Boş yok! Oylar Mustafa Dolu'ya!

Boş yok! Oylar Mustafa Dolu'ya!.11282
  • Giriş : 07.03.2009 / 14:13:00

Güneş Gazetesi yazarlarından Neslihan Yavuz`un `MARKA` köşesinin konuğu olan Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Mustafa Dolu, Beyoğlu projelerini açık yüreklilikle anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yedi göbek İstanbullu bir ailenin kızı olarak İstanbul sevgimin sonsuzluğunu siz düşünün, İstanbul'a sonradan gelenler hep şunu derler Canım herkes İstanbul'a bir yerlerden gelir… Bende o zaman ukalalık yapıp “ Biz İstanbul'a alındıktan sonra yerleşen 4. aileyiz' derim. İstanbul'u artık terk etmek lazım diyenlere inat, olması gereken bir duyarlı vatandaş gibi en azından İstanbul için bir şeyler yapmaya çalışanlardanım. Ve bu duyguyla Vitali Hakko'nun 20 yıl önce kurduğu Beyoğlu Güzelleştirme ve Koruma Derneğinin üyesiyim. Şu andaki başkanımız Nizam Hışım önderliğinde derneğimiz Beyoğlu'na gerçekten bir belediye gibi hizmet vermektedir. Ve bir gün gazetedeyken Sorumlu Müdürümüz Mustafa Dolu'nun CHP'den Beyoğlu Belediye Başkan Adayı olduğunu duydum ve hemen Derneğimizin Başkanı Nizam Bey ile bir araya getirdiğim gibi sayfamıza da konuk aldım. Beyoğlu ile dolu dolu 'Mustafa Dolu…  

NY: Gazetemizde yılardır birlikte çalışıyoruz. Şimdi siz CHP'den Beyoğlu Belediye Başkanlığı'na adaylığınızı koydunuz. Gazeteciyken eksik gördüğünüz yönler nelerdi ve neler yapacaksınız? 

MD: Uzun yıllardan beri yazılarıma bakarsanız, birçok yazımın Beyoğlu ile ilgili olduğunu görürüsünüz. 1965 yılından beri Beyoğlu'nda yaşayan ve ağırlıklı olarak halkın içinden birisi olarak Beyoğlu'nun düzenlenmesinin yolu, bizim buraya el koymamızdır. Biz Beyoğlu'na el koyduk. Beyoğlu bundan sonra İstiklal Caddesi olmayacak. Bizim amacımız Beyoğlu'nun her tarafının İstiklal Caddesi gibi olmasıdır. Okmeydanı, Şark Kahvesi, Hasköy, Halıcıoğlu, Örnektepe, Kasımpaşa, Kulaksız'daki insanlarımız da tıpkı bu İstiklal Caddesi'nde olan hizmet rahatlığı, serbestliği görsün. Bu insanların da buna layık olduğunu biliyoruz.

  ARAZİ PEŞKEŞ ÇEKİLMEYECEK TAPU VERİLECEK… 

NY: Burada yaşayıp da denizi görmeyenler var demiştiniz.. 

MD:  Beyoğlu nüfusunun 1. Bölgesi'nde 200.000 seçmen. 2.Bölgesi dediğimiz batı kesiminde 150.000 seçmen var. 2. Bölgemizin maalesef %30 u okuryazar değil % 40' sinemayı hayatında gitmemiş %40' ı denizi biliyor ama faydalanmamış. Böyle bir Beyoğlu'na talibiz biz. Burada yaşayan insanların büyük bir bölümü de kendilerine yuva yaptıkları yerlerin '70'i vakıf arazisi %30'u da hazine arazisi. Şimdi mevcut iktidarın amacı buraları kentsel dönüşüm projesi adı altında bu insanları evinden etmek. Ama biz bu insanları evinde, barkında tutup komşularıyla bir arada tutup onlara daha çağdaş, daha modern bir kent haline dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Mesela Sulukule'yi taşıdılar, bizde diyoruz ki bu insanlar burada kalacak ve tapu sorunları kalmayacak. Aslında bunu belediye de çözebilirdi ama amaçları kafalarının arka planındakileri uygulamak olduğu için topu sorununu çözmediler. O bölge çok değerli olduğu için başkalarına peşkeş çekip pay almak istiyorlar..  

MAHALLE MECLİSLERİ KURULACAK  

NY: Yönetiminiz nasıl olacak? Halk Eğitim Merkezleri yapılacak mı?

MD: Şimdi açılmış olan semt konakları var. Bunların tümü Cumhuriyet Halk Evleri olacak. Yani Beyoğlu'nu halk yönetecek. Biz halkın istediğini uygulayacağız. Halk ne yapacak? Başta Mahallenin muhtarı, o mahallede bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, emeği geçmiş kasap, manav, bakkal amcaları, gençleri, demokratik kitle örgütlerinin temsilciler, ' Mahalle Meclisi'nde toplanacak. Onlar mahallesinin kararını verecek, bize getirecek, bizde uygundur kararını gördüğümüzde halkın aldığı kararı uygulayacağız. Halkla beraber karar verip, beraber yönettiğimiz içinde çok problem yaşacağımızı sanmıyorum. Zaten bizim amacımız problem çözmek, yaratmak değil.  

NY: Belediyenin kaynakları başka yerlere aktarılmayacak yani… 

MD : Buranın kaynakları geçtiğimiz mevcut dönemde birtakım yerlere aktarıldı. Burada bir kaynak varsa biz bunu halkla paylaşıp, halka hizmet olarak sunacağız, 24 saat hizmet veren ambulans hizmetimiz olacak, sağlık ile ilgili ne sorun varsa ambulans hizmeti bir telefon kadar yakın olacak. Birinci amacımız Beyoğlu'nda yaşayan halkı 'bey' gibi yaşatmak. Dolayısıyla bizim Beykart'ımız olacak. Beykart'ı olanlar Beyoğlu sınırları içerisindeki alışverişlerinden, eğlence merkezlerine kadar her şeyde indirim sağlayacakları gibi sağlık, eğitim, okul, halk evleri hizmetlerinden de faydalanacaklar. 

NY: Eğitim paketinizde neler var? 

MD: Eğitimde bildiğiniz gibi kitapları devlet veriyor. Biz okulumuza giden çocukların kırtasiye giderlerinin tümünü karşılayacağız. Okul servislerine nereden baksanız bir aile 250 TL ödüyor. Belediyenin esas amacı bir insana doğdu andan itibaren ölene kadar hizmet vermektir. Hatta öldükten sonra da o ailenin bakımını üstlenmektir. Zaten Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun projesi olan her ailede bir sigortalı olacak ve her ailede özellikle hanımlar başta olmak üzere maaş bağlanacak. Meslek liselerine çok ağılık vereceğiz. İlköğretim okullarını her mahalleye açacağız, mevcut okulların onarımı depreme dayanıklı hale getirilmesi ve modern özel okullar seviyesine çıkarılması, Anadolu'daki bir okul nasılsa buradaki okullar öyle kalmış. Çocuklarımız bizim güvencemizde olmak zorunda. 

ANADOLU MODELİ OKULLAR 

NY: Tinerci çocuklar sokaklardan kurtulacak mı? 

MD : Bu ve buna benzer çocuklar dendiği zaman Beyoğlu akla geliyor. Mesela Anadolu'da devletin zorunlu kıldığı ilköğretim okulları var, bunlar yatılı, Anadolu göç verdiği için köylerde öğrencisi azalmış okullardaki çocukları bu okullara taşıyıp eğitim yapıyorlar. İstanbul'da da psikologunun, sosyologunun, öğretmenin de içinde olduğu bir okul açarsınız bu çocukları da orada eğitirsiniz, topluma kazandırırsınız. Devlet bunu Anadolu'da yapıyor da neden İstanbul'da yapmasın. Okuma-yazma bilmeyen insan kalmayacak. 

NY: Gençlere iş vaat ediyorsunuz, nasıl olacak? 

MD: İşe başladığımız andan itibaren 15.00 gencimize iş vaat ediyorum. Beyoğlu'nda 5 sigortalı işçiden fazla işçi çalıştıran 19.650 iş yeri var. Desek ki mesela “ Siz 6 tana işçi çalıştırıyorsanız 7'nciyi de biz size gönderelim, bunun kefili de benim' desem. Sizin de hayır diyeceğinizi sanmıyorum. Ayrıca o gönderdiğimiz işçi de sizin iş yerinize çok büyük maliyette getirmeyecek. Bir insanı topluma kazandırıp, iş güç sahibi etmiş olacağız. 

CUMHURİYET HALK EVLERİ VE BEYKART 

NY: Kapalı spor salonu yok Beyoğlu'nda….. 

MD: Evet haklısın. Kasımpaşa Stadyumu var, Kasımpaşa Spor Kulübü'nün Okmeydanı'da Ok spor'un ve amatör kulüplerin. Hasköy de ve Aynalıkavak da var. Beyoğlu denen yerde 4 tane salon var. Peki ben bu gençleri sokaktan nasıl alıkoyacağım? İnsanca oturup gezeceği parklar yok. Her yer alabildiğine otopark, sokaklar keşmekeş. Mevcut belediye bunu engelleyememiş bütün sokaklara kapanlar kurmuş. Bunun yok edilip engellenmesi gerekiyor. Küçük parkları düzeltmek, o otoparkların altına otopark, üstünü de park yaparız. Gençlerimizin muhakkak kapalı yüzme havuzu, Basketbol salonlarına, Futbol sahalarına ihtiyaçları var ve yapılacak. 

NY: Cumhuriyet Halk Evleri'nde ne gibi hizmetler verilecek? 

MD: Özellikle okur-yazar oranının az olduğu semtlerde kadınlar, genelde evdeler ve gün düzenliyorlar. Onları Cumhuriyet Halk Evleri'ne toplayacağız. Orada en kötü ihtimalle kadınlarımız çorap, atkı örecek, kanaviçe işleyecek, becerilerini geliştirecek. Beyoğlu'na hafta sonları en az 5 milyon insan geliyor.  O zaman o emeği değerlendirecek ve Beyoğlu'na kuracağımız tezgâhlarda satarak ailelerine katkıda bulunabilecekler. Kuracağımız sevgi evlerine (giyim veya gıda marketlerine) ihtiyaç sahibi olanlar gelecekler ve onlar için hazırlanmış, temizlenmiş kıyafetleri Beykart'ı olan arkadaşlarımız tıpkı bir mağazadan alışveriş yapmış gibi alma imkânına sahip olacaklar. Dolayısıyla veren el alan eli görmeyecek. Biz bu sistemi organize edeceğiz. Ayrıca Beyoğlu'nda üretici ve tüketici mutlaka karşı karşıya gelecek. Biz Anadolu'da üretim yapan tüm yörelerdeki bakliyatı anlaşma yaparak buraya taşıyacağız tüketim kooperatiflerin kuracağız. Aracıyı aradan kaldıracağız.  Benim üreticimde, tüketimcimde kazanacak. Kız Meslek Liseleri artırılacak. 

NY: Kemal Kılıçdaroğlu dedi ki 'Villada oturanla gecekonduda oturanı bir araya getireceğiz' Bu nasıl olacak? 

MD: Bizim geleneklerimizde komşuculuk vardır. İstanbul'un eski semtlerinde bu vardı. Mesela bir hanım çay yapar, bir hanım 'Bende kısır var” der, bir hanımda 'Bende pasta yapmıştım'der. Toplanırlar, orada hem sohbet edilir, hemde komşuluk ilişkileri gelişir. Bu teşvik edilecek. Sonuçta hepimiz insanız, bu ülkede askerlik yapıyoruz, bu ülkenin toprağında yaşıyoruz. O zaman bu ülkede beraber yaşamayı da öğreneceğiz. Kardeşlik evi, sevgi evi dediğimiz bu. Komşu olanları kaynaştırıp, birbirlerinden haberdar edeceğiz. 'Beyoğlu'nda Mustafa, Büyükşehirde'de Kemal ve Mustafa Kemal yollarınız açık olsun. Diyoruz. 

HALİÇ'E VENEDİK MODELİ, AKM YIKILMAYACAK 

NY: Eskiden Beyoğlu'na çıkarken grantuvalet (iki dirhem bir çekirdek) çıkardık derler. Beyoğlu'nu tekrar böyle görebilecek miyiz? 

MD: Sanatçılar çarşısı ve tepesi neden olmasın? Bir yerden dünya mutfakları neden olmasın? Oraya gelen sanatçılar halkla neden buluşmasın? Kültür ve eğlencenin merkezi olan bir getirmek gerekir. Beyoğlu sizin dediğiniz eski değerlerine bu yaptıklarımızla çıkarılabilir. Beyoğlu eski yüzüne kavuşurken, öbür yüzüne de burayı anlatıp burayı arayla birleştirmek, bütünleştirmek gerekir.  

NY: Atatürk Kültür Merkezi'ne daha bir çivi çakılmadı. Ne yapmayı düşünüyorsunuz? 

MD: Şimdi AKM'ye Büyükşehir ne karar verdi, ne oldu bunlar burayı Kongre vadisine katıp yıkıyor. Ne yapacaklarını bilemiyoruz. Büyükşehir'i alırsak Sayın Kılıçdaroğlu ile yeniden bu proje gerekli midir, değil midir? AKM'NİN yok edilmesi yerine Atatürk Kültür Merkezi daha çok amaçlı, daha çok hizmet veren bir yapı içine sokulmasına evet deriz. Orayı yakıp 'Kongre vadisi oldu, ben burayı park yapacağım' demek olmaz. Şu anda 4 tane tiyatro, 2 tane konferans salonu varsa bu sayılar çoğaltılması koşuyla AKM bu hale getirilirse evet. 

NY: Galata Köprüsü yurt dışındaki gibi değerlendirilip turizme açılamaz mı? 

MD: O Köprüyü onarırsın orada dünya kadar sahil var. Taşkızak tersanesinden, Sabadat deresinin başlangıcına kadar canlandırırsın. Haliç kıyıları şimdi bomboş. Peki, biz bu Haliç kıyılarına Venedik tarzını niye getirmeyelim? Doğal bir güzellik var. Orada kafeteryalar, kahveler, restoranlar neden yapılmasın. Bu sefer niyetliyiz. Boş yok Oylar Mustafa Dolu'ya…

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*