Borçlar Kanunu tümüyle değişiyor

Borçlar Kanunu tümüyle değişiyor.9716
  • Giriş : 02.11.2008 / 16:08:00

Borçlar Kanunu'nda tümüyle değişiklik öngören tasarı Çarşamba günü Meclis'te görüşülecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Borçlar Kanunu'nda tümüyle değişiklik öngören Türk Borçlar Kanunu tasarısı, 5 Kasım Çarşamba günü Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülecek. Geçtiğimiz Ocak ayında TBMM'ye sunulan ve Adalet Komisyonu'nca alt komisyona havale edilen tasarı ev sahibi-kiracı ilişkilerinden kefillik sistemine, alışveriş hukukundan çalışma hayatına kadar pek çok alanda önemli değişiklikler öngörüyor.

1926 tarihli Borçlar Kanunu'nda köklü değişiklikler öngören tasarının ilgili maddesi aynen kabul edilirse, kredi kullanan ya da taksitle alışveriş yapanların kefil bulması zorlaşacak. Çünkü tasarı eşinin onayını almayanların kefil olamamasını öngörüyor.

Yaklaşık 1 yıldır Meclis gündeminde bulunan Türk Borçlar Kanunu Tasarısı, 5 Kasım Çarşamba günü Meclis Adalet Komisyonu'nda ele alınacak. Ev sahibi-kiracı ilişkileri, kefillik, alışverişten çalışma yaşamına kadar pek çok konuda önemli düzenlemeler öngören tasarı 649 maddeden oluşuyor.

EŞ RIZASI OLMADAN KEFİL OLUNAMAYACAK

Tasarının kefilleri koruyucu temel hükümlerinden birisini, 'kefillerin, kanunun kendisine tanıdığı haklardan feragat edemeyeceğine' ilişkin tek cümlelik düzenleme oluşturuyor. Alacaklılar karşısında kefilleri koruyan bu hüküm genel nitelik taşıyor ve kefalet sonucunu doğuran tüm sözleşmeleri kapsıyor. Dost ve akrabalarını kıramadığı için kefil olan sonra da ailece mağdur duruma düşenleri koruyan önemli bir hükme yer verilen tasarıya göre, eşlerden biri ancak diğerinin yazılı rızasıyla herhangi bir borca kefil olabilecek. Söz konusu tasarıya göre, evli bir kişi eski kanun uyarınca bir borca kefil olmuşsa, bu kefaletin geçerli olması için eşinin rızası aranmayacak. Ancak, yeni yasa yürürlüğe girdikten sonra imzalanacak tüm kefalet sözleşmelerinde eşin rızası mutlaka aranacak. Alacaklı, borçlunun peşine düşmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden müteselsil kefili takip edebilecek. Verilen her türlü kefalet, 10 yıl sonra kendiliğinden ortadan kalkacak.

KİRACI-EV SAHİBİ İLİŞKİSİNİ YENİDEN DÜZENLİYOR

Türk Borçlar Kanunu Tasarısı kiracı-ev sahibi ilişkisini de yeniden düzenliyor. Buna göre, kira bedellerinde yapılacak artış, bir önceki yılın üretici fiyat endeksini (ÜFE) geçemeyecek. Konut ve iş yeri kiralarında depozito, 3 aylık kira bedelini aşamayacak. Dövizle yapılan kira kontratlarında, 5 yıldan önce artış yapılamayacak. Güvence olarak para verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, mal sahibinin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatıracak. Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemeyecek. Kiracı, kiralanan yeri sözleşmeye uygun olarak özenle kullanacak ve komşulara gerekli saygıyı gösterecek. Aksi halde kiracının sözleşmesi iptal edilecek.

GÜNLÜK YAŞAMDA NELER DEĞİŞECEK?

Tasarı alışveriş hukuku ve çalışma yaşamıyla ilgili düzenlemeler de öngörürken, aynen kabul edilmesi halinde günlük yaşamda şu değişiklikleri getirecek:

-Kumar ve bahisten doğan alacak hakkında dava açılamayacak ve takip yapılamayacak.

-Sözleşmelerde, güvenli elektronik imza kullanılabilecek. Güvenli elektronik imza, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracak.

-Ismarlanmayan bir malı alan kişi, söz konusu malı geri göndermek veya saklamakla yükümlü olmayacak.

-Tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetlerini yürüten kişiler, bu faaliyetlerin gerektirdiği izni veya ruhsatı almış olsalar bile, tehlike olgusunun doğurduğu zarardan sorumlu olacak. Bir başkasına ait bina veya diğer yapı eserlerinden zarar görme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu tehlikenin giderilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını hak sahiplerinden isteyebilecek.

-Hakim, sosyal güvencesi olmayan ve acil paraya ihtiyacı olan zarar görene, davalının ”geçici tazminat” ödemesine karar verebilecek.

-Satıcı, alıcıya karşı; satın alınan malda; alıcının beklediği yararları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki, ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olacak.

-İşveren; kadın ve erkek işçilerin cinsel tacize uğramamaları ve cinsel tacize uğramış olanların da daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri alacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*