'Borç azalıyor, inanın önümüzde güzel günler var'

  • Giriş : 18.04.2006 / 00:00:00

Ekonomik istikrarla birlikte faizlerde meydana gelen hızlı düşüş, devletin borç yükünü de hafifletiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Söz konusu oran, 2000 yılında yüzde 57,5 seviyesindeydi. Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, gelinen noktayı “Bu rakam borç yükündeki çok ciddi düşüşün bir göstergesidir.” sözleriyle özetledi. Geçen yıl kamu kesimi toplam borcunda 2004 yılına göre yüzde 0,3 düzeyinde bir azalma olduğunu kaydeden Babacan, bunun ‘Cumhuriyet tarihinde bir ilk’ olduğuna dikkat çekti. Ülke ekonomilerinde moral faktörünün çok önemli olduğuna vurgu yapan Babacan, “Habire olumsuzluk pompalayanlar, habire ‘bir şeyler kötü gidiyor, bir şeyler olacak’ diyenler Türkiye’ye kötülük yapıyorlar. İnanın, Türkiye’nin önünde çok güzel günler var.” dedi.

Devlet Bakanı Babacan, düzenlediği basın toplantısında, geçen yıl cari açığın 23 milyar dolar olduğunu ifade ederek, “Bu da sık sık tartışılan, gündemde tutulmaya çalışılan ve bir problemin, felaketin habercisi gibi sürekli işlenen bir konu. Son üç yılda GSMH’ye oranla cari açığımız üç puan artmıştır. Aynı dönemde yatırımlara baktığınızda; GSMH’ye oranı 4,1 puan artmış. Cari açığı incelerseniz, bu tasarruf, yatırım rakamlarına mutlaka bakmak lazım. Bu konuyla ilgili yersiz endişelerin, korkuların sürekli işlenmesi hiçbir fayda sağlamıyor. Tam tersine ülkemize zarar veriyor.” değerlendirmesini yaptı. Kamuoyuna olumsuzluk pompalayanlara sert çıkan Babacan, ekonomilerde eğer moraller iyiyse, güven ortamı varsa, o ülkede işlerin iyiye doğru gideceğini, ekonomide göstergelerin yanı sıra psikolojik ortamın da büyük önem taşıdığını vurguladı. Makro ekonomik yapısı aynı olan iki ülke arasında morali iyi olanın birkaç ay içerisinde diğerinden daha iyi noktaya geleceğini anlatan Babacan’a göre endişelerin, korkuların egemen olduğu ortamlarda hem yatırımlar, hem harcamalar azalır, bu da ekonomik açıdan kötü sonuçlar doğurur. Babacan, Türkiye’nin önündeki tarihî fırsatın kaçırılması halinde tekrar yakalanmasının onlarca yıl alabileceği uyarısında bulundu.

Babacan, Merkez Bankası ataması için kendilerine Cumhurbaşkanlığı’ndan henüz ulaşan bir karar olmadığını da bildirdi. “Farklı bir ekonomik perspektife sahip olan kişileri işbaşına getirmemiz mümkün değil. Bağımsız kurum da olsa bizim ekonomik programımız çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Temel politikalarımızda değişikliğe asla gitmeyiz, farklı kişilerle çalışmamız da mümkün değil.” diyen Babacan, Merkez Bankası’nın kurumsal kimliğini kazandığını, kararlarını bu kimlik içinde aldığını vurgulayarak, “Atama sürecinde herhangi bir boşluk yoktur.” diye konuştu. Babacan, Başkan Vekili Erdem Başçı’nın ‘işini yapan; bilgi ve donanıma sahip’ olduğunu kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious