Borç alıp da kumarda mı kaybettik?

Borç alıp da kumarda mı kaybettik?.9811
  • Giriş : 07.11.2008 / 17:22:00

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, özel sektörün dış borcunu yönelik eleştirenlere değinerek, ''Bu parayı borç alıp da kumarda mı kaybettik?'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, özel sektörün dış borcunu yönelik eleştirenlere değinerek, ''Bu parayı borç alıp da kumarda mı kaybettik?'' dedi.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) yeni hizmet binası açılışı, vergi ödül ve başarılı ihracatçılar ile döviz kazandıran üye ve şirketlerine plaket töreninden önce Antalya İli Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında konuştu.

''Küresel Kriz ve Türkiye'' konusunda sunum yapan Hisarcıklıoğlu, genç girişimci ve kadın girişimcileri çok önemsediklerini belirterek, gençleri ve kadınların moral ve motivasyon sağlayarak girişimci ruhlarını ortaya çıkarmak istediklerini söyledi. Oda ve borsaların ocak ve şubat aylarında seçimleri olduğunu anımsatan Hisarcıklıoğlu, bu seçimlerde genç girişimciler ile kadın girişimcilerin ön plana çıkartılmasını istedi.

Dünya ticaretinin 1990 yılında 3 trilyon dolar, 2000'de 6 trilyon dolar, geçen yıl ise 14 trilyon dolar hacme ulaştığını anlatan Hisarcıklıoğlu, küresel ekonomide ABD, Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya'nın Süper Lig'de, Türkiye, Çin, Malezya, Hindistan, Malezya, Kore ve Rusya gibi ülkelerin de 1. Lig'de mücadele ettiğini ve Süper Lige çıkmak için uğraş verdiklerini kaydetti. Türkiye'nin rakiplerinin Çin, Malezya, Rusya ve Hindistan gibi ülkeler olduğunu ve Türkiye'nin kendisini bu ülkelerle mukayese etmesi gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, 2007'nin ikinci yarısından sonra dünyadaki ekonomik sihrin bozulduğunu söyledi.

Küresel çöküşün hikayesini anlatan Hisarcıklıoğlu, ''Küresel sistemin ilk krizini yaşıyoruz. Dolayısıyla daha önceden haritası çıkarılmamış topraklardan geçiyoruz. Kriz gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelere kayıyor. Kriz, mali sektörden reel sektöre kayıyor'' diye konuştu.

Türkiye'nin küresel kriz ortamına, büyüme temposunun düştüğü, dış cari açık ve özel sektörün dış borçlarının arttığı bir dönemde yakalandığını öne süren Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

''Türkiye gelişmiş ülkelerin yakalandığı krize 2001'de yakalanmıştı. Bu krizde bizim farkımız, 4-5 yılda bir krizle karşılaştığımız için daha tecrübeliyiz. Küresel krizin etkileri elbette olacak. Cari açık ve finansal sıkıntı olacak. Vergi gelirleri azalacak. Finansmanda, dış ticarette ve turizmde sıkıntı yaşanacak. Türkiye cari açığını Osmanlı'dan bu yana finanse edemedi. Cari açığı finanse edemediği zamanlarda da kriz yaşadı.''

Bu yıl Ağustos ayından itibaren yüksek cari açık ve finansman kalitesinin bozulduğunu, yabancı sermayenin kaçtığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, reel söktürün dış borcunun çok fazla olmasını eleştirenlere de kızdı. Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:

''Özel sektörün 191 milyar dolar dış borcu var. Reel sektörün bu kadar dış borcu olması eleştiriliyor. Bu parayı borç alıp da kumarda mı kaybettik? Ülkenin ihracatı 36 milyar dolardan 136 milyar dolara çıktı. Bu borçlanma ile Türkiye başarı hikayesi yakaladı. Bunları borçlanmadan nasıl yapacaktık? Türk özel sektörü son altı yılda 3 milyon kişiye istihdam sağladı. Bunları yapmasaydık da yeşil kartlı insan sayısı daha da mı fazla artsaydı? Türkiye'de her yıl 700 bin kişiye iş bulmak zorundayız. Türkiye'nin en büyük sorunu işsizlik. 2.5 milyon insan işsiz.''

Dışarda paranın olmadığını, malın değerinin arttığını, ihracat pazarlarında daralma yaşandığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ''İhracatta bir milyar dolar düşüş var. İhracatta bir milyar dolar eksi var. Turizmde de daralma yaşanabilir'' dedi.

Türkiye'nin bu kriz ortamında avantajlı yönleri olduğunu da dile getiren Hisarcıklıoğu, dünyada petrol fiyatlarının ve ham madde fiyatlarının düştüğünü, bunda da avantaj olduğunu söyledi. Faiz, döviz kuru ve enflasyonun yukarıya çıkacağını, yatırımların azalacağını ve ülkede büyümenin duracağını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

''Hemen hemen tüm sektörlerde daralma olacak. Zenginleşme, büyüme demektir. Büyüdükçe zenginleşirsiniz. Güçlü yönlerimiz de var. 2001 sonrası alınan tedbirler var. Mali disiplini korumalıyız. Şu anda kamu maliyesi iyi durumda. Bankacılık sistemi çürüklerini ayıkladı. Bankacılık şu anda çok güçlü. BDDK, SPK ve merkez bankası'nın kurumsal yapıları ve saygınlıkları çok daha önemli.''

Reel sektörün alması gerektiği önlemleri de anlatan Hisarcıklıoğlu, önerilerini şöyle sıraladı:

''Bu dönemde borçlu ve alacaklı vadesi birbirine uyumlu olmalı. Uyumlu değilse bankalardan kredi bile alamazsınız. Alacağınız hangi para cinsinde ise borcunuz da o para cinsinden olsun. Gelirden çok harcama yapmayın. Şimdi artık tam dişten artırma dönemi. Finansman Müdürü ve İş Geliştirme müdürlerinize iyi bakın. Bankalarla ilişkilerinizi güçlendirin. Devamlı iletişim içinde olun.

(Küçük olsun benim olsun) anlayışını bırakın. Aynı sektörde olanlar güçlerini birleştirsin. Şirketlerinizi kurumsallaştırın. Özellikle babalar işlerini bırakmadan önce kurumsallaşmaya önem versinler. Çocuklarına haksızlık etmesinler ve de özellikle kız çocuklarına haksızlık yapmasınlar. Farklılaşma ve markalaşma yaratın. Yenilikçi olun.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*