Bosna’da soykırıma tescil

  • Giriş : 26.02.2007 / 00:00:00

Srebrenitsa’da soykırım işlendiğine karar verildi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Uluslararası Adalet Divanı, Bosna tarafından Sırbistan aleyhine açılan soykırım davasının karar duruşmasında, Srebrenitza’da 1995’de Boşnaklara yönelik yapılan katliamın, soykırım tanımının şartlarını karşıladığını bildirdi.

BM SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMESİ, ’SOYKIRIM’ İLAN ETMİŞTİ

Bosna Sırp hükümeti, 1995 yılında Bosna Savaşı sırasında Srebrenitza’da 7 bin Bosnalı müslümanın Sırp güçleri tarafından öldürüldüğünü kabul etmişti. Bosna Sırp hükümeti katliamı geçen Temmuz’da kabul etmişti.

Söz konusu rakamı, hükümetin 4 yıl süren Bosna Savaşı’nın sonunda gerçekleştirilen toplu ölümlerin soruşturulması için görevlendirdiği komisyon raporunda açıklanmıştı.

Birleşmiş Milletler Savaş Suçları Mahkemesi, Srebrenitza katliamını ’soykırım’ olarak ilan etmişti.

Bosnalı Sırp yetkililer, Srebrenitza katliamını daha geçen Temmuz’da kabul etmiş ancak kesin bir rakam telaffuz etmemişti.

Katliam, Bosna Savaşı’nda Sırp güçlerinin BM kontrolündeki bölgeye girmesinin ardından gerçekleşti.

Komisyonunun hazırladığı rapor, Bosna-Hersek anayasa mahkemesine havale edildi.

1992-1995 yılları arasında süren savaş sırasında Bosnalı Sırpların lideri olan Radovan Karadzic ve Ordu komutanı Ratko Mladic hala aranıyor.

Karadzic ve Mladic, BM Savaş Suçları Mahkemesi tarafından öldürme emrini vermekle suçlanıyor.

SREBRENİCA KATLİAMI

Yakın tarihimizin en karanlık sayfalarından birini teşkil eden Bosna Savaşı (1992-1995) esnasında Uluslar arası Kızılhaç Örgütü verilerine göre Bosna Hersek’te 312.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu kayıpların 200.000 kadarı Boşnak halkına ait olup bu halk dünyanın gözü önünde sistematik bir soykırıma tabi tutulmuştur.

1992 yılında Büyük Sırbistan kurma hayalindeki Sırplar, Belgrad’da Devlet Başkanı Miloseviç ve Genelkurmay Başkanı Perisiç’in desteğini alarak sözde Bosna Sırp Devleti ve Sırp Demokrat Partisi (SDS) Başkanı olan eski bir psikiyatri doktoru Radovan Karadziç ve General Ratko Miladiç öncülüğünde Bosna Hersek’te etnik arındırma çalışmalarına başladılar.

Üç yıl boyunca Sırplar uluslar arası hiçbir konvansiyona kulak asmayarak insanlık dışı uygulamalarını pervasızca sergilediler. Soykırım ise savaş başladığından beri Sırpların başvurduğu yegane savaş yöntemiydi. Daha savaşın ilk evrelerinde Nisan 1992’de Srebrenica’nın hemen dışında bulunan Bratunac köyünde yaklaşık 350 Bosnalı Müslüman Sırp paramiliterleri ve özel polis güçleri tarafından ölümcül işkenceye tabi tutulmuş ve katledilmişti.

Savaş süresince sürdürülen katliamlardan biri de Srebrenica’da yine Sırplar tarafından gerçekleştirildi. Bosna’nın en doğusunda, Sırbistan sınırında yer alan Srebrenica, tıpkı Gorajde ve Jepa gibi kuşatılmış bölgelerden olup Bosna Sırpları için Belgrad’la aralarındaki engellerden biriydi. Çoğunlukla Müslümanların yaşadığı Bosna’nın doğu bölümü büyük oranda “temizlenmişti”; ancak çevre katliam bölgelerinden kaçıp sığınan Müslümanların toplandığı bu kasabalar direnişlerine devam ediyorlardı.

1993 yılında Srebrenica’nın etrafındaki çember gittikçe daraltılmasına rağmen gerekli önlemleri almayan BM ve NATO’nun tavrı Sırp güçleri cesaretlendiriyordu. Nihayet 16 Nisan 1993’teki olağanüstü toplantısında almış olduğu 819 ve 824 no’lu kararlarıyla BM Güvenlik Konseyi, Saraybosna, Tuzla, Jepa, Gorajde ve Bihaç ile birlikte Srebrenica’yı da güvenli bölge ilan etti. Bu kuşatılmış bölgeler evvelce Fransız General tarafından “barışın önündeki en büyük engel” olarak nitelenmişti.

Bosna Savaşı’nın sonlarına doğru Müslümanların birçok cephede zafer kazandığı bir sırada öne çıkarılan Dayton Barış müzakereleriyle savaşın sona ereceğini gören Sırplar, avantaj elde etmek için iki stratejik kent olan Gorajde ve Srebrenica’yı ele geçirmek maksadıyla bütün güçleriyle bu iki kente saldırdılar ve tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birini tüm dünyanın seyirci bakışları arasında sergilediler. BM tarafından güvenli bölge olarak ilan edildikten iki yıl sonra Srebrenica, 1995 yılının yaz ayında II. Dünya Savaşı’ndan sonra meydana gelen en büyük toplu katliamının kurbanı oldu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious