Bu adam kimya devlerini kızdıracak

Bu adam kimya devlerini kızdıracak.13716
  • Giriş : 10.02.2008 / 10:12:00

Bir eğitimci, uzun yıllarını bu alana verdikten sonra ne yapabilir? Olsa olsa yine eğitimin bir özel kolunda ya da alt dallarından birinde çalışmalarını sürdürür.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Fakat bu defa durum öyle değil. Ortadoğu Koleji ve Okan Üniversitesi’nin kurucusu Orhan Gazi Canıbeyaz, geçirdiği kalp krizi ve enfarktüsten sonra doğal ürünleri keşfetti. İsviçre’de bir klinikte gördüğü tedavi sonrasında doğal ürünlerle yaşamaya başlayan eğitimci, 2004 yılında ‘International Network Academy’yi kurdu. Şimdi Türkiye’nin 41 ilinde faaliyet gösteriyor. Yatırımlarını Türkiye’de yapan ve Türkiye’deki tüm illere ulaştıktan sonra yurtdışına açılmayı planlayan Canıbeyaz, bu sebeple kendisine ‘Robin Hood’ adını takmış. Hem Türkiye’deki üyelerine kazandırmayı hem de yurtdışından kazanılan paranın da onlara akmasını hedefliyor. Doğal ürünlerle ilgili bilgisinde hayli iddialı ki, karşısında kimsenin duramayacağını savunuyor. Aralarında spirulina, ginseng ve lesitin’in de yer aldığı 6 ürüne ‘tabiatın kralları’ diyor, bunların üzerine bitki ve ürün tanımadığını söylüyor.

Orhan Gazi Canıbeyaz’ın doğal ürünlerle tanışmasının serüveni kalp krizi geçirmesiyle başlıyor. Bunun için İsviçre’de tedavi gören Canıbeyaz, orada gördüğü ve kullandığı ürünleri Türkiye’ye getirmeye karar vermiş. Bundan 10 yıl önce, saç, astım-bronşit ve prostat ürünleri getirerek işe başlamış. “Ben eğitimde çok dua aldım. Fakat burada ıstırap çeken insanların dertlerine çare olarak daha çok dua alacağımı düşündüm. Onun için eğitime de vermediğim fazla mesaileri buraya veriyorum.” diyen Canıbeyaz, 2004 yılında da doğal ürünlerin dolaşımda bulunduğu International Network Academy’yi kurmuş. Dünyanın 10 önemli doğal ürünler şirketinin ürünlerini alarak Türkiye’ye getiren Canıbeyaz, bu alanda 54 ürünle çalışıyor. Network sistemini öncelikle Türkiye’de kuran ve sonra dünyaya açılmayı planlayan eğitimci, “Türkiye’nin Robin Hood’u gibi görüyorum kendimi. Ülkemin insanlarının ekonomilerine katkı yapmak için çalışıyorum. Yani 81 vilayeti yazdıktan sonra yurtdışına gideceğim. Benim Türk milletine bir sözüm vardır. Bu şekilde sözümü yerine getiriyorum.” ifadelerini kullanıyor. Doğal ürünler pazarında dünyada binlerce, Türkiye’de ise 70 civarında firma var aslında. Kendi farkını, “Biz sadece kendi ürünlerimizi pazarlamıyoruz. Dünyanın en iyi firmalarının ürünlerini de Türkiye’ye getirerek dağıtıyoruz. Böylelikle hepimiz kazanıyoruz.” diye anlatıyor.

İsviçre’de öğrendiği bilgileri Türkiye’ye getiren ve bu alanda çalışmalar yapan Canıbeyaz, 4 sene kalp damar, astım-bronşit ve prostat üzerine tedavi yapmış; bu yolla yaklaşık 400 kişiyi iyileştirdiğini iddia ediyor. Bunları yaparken de ne para ne de hediye kabul etmiş. Kendisi de getirdiği ürünlerden; ayın ilk beş gününde spirulina, ikinci beş gününde ise ginseng kullanıyor. Kolesterol sorunu için de lesitin alıyor. Bu ürünleri aldığı için de, 4 yıldır hiç grip bile olmadığını anlatıyor. “Bunlar tıbbın ağa babasıdır. Aslında milyonlarca yaşayan dünyamızda ilaç budur. Ötekiler teferruattır. Avrupa ve Amerika son 100 yıldır bunları kullanıyor.” diyen Canıbeyaz, kalp ameliyatı olmaktan korkan kalp hastalıkları uzmanını bile iyileştirmiş. Böyle onlarca hikâyesi var elbette; ancak çok ilginç bir hikâyesini aktarıyor. Kendisinin hediye kabul etmediğini bildiği halde küçük bir hediye getiren hastasına karşı çıkmış. Hastası ise yaptığı bu davranışı, “Siz bana bir ilaç vermiştiniz. Kalp rahatsızlığımı iyileştirdi; ancak bunu onun için getirmedim. 3,5 numara gözlük takıyordum, gözlüğü attım.” sözleriyle açıklamış. Ona da, “Madem bu tedavi bonustan çıktı.” diyerek hediyeyi almak düşmüş. Hastalıklarda normal tedavi süreci yanında, bitkisel ürünleri de kullanarak tedavi yapan Canıbeyaz’ın müdavimleri arasında doktorlar, akademisyenler, işadamları, hatta milletvekilleri de yer alıyor.

6 ürünü kral ilan etti

Tedavide kullandığı önemli ürünlere bir isim de vermiş Canıbeyaz. Pek çok hastalığa iyi gelen 6 ürünü, ‘tabiatın kralları’ olarak isimlendirmiş. Kanser hücrelerini yok eden Spirulina için, ‘deniz altı kralı’, gençleştirici etkisi olan ginseng için, ‘toprak altı kralı’, lesitin için ‘toprak üstü kralı’ gingko biloba için, ‘doğanın kralı’, arı için ‘havanın kralı’, romatizmal rahatsızlıklara iyi gelen irida fors için de ‘dünyanın kralı’ adını kullanıyor. Herhangi bir kuruma tescil ettirmediği isimler için tüm dünyaya lanse ettiği halde bir itiraz gelmediğini söyleyen Canıbeyaz, “Şimdi ben bunu söylüyorum inanan inanır, inanmayan inanmaz. Ama kralları ilan ederken gelişigüzel ilan etmedim. Herkesin kullanacağı ve faydasını göreceği ürünlerdir.” diyor. Tüm mesaisini doğal ürünlere ayıran Canıbeyaz, ‘Dünyada kim gelirse gelsin doğal ürünler üzerine benim karşımda uzun zaman konuşamaz.’ diyerek oldukça iddialı konuşuyor. Çünkü bu anlamda elindeki kozlara güveniyor, ürünlerinin arkasında inancının olduğunu, Allah’ın hiçbir bitkiyi boşuna yaratmadığını söylüyor. Türkiye’de ismi bile duyulmamış bazı bitkilerin olağanüstü şifalar içerdiğini anlatan Canıbeyaz, örneğin ‘humit asit’in tedavi edemeyeceği hiçbir şeyin olmadığına inanıyor. Bu bitkiden kendisine gelen numunelerden birini 13 yaşındaki yürüyemeyen köpeğe vermiş, yürümeye, hatta koşmaya başlamış. Aynı ürün bir alzheimer hastasında da yüzde 40 düzelme meydana getirmiş.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious