbette. Ayrıca, Türkiye'nin AB üyeliğine de zarar verir. AB meselesi, Türkiye'nin yüzde yüz arkasında durması gerektiği ve ülkenin bölüneceği komplosu gibi mantıksızlıkların kenara bırakılması gereken bir mesele. İronik bir biçimde, Türkiye'yi modernleştirmek ve AB üyeliği aracılığıyla Atatürk'ün nihai hedefi olan çağdaş medeniyeti gerçekleştirmeyi isteyen AKP. Atatürk'ün mirasının takipçileri olduğunu söyleyen Ordu ve laikler ise şimdi AB'ye karşı çıkıyor.

R.O.: Türkiye, 40-50 bin askerle Irak'a girerse, ABD'nin şiddetli tepkisini alacaktır. Ancak 4-10 bin askerli bir operasyon iki ülke arasında diplomatik kanallarla idare edilebilir. Ancak, bu da Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı sorunları çözmez. ABD'nin Kürtlere desteği, Türkiye, İran ve Suriye içindeki Kürt milliyetçiliğini tetikliyor. İran ve Suriye'deki Kürt milliyetçiliği Ankara için bir sorundur. Türkiye de ABD de bunun farkında; ancak Irak'ta yaşanan başarısızlıklar nedeniyle ABD bu açmazı kabul etmeyi reddediyor.

S.T.: ABD, Irak işgali sırasında Kürtlerin desteğini alabilmek için Mesud Barzani ve Celal Talabani'ye çok fazla sözler verdi. Amerikalıların ihtiyacı olan son şey Kuzey Irak kentlerinde bir Kürt direnişi ile karşılaşmaktır (ve aynı zamanda güneyde çok sayıda peşmerge ABD güçleri ile beraber hareket ediyor). Tüm bu sözlere rağmen, ABD'nin Türkiye ile Kürtlere önerebileceğinden çok daha fazla büyük ortak olma ihtiyacı bulunmakta. Sonuç olarak, ABD Türkiye'ye sözlü azarlama ve ültimatomlardan daha fazlasını yapmayacaktır.

K.K.: Askerî bir çatışma mümkün değil. ABD bundan büyük bir kaygı duyardı.

Operasyon olası bir Kürt devletinin oluşumunu hızlandırır mı yoksa tersine sona mı erdirir?

M.G: Bağımsız bir Kürt devleti K.Irak'ta halihazırda yolda; çünkü Irak devleti başarısız bir devlet. Böylesi bir devlete karşı çıkmak yerine Türkiye (bölgedeki en güçlü ve modern ülke olarak) dost olmalı ve bu sayede onu Türkiye'nin meşru çıkarlarına hizmet edebilmeleri için istediği şekilde yönlendirebilmeli. Bununla birlikte, Kuzey Irak'a büyük bir askerî operasyon Kürt devletini hızlandırır ve Türkiye'ye karşı hasmane olmalarına neden olur.

R.O.: Elbette etkisi olacaktır. Irak'ta bir Kürt devleti için uygulamalı adımlar atılmış durumda. Aslında, bu devlet 2005 anayasasında da kabul ediliyor. Geniş kapsamlı bir Türk operasyonu, böylesi bir oluşumu engelleyecektir. Bununla birlikte, 5-10 bin kişilik bir harekât Kürt milliyetçiliğinin artmasına neden olacaktır. Türkiye şimdi zor seçimlerle karşı karşıya: Kürtlerin Irak'ta devlet kurmasına engel olunmazsa bu süreç işleyecek ve ABD tarafından desteklenecektir. Türkiye, büyük bir güçle müdahale eder ve Kürt devletini engellemede başarılı olursa, bu devlet kısa ömürlü olsa da Türkiye, İran ve Suriye'deki milliyetçilik yine tetiklenecektir. Özellikle Türkiye'nin nüfusunun büyük bir kısmını Kürtler oluşturuyor ve giderek politik açıdan şuurlu hale geliyorlar.

S.T.: Kuzey Irak'ta PKK'ya yönelik herhangi bir askerî operasyon, otonom Kürdistan bölgesinin ancak ve ancak komşu devletlerin işbirliği ve onayı ile mümkün olduğunu göstermeye hizmet edecektir. Diğer bir deyişle, Kürt bölgesi güvenlik güçleri kendi topraklarından teröristleri çıkarmaz ya da temizlemezse, diğerleri bunu onlar için yapar.

K.K.: Türkiye'nin planının bir parçası, Irak Kürtlerine bağımsız bir devlet olmamaları mesajı göndermek. Ama ana mesele PKK'nın yok edilmesi.

Operasyon, Suriye ve İran'ı rahatsız eder mi? Yoksa bu ülkeler de bir Kürt devleti konusunda endişe duyuyor mu?

M.G.: Suriye ve İran, operasyondan doğacak bir istikrarsızlıktan hoşlanmayacaktır. Ancak, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta boğulmasından da memnuniyet duyacaklardır.

R.O.: Evet, elbette. Şimdilerde Suriye de Kürt milliyetçiliğinden muzdarip. İran'da artan Kürt milliyetçiliği Türkiye ya da Suriye'deki kadar değil. Yine de İran için bir sorun. Şu anda, Kuzey Irak'ta yürütülen istikrarsızlaştırma operasyonları ABD, İsrail ve muhtemelen Avrupa Birliği menşelidir. Bu da, Türkiye'nin, Irak, İran ve Suriye'nin şu andaki en büyük sorununun Kürt milliyetçiliği olduğunu gösterir. Hatta, Kürt sorunu Ortadoğu'yu huzursuz eden en önemli jeopolitik ve jeostratejik sorundur. Çünkü, Kürt tehdidi ülkelerin Ortadoğu'da petrol ve gaza erişimi ve pazarlamasını direkt olarak etkilemektedir.

S.T.: Hem Suriye hem de İran, Türkiye'nin kaygılarını paylaşıyor ve bağımsız bir Kürdistan'ın bölgeyi istikrarsızlaştıracağını biliyor. Bununla birlikte, ABD'nin 'haydut devletler' listesindeki İran ve Suriye geriye yaslanmış Türkiye'yi izliyorlar (bir ABD müttefiki ve NATO üyesi laik ülke).

K.K.: Bu iki ülke de Türkiye'nin endişelerini paylaşıyor. Ancak onlara yönelik fazla bir saldırı yok.

Operasyon Türkiye-ABD ve AB ile ilişkileri nasıl etkiler?

M.G.: Böylesi bir operasyon Türkiye-ABD ilişkileri için felaket olur ve Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin yaratılmasını hızlandırır, ayrıca ABD'den destek göreceği için Türkiye'ye düşman olabilir. Türkiye, onlara büyük ağabey olmalı, bu da akıllı Türk devlet adamları tarafından yapılabilir.

R.O.: Bu operasyon, Türkiye ile ABD ilişkilerinde kayda değer bir durum yaratacaktır. Böylesi bir harekât, Washington'da Ortadoğu ve Basra Körfezi'ndeki çıkarlarına yönelik jeopolitik ve jeostratejik bir tehdit olarak algılanacaktır. Benzer şekilde, ABD'li kapitalistler de çıkar zararı algılamasına kapılacaktır.

S.T.: Amerika yakında Irak'ta başarısız olduğunu ilan edecektir. Bu da, Amerikan askerlerinin bu ülkeden çekilmesi ile sonuçlanacak ve Irak'taki mezhep kavgası şiddetlenecektir. Bu aşamada, ABD'nin Türkiye'ye tüm Ortadoğu'da bir istikrarın sağlanması için ihtiyacı olacaktır. Diğer bir deyişle, Kuzey Irak nedeniyle Türkiye ile yaşanacak bir kızışma, Amerika'nın uzun vadeli çıkarlarını zedeleyecektir.

K.K.: İlişkiler elbette bozulur. Ayrıca, zaten sıkıntılı olan AB üyeliği süreci de sekteye uğrar.

RÖPORTAJ: AYDIN KORKUT

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious