Bu çocuklara ‘fakülte’ haram

  • Giriş : 17.07.2006 / 00:00:00

1999’dan beri 4 yıllık bölümlere giremeyen iletişim, tapu kadastro, adalet ve seramik meslek lisesi mezunlarının geleceğini YÖK karartıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Üniversiteli olma hayaliyle 18 Haziran’da imtihana giren 1 milyon 800 bin kişinin geleceği alacakları puana göre şekillenecek. İmam-hatip mezunlarının önünü kesme maksatlı ‘Katsayı uygulaması’ ÖSS’de şansını deneyen 400 bin meslek liseliyi yine derinden üzecek. Ancak bu karmaşada, İletişim, tapu kadastro, süs bitkileri, meteoroloji, adalet ve seramik liselerinden mezun binlerce talebenin durumu ise gözden kaçıyor. Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) 1999’da aldığı kararla, öğretmenlik dâhil, 4 yıllık eğitim veren hiçbir bölüme yerleşemeyen söz konusu mezunlar sadece 2 senelik meslek yüksek okuluna gidebiliyor.

İLETİŞİM FAKÜLTESİ HAYAL OLDU

Özel Burç Anadolu İletişim Meslek Lisesi’ni bu yıl birincilikle bitiren Dilara Okuyucu, 4 yıllık bir bölüme girme ihtimaline sahip ender öğrencilerden. Okul birincilerine ayrılan kontenjan olmasa, iletişim fakültesine girmesi çok zor. Katsayı sıkıntısı nedeniyle ortaöğretimde aldığı eğitimin devamı bölümlere giremediklerini belirten Okuyucu, “Ancak okul birinciliği olursa, hedefler yakınlaşıyor. 2006’da bu avantajı kullanacağım için ne kadar sevinçliysem, arkadaşlarımın karşılaştığı haksızlık için de o kadar üzgünüm.” diyor.

Türkiye genelindeki 15’i resmî, 2’si özel 17 iletişim meslek lisesini 2005-2006 eğitim döneminde bitiren 430 öğrenciden sadece 16’sı Okuyucu ile aynı fırsata sahip. Geri kalanlar ‘fotoğrafçılık, radyo-televizyon programcılığı, halkla ilişkiler’ gibi iki yıllık bölümlerden birini seçmek zorunda. İletişim fakültesi niyetleri törpülenmiş öğrenciler bu çerçevede, kerhen sınavsız geçiş haklarını kullanıp, meslek yüksek okullarına gidiyor. Yine de buralardan mezunların iş bulma oranı yüzde 4’ü geçmiyor.

Ankara Anadolu İletişim Meslek Lisesi’nden 47, Bursa Yıldırım Anadolu İletişim Meslek Lisesi’nden 25, İzmir Karşıyaka Necip Demir Anadolu İletişim Lisesi’nden 30 talebe önümüzdeki yıl üniversitede öğrenim görebilme ümidiyle sınava girdi. Kaçı üniversiteye yerleşir şimdiden bilinmez ama geçen sene kazananlarla ilgili vereceğimiz bilgiler konuya ışık tutması açısından önemli. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) 2005 ÖSS’ye dair istatistiği şu şekilde: İletişim lisesinden mezun imtihana giren sayısı 402, lisansa (4 yıllık) yerleşen 19, önlisans (2 senelik) 1, Açıköğretim 12, sınavsız geçiş hakkını kullanıp önlisansa kayıt yaptıran 368, Açıköğretim 11.

Lisansa 19 kişinin yerleşmesi söylenenlere tezat gibi algılanabilir ancak maddî durumu iyi talebelerin yüksek puan aramayan vakıf üniversitelerine gittiği gözden kaçırılmamalı. Tüm mezunların da paralı okullara geçemeyeceği ortada. Bu gerçek Isparta Anadolu İletişim Meslek Lisesi Okul Aile Birliği Başkanı Gülbin Seçmen’in, hayallerin ekonomiye endekslendiği fikrini haklı çıkarıyor.

KATSAYI ENGELİNDEN DOĞAN DERNEK

2 Şubat’ta İzmir’de kurulan ‘İletişimder’ isimli derneğin tüzüğünde yer alan “İletişim meslek lisesi mezunlarının ulusal ve yerel düzeyde sıkıntılarını anlatmak ve tanıtımını yapmak” ibaresi problemi özetliyor aslında. Karşıyaka Anadolu İletişim Meslek Lisesi’nden 13 velinin Mustafa Sağlam başkanlığında başlattığı oluşum, şimdilerde 26 üyeli bir sivil toplum kuruluşu. Türkiye genelindeki tüm iletişim liselerine ulaşmak için harekete geçen dernek yöneticileri, bazı okullardan yeterince destek alamamaktan şikâyetçi. Öğrenci kaybı olur diye kendilerini anlatma fırsatı verilmediğinden yakınıyorlar. Karşılaşılan zorlukların şevklerini artırdığını söyleyen Sağlam, “Çocuğumu okula kaydettirirken katsayı sıkıntısını bilmiyordum. Tercihimden pişman değilim. Dernek vasıtasıyla sıkıntıları, insanların çözüm önerilerini yetkililere ulaştırmak istiyoruz.” diyor.

Katsayı problemine karşı mücadele edenlerden biri de Çorum Anadolu İletişim Meslek Lisesi 2005 mezunlarından Mustafa Buzacı. Hâlihazırda Muğla Üniversitesi 2 yıllık televizyon yayıncılığı bölümünde okuyan Buzacı, “Okulun ismi cazip geldiği için durumu bilmeden kayıt yaptırdım. İngilizce öğretmenimizin avukat eşi, konuyu 1 yıl araştırdı. Neticede Danıştay’a dava açtık.” diye konuşuyor. Buzacı’nın avukatı Abdulkadir Yıldız, anayasadaki eşitlik tanımına aykırılıktan bahsediyor. YÖK’ü savunmak üzere davayı takip eden avukatların mevcut durumdan bîhaberliğini vurguluyor: “Haziran’daki son duruşmada savcının iddianamesi YÖK’ün savunması gibiydi. Durumu savcı beye anlatınca şaşırdı. Avukatların iddiası, iletişim fakültelerine yerleştirmede ağırlıklı ortaöğrenim başarı puanlarının (AOBP) bizim iddia ettiğimiz gibi 0,3’le değil 0,8’le çarpıldığı ve AOBP’nin 0,08’le çarpılmasıyla elde edilen ek puan verildiğiydi. Biz de ‘Böyle bir şey olsaydı, zaten dava açmazdık.’ dedik.”

YA DİĞERLERİ

İletişim liseleri yüz yüze kaldıkları sıkıntılarda yalnız değil. Meteoroloji, tapu kadastro, adalet, süs bitkileri ve seramik meslek liseleri de aynı durumdan muzdarip. 4 yıllık okullara giriş imkânsız, ayrıca, iletişimlerin yaşadığı öğretmen sıkıntısıyla da baş etmek zorundalar. 5450 sayılı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Bağlı Okulların Millî Eğitim Bakanlığı’na Devredilmesiyle İlgili Kanun çerçevesinde Meteoroloji ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’yle Adalet Bakanlığı’na ait liseler mayısta farklı bir hüviyet kazandı. Fakat süreçte değişik problemlerle karşılaşılıyor.

Genel Müdürlüğü’nün binasından çıkması istenen meteoroloji meslek lisesi için Millî Eğitim de yer bulamayınca okul kapanma noktasına gelir. Öğrencilerin, kısa sürede memur olup para kazanma hevesiyle uğraşan idareciler bir de okulu kaybetme tehlikesiyle karşılaşır. Yine de birkaç talebesini üniversiteye yerleştirmeye gayretli yöneticiler geçtiğimiz senelerde bilgisayar ve elektronik bölümleri açar ki mezunlar 4 yıllık fakültelere gidebilsin.

Sınav engeline takılan okullardan biri de tapu kadastro meslek lisesi. 1999 öncesinde ortaokul öğrencilerinin girmek için uğraştığı okulu şimdilerde talep eden çok az. Lisenin karşılaştığı sıkıntıyı öğrenciler de kabullenmiş durumda. Ablası da tapu kadastro meslek lisesi mezunu Fulya Yalçın, memur olacağı düşüncesiyle seviniyor: “Düz liseyi bitirenler bizim önümüzde. Zaten ÖSS adına pek bir çalışma yok, dershaneye dahi gidilmiyor. Bir an önce okulu bitirip Kamu Personeli Seçme Sınavı’yla (KPSS) taşraya atanmayı bekliyoruz.” Balıkesir’de Kadastro Teknisyenliği stajı gören Hakan Yalçın da KPSS’ye umut bağlayanlardan: “İmtihanı kazanıp atanırsam, 2 yıllık da okuyacağım.”

Aslında tapu kadastro meslek lisesi mezunlarının önünde bir şans var. YÖK’ten izin çıkarsa Gazi Üniversitesi’ne bağlı 4 yıllık tapu kadastro yüksek okulu gelecek yıllarda hizmete girebilir. Üniversite senatosundan geçen karar, şimdilik YÖK’te beklemede. Bozüyük Anadolu Seramik ve Esvet-Sabri Aytaşman Anadolu Süs Bitkileri Meslek Lisesi’nin durumu da diğerlerinden farklı değil. Sıkıntı yine katsayı yine öğretmen yetersizliği. Her iki okulun mezunları da genel itibariyle sınavsız geçiş hakkını kullanacak.

PROBLEM ORTAÖĞRETİM SİSTEMİNDE

Eğitim-Bir-Sen yöneticisi Şaban Abak, Türkiye’de meslekî eğitimin imam hatip düşmanlığı kapsamında çökertildiğini düşünüyor: “Ben de iletişim fakültesi mezunuyum. Liseyi bu alanda okuyanlar fakültelere gidemiyor. Art niyetli, siyasî bir düzenleme söz konusu. İletişim, adalet, tapu kadastro ve benzeri meslek liselerinin durumu ön yargının ortaya konmasıdır.” yorumunu yapıyor. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere’ye göre problem ortaöğretim sisteminden kaynaklanıyor. Yeşildere’nin konuyla ilgili çözüm önerileri ise şöyle: “Sistem baştan değişmeli, ilk ve ortaöğretimde öğretmenlere öğrenci adına gözlem ve yaptırım hakkı verilmeli. Çocuğun becerilerini tam kavramadan özellikle aileler, yönlendirme yapmamalı.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious