Borcunu peşin ödeyen kârlı çıkacak

  • Giriş : 28.02.2006 / 00:00:00

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in onayını bekleyen prim affı kanunu, gözleri yüz binlerce borçlu sigortalıya çevirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Geçen haftadan bu yana okurların soru bombardımanı karşısında Zaman bir ilke imza atarak kanunu uygulayacak kurumla vatandaşı buluşturdu.

SSK ve Bağ-Kur'a prim borcu olan sigortalılara taksitli ödeme imkânı sunan kanunun Meclis'ten geçmesi on binlerce sigortalı için ‘son fırsat' olarak değerlendiriliyor. Kanundan faydalanmak isteyenler, nasıl müracaat edileceğinden ödeme şekline kadar pek çok soruya da cevap arıyor. Halen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in önünde bekleyen kanun, Resmi Gazete'de yayımlandığında yürürlüğe girecek. Zaman, okurlardan gelen pek çok soru içerisinde en çok merak edilenleri seçti ve kanunu uygulayacak kurumların genel müdürlerinin bilgisine başvurdu. İlk olarak Bağ-Kur Genel Müdürü Saner Güngör, kurumlarına bağlı sigortalıların sorularını cevaplandırdı. Genel soruların yanında konuyu 4 sigortalı örneği üzerinde durarak mevzuattaki teknik bilgilere açıklık getirdi. Kamuoyunda ‘prim affı' diye bilinen Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun hakkında Güngör şu cevapları verdi:

Bağ-Kur’lu olup da prim ödemelerini aksatanlar neler yapmalı?

Bağ-Kur prim borcu olanların kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Bağ-Kur il müdürlüklerine yazılı müracaat etmeleri gerekiyor. Herhangi bir ek süre getirilmeyeceği göz önünde bulundurulduğunda uygulamadan faydalanmak isteyenlerin 60 günlük süreyi iyi takip etmesinde fayda var. Başvuru sırasında, sigortalılıkların son durumlarını gösterir sigortalılık tespit belgesi istenilmektedir. Söz konusu belge, ilgili vergi dairelerinin yanı sıra meslek kuruluşları tarafından tanzim ve tasdik ediliyor. Yapılacak işlemlerin ardından sigortalılar, borç ödeme planını (peşin veya taksit) gösteren tabloya göre taksit tutarlarını ödemeye başlayacak. Tarihi gelen cari ay primlerinin ödemesi de aksatılmayacak.

Borçlara yapılan taksitlendirmeler ve uygulanacak faiz ile ilgili hesaplamalara örnek verebilir misiniz?

Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ile İlgili Kanun'un 2'nci maddesinde, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre 31 Mart 2005'e kadar ödenmesi gerekenlerle sadece Bağ-Kur’lular için 1 Nisan'dan günümüze kadar ödenmesi gereken borçlar ikiye ayrılıyor. Buna göre 1995 yılı Ocak ayı primi örneğin 100 YTL olsun. Bu tutar 1998 sonuna kadar olan dönem için her ay için yürürlükteki gecikme zammı oranları kadar artırılarak 1 Ocak 1999'a kadar getirilecek. 100 yeni lira, 1 Ocak 1999'dan itibaren bu kez aylık Toptan Eşya Fiyatları (TEFE, Ocak 2005'ten itibaren ÜFE olarak geçiyor) oranları kadar artırılarak yeniden hesaplanacak. Elde edilen her iki rakam toplanarak artırım oranı belirlenecek. Sigortalı anaparaya eklenen yeni borcu 60 aya kadar taksitlendirebilecek. 1 Nisan 2005'ten sonraki borçlar ise mevcut sisteme göre gecikme zammı ilavesi ile yine 60 taksitte ödenebilecek. Bunlara ÜFE uygulanmayacak. Hesaplamalar sonunda ortaya çıkan borç peşin ödenirse herhangi bir tecil ve taksitlendirme faizine maruz kalmayacak. Ancak taksitlendirme 12 ay olursa yıllık yüzde 4, 24 ay için yüzde 5 tecil faizi uygulanacak. Aynı oran 36, 48 ve 60 aylık taksitler içinse yüzde 6 olarak işlenecek. Altını bir kere daha çizelim. Peşin ödeme yapanlar, geriye dönük hesaplanan yeni borçlarına tecil faizi ödemekten kurtulacak. Baştaki örneğe geri dönersek Ocak 1995'teki 100 YTL'lik borç bugün takriben bin 200 Yeni Türk Lirası'na tekabül ediyor. Rakamın bin 150 yeni lirası gecikme zammıdır. Ancak yeni kanunun öngördüğü şekliyle borcun gecikme zammı 600 YTL'ye kadar düşecektir. Bu durumda toplam borç 650 yeni lira olup derhal ödeyen sigortalı yarı yarıya bir indirim fırsatı yakalıyor.

Toplam borcun ne kadarının tahsil edilmesini öngörüyorsunuz? Başvurulardan sonra borcun bir kısmını ödeyip yarıda bırakanların durumu ne olacak?

Yapılandırma talebinde bulunanların prim borçları 60 aya kadar taksitlendirilebilir. Bu durumda hesap edilen taksit tutarları ile birlikte cari ay primlerinin de ödemeleri gerekmektedir. Bir takvim yılı içerisinde 3 ay cari prim borcunu veya taksit tutarını ödemeyen sigortalı, taahhüdünü ihlal etmiş sayılacağından öncelikle talebi iptal edilecek. Ödenen tutarlar da prim borçlarına mahsup edilecektir. Bunu müteakiben yine aynı kanunun 11. maddesinde belirtildiği üzere Tebligat Kanunu'na göre bildirim yapıldığı halde borcun ödenmemesi halinde İcra İflas Kanunu hükümlerine göre icrai takibat başlatılacaktır. Sigortalıların sunulan ödeme imkânından azami derecede faydalanmasını bekliyoruz.

Peşin ödeme yapanlara kanunun öngördüğü indirimin dışında herhangi bir indirim yapılacak mı? Bilgi verir misiniz?

Söz konusu ödeme şeklini tercih eden sigortalılara kanunun öngördüğü indirimin dışında bir indirim yapılmayacak.

Ödemeler nereye yapılacak?

Vatandaşların primlerini kolayca ödeyebilmelerini teminen anlaşmalı banka şubeleri yanında, internet bankacılığı ve son olarak PTT ile tahsilat yapılabilmektedir. Kamuoyunda dile getirildiği gibi adreste tahsilat yapılması düşünülmüyor. Hem primlerin ödenebilmesinde herhangi bir sıkıntı yaşanmaması hem de gereksiz bir iş yükü getirilmemesi için bu tür bir uygulamaya gidilmeyecek. Ödeme yapmak isteyenler için sağlanan imkânların yeterli olması bekleniyor.

Faydalanmak isteyen işverenlerden 'vergi borcu yoktur' yazısı istenecek mi?

Yapılandırmadan yararlanacaklar için ‘vergi borcu yoktur' yazısı istenileceğine dair bir hüküm bulunmuyor.

Borç yapılandırmasına yanaşmayan sigortalılara ne tür bir işlem yapılacak?

Borçlar için ödeme cetveli talep etmeyenlerle ilgili, öncelikle bu kanunun 11. maddesindeki hükümlerle birlikte idarî ve icraî takibat yapılabilecek. Ayrıca 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların, kuruma yapılan bildirimde belirtilen süre içerisinde borçlarını ödememeleri veya eksik ödemeleri halinde ödemiş oldukları primlerin karşılığını ayın sonu itibarıyla veya ödemesi bulunmayanların tescil tarihi itibarıyla sigortalılıkları durdurulacak. Bu şahıslar ya da hak sahipleri sonradan bu sürelerin prim borçlarını, en son bulunulan basamağın başvuru tarihindeki tutarı üzerinden ödeyerek tekrar sigortalılığa hak kazanabilecek.

Kanunun çıktığı tarihle yürürlüğe girdiği tarih arasında oluşan borçlar için aynı taksit imkânı sunulacak mı?

Bu durumdaki borçlarla ilgili olarak kanundaki düzenlemeye göre işlem yapılacaktır. 31 Mart 2005'e kadar olan borçlarla birlikte 1 Nisan 2005 tarihinden kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki ayın sonuna kadar olan dönemde tahakkuk ettiği halde ödenmeyen borçlar yeniden yapılandırılacak. Aynı taksit imkânı sunulacaktır. Sadece talep süresi ile kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasındaki borç peşin olarak alınacak. Zira bu, cari prim olarak kabul edilmesi gereken bir borç olacaktır.

1980'den önce sisteme girenlerin hiç prim ödememiş olsalar dahi -25 yıl çalışma ve yaş haddini doldurmaları ile peşin 14 bin 700 Yeni Türk Lirası ödemeleri şartıyla- emekli olabilecekleri belirtiliyor. Bu doğru mu?

1980'li yıllarda Bağ-Kur'lu olmuş ve şu anda 45 yaşını aşmış; fakat Bağ-Kur'a prim ödememiş bir sigortalı yeni hesaplamayla sağlık primsiz 14 bin 700 YTL ödeyerek emeklilik dilekçesi verebilecek. Ödediği parayı da yaklaşık 3 yılda maaş olarak geri alabilecek. Ancak 14 bin 700 YTL'nin içinde 1 Nisan 2005'ten emeklilik dilekçesi vereceği tarihe kadar olan dönemin borçları yoktur. Mevcut gecikme zamları ilave edilerek bu dönem için ödeyeceği tutar ile sağlık primleri yukarıdaki rakama dahil değildir.

Bağ-Kur ile yeniden ödeme planı imzalayanlar ne zamandan itibaren sağlık hizmeti almaya başlayacak?

Ödeme planı imzalayanlardan borcunun yüzde 25'ini hemen ödeyenler ile 4 ay üst üste taksitlerini ödeyenler 4. ayın sonunda sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

SİGORTALILAR İÇİN 4 ÖRNEK

Üç ayrı işyerinde belli seneler çalıştım. 1985 yılında Almanya'dan kesin dönüş yaptım. Kanundan yararlanabilir miyim? Emekli olabilir miyim? Ne kadar prim ödemem gerekir? İçeride kalan param var mı? (Saniye Mahan)

1985 yılında Almanya'da kesin dönüş yaptığınız ve 3201 sayılı kanuna göre çalıştığınız süreleri belgeleyerek borçlanma talebinde bulunmadığınız (2 yıllık süre içerisinde) için bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Hiçbir sosyal güvenlik kanununa tabi olmayanların yurda dönüşten itibaren hangi kanuna tabi çalışması var ise o kuruma ve ev kadınlığında geçen sürelerin Bağ-Kur'a borçlanılması mümkün iken, Anayasa Mahkemesi'nin borçlanılacak süre ile ilgili iptal kararı, bu durumda olan ve yurda daha önce kesin dönüş yapanlarla ilgili tereddüt oluşturmuştur. SSK bu durumda olanların borçlanma yapamayacaklarına karar verirken, Bağ-Kur aynı konumdakilerin borçlanabileceklerine karar vermişti. Ancak uygulamada bakanlığın hukuk müşavirliğinin önceki görüşü doğrultusunda borçlandırılma yapılmamıştır. Mahkemelere açılan davaların kurum aleyhine sonuçlanması üzerine konu tekrar değerlendirilmiş ve konu kurumların yönetim kurullarına bırakılmıştır. Ancak henüz uygulama borçlandırılma yapılmaması yönünde devam etmektedir.

1978 yılında Gebze Esnaf ve Kefalet Kooperatifi'nde kaydım var. Bağ-Kur'a aktarılmamışım. Fakat şimdi aktarılabiliyor. Aynı zamanda SSK'dan emekliyim. 1987'de 6 bin 600 işgünüyle emekli oldum. Fakat malumunuz o zaman banından maaş alıyor. Onun için eğer bu haktan faydalanabilirsem çok iyi olur. Ne yapmam gerekiyor? Bu konuda aydınlatırsanız çok memnun olurum. (Vahdet İlhan, 1940)

1978 yılındaki Gebze Esnaf ve Kefalet Kooperatifi'ndeki kaydınız, Bağ-Kur'a aktarılamaz. Zaten bu kayıt sigortalılığa esas bir kayıt da değildir. Bu nedenle kanundan faydalanamıyorsunuz.

Eşim 1978-1993 arası vergi mükellefi idi. Bağ-Kur'da kaydı yapılmamış. 1993-1997 arası aile reisliğinden gelir mükellefi. Bu arada 348 gün SSK'sı var. 1998 yılından beri tekrar vergi mükellefi Bağ-Kur'u var. Geçen yıl Bağ-Kur'a müracaat ettik. Geriye dönük 1982-1993 arası kaydı yapıldı. 18 yıl 10 ay Bağ-Kur (borcu yok), 348 gün SSK (borcu yok)... Yeni yasa ile 1978-1982 arasında veya 1993-1998 arasında Bağ-Kur'a borçlanabilir miyiz? Emeklilik durumu nedir? (Nilüfer Türkmen)

1978-1982 tarihleri arasındaki vergi mükellefiyet sürelerini borçlanabilmeniz mümkün değildir. Bu hak en son 22 Mart 1985 tarih ve 3165 sayılı yasayla tanınmış ve süresi geçmiştir. 1993-1998 tarihleri arasındaki süre için de borçlanabilmenize imkan tanıyan düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, emekliliğinize ilişkin detaylı bilgi verilebilmesi için kimlik bilgileri ve sigortalılık bilgileriniz gerekmektedir. İlgili müdürlüğe müraacatınız halinde yeterli bilgi verilecektir.

1980 yılında SSK'lı olarak işe başladım. 8 yıl çalıştıktan sonra ayrıldım. 1 Ocak 2006'da isteğe bağlı olarak prim ödemeye başladım. Prim affından istifade edip emekli olabiliyor muyum? Aftan yararlanamazsam ne zaman emekli olabilirim? (Dönüm Bulan, 1955)

İsteğe bağlı sigortalılık nedeniyle oluşacak bir prim borcunuz bulunmamaktadır. Bu kanun sadece prim borcu olanlara taksitlendirme ve indirim imkanı tanımaktadır. Yoksa yeni prim borçlanmasına imkân vermemektedir. Bu nedenle sizin durumunuzdaki isteğe bağlı sigortalıların yapılandırılma talebinde bulunmaları yasal olarak mümkün değildir. Kimlik bilgileriniz yeterli olmadığı için ne zaman emeklilik hakkına sahip olacağınıza dair bilgi veremiyoruz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious