Bu Meclis Cumhurbaşkanını seçecek

  • Giriş : 01.10.2006 / 00:00:00

TBMM Başkanı Bülent Arınç: "Bu Meclis Cumhurbaşkanını seçecek" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Bülent Arınç, 22. Dönem Parlamentosunun 2007 yılı içerisinde Cumhurbaşkanı seçimini gerçekleştireceğini belirterek, "Meclisimiz büyük bir olgunlukla, sağduyu ve kararlılıkla üzerine düşen görevleri yerine getirecek, milletine yakışır en güzel kararları alacaktır." dedi.
Başkan Arınç, Meclis'in 22. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, bu yasama yılının öncek dört yasama yılından farklı olduğuna işaret ederek, "Zira 24 yıldır Meclisimiz 5. Yasama Yılı'nı erken seçim kararları nedeniyle yapamamış ya da tamamlayamamıştır." dedi.

Arınç, 1982 Anayasası'nda seçimlerin 5 yılda bir yapılması dolayısıyla Meclisin de buna uygun çalışmasının hükme bağlandığını hatırlatan Arınç, "Ancak 1982 yılından bu yana yani yaklaşık 24 yıl boyunca seçimler hiçbir zaman beş yılda bir yapılamamış, buna paralel olarak Meclisimiz 5. Yasama Yılı çalışmalarının bir kısmına hiç başlayamamış, bir kısmını da tamamlayamamıştır." diye konuştu.


"SİYASİ İSTİKRARIN GÖSTERGESİ"


Meclis'in beşinci yasama dönemine başlamasının siyasi istikrarın bir göstergesi olduğunu vurgulayan Arınç, "Erken seçim kararları; ya siyasi istikrarın bozulması, ülkedeki ekonomik ve sosyal gidişatın kötüleşmesi üzerine ya da iktidarların rakiplerini hazırlıksız yakalamak istemesi üzerine alınmıştır. Her iki durum da ülkeye çok fazla yararı olmayan durumlardır." şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Arınç, bugün eğer bir erken seçim baskısı ve atmosferi olmadan 5. Yasama Yılı'na giriyorsak bu, ülkemizde siyasi bir istikrarın, doğru yolda ilerleyen bir ekonominin ve sağlam bir sosyal yaşamın olduğunu gösterdiğini vurguladı. Tablonun yaşanmasında iktidar ve muhalefet partili milletvekilerinin emeğinin çok büyük olduğunu kaydeden Arınç, konuşmasına şöyle devam etti:

"Burada onları yoğun ve yorucu geçen ama ülkemizi büyük bir istikrara kavuşturan çalışmalarından dolayı kutluyorum. Yüce Meclisimiz, geçtiğimiz dört yasama yılı boyunca adeta bir devrim gerçekleştirmiştir. Son elli yılın en büyük reformları, yenilikleri, değişimi hep bu dönemde yapılmıştır.

Bu büyük değişim hareketi beraberinde siyasi bir istikrarı getirmiş bu da ekonomiyi, dış politikayı doğrudan olumlu yönde etkilemiştir. Bugün eğer erken seçim baskısı, tartışması ve isteği yoksa sebebi işte bu siyasi istikrardır.

Ne üzücüdür ki, siyasi istikrarın olduğuna ve seçimlerin vaktinde yapılmasına seviniyoruz. Zira demokrasisi güçlü bir ülkede seçimlerin vaktinde yapılmasına sevinen, bunu yücelten kimseye rastlayamazsınız. Ancak Türkiye'nin siyasi yaşamı müdahalelerle öylesine bozulmuş, öylesine olağanüstü şartlar yaşanmış ki, artık olağan yaşam bize çok farklı gelmekte ve buna sevinmekteyiz.

Düşünün ki, çok partili yaşama geçtiğimiz yıllardan bu yana, 60 yıl içinde ülkemiz on yıl bile olağan şartlarda zaman geçirememiştir. Ne yazık ki demokrasimiz sürekli yaralanmış, ülkemiz sürekli geriletilmiş ve tüm bunlardan dolayı milletimiz acı çekmiştir.

Ancak bu asla kaçınılmaz bir kader değildir. Kimse demokrasimizin ve özgürlüğümüzün ilelebet kısıtlanabileceğini düşünmesin. İşte bugün bu Yüce Meclis, gerçekleştirdiği sessiz devrimle ülkemizi o karanlık, makus talihinden kopartıp aydınlık bir geleceğe doğru taşımaktadır. Ülkenin yıllardır kangren olmuş sorunları, kördüğüm olmuş problemleri bu yüce çatı altında tek tek çözülmüş ve milletimizin gönlünde umut güneşi doğmuştur."

"Türkiye kendi yolunu çizmiş ve hedefine kilitlenmiştir" diyen Arınç, hedeflerinin içine kapanmayan, dünya ile entegrasyon içinde olan, bölgesinde söz sahibi, sarsılmaz bir iradeyle milletinin refahını ve mutluluğunu en ön sırada tutan 'bir dünya ülkesi Türkiye' kurmak olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin geleceği aydınlık olduğuna işaret eden Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugüne kadar ve halen her fırsatta milletvekillerini, Meclisi ve siyasetçileri eleştirenlere bu tabloyu bir kez daha göstermek isterim. Sahip olduğumuz bu istikrar ve saygınlık, o her şeyi eleştirilen milletvekillerinin sayesinde gerçekleşmiştir. Onların Meclis çalışmalarındaki çabaları ve fedakarlıkları olmasaydı, o sesiz devrimleri gerçekleştiremeyecek, dolayısıyla ülkemiz dünyada bu saygınlığa ve güvene sahip olmayacaktı. Bu yüzden herkesin eleştiri ve tenkitlerinde hem doğru hedefi seçmeleri, hem de seviyelerini koruması gerekir. Bir ülkede her şeyin suçlusu milletvekilleri ve siyasetçiler olamaz" diye konuştu.


CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ HATIRLATMASI


TBMM Başkanı Arınç, 22. Dönem Parlamentosunun 2007 yılında çalışmalarını tamamlayacağını hatırlatarak önümüzdeki yılın, Türkiye için son derece önemli gelişmelerin olacağı bir yıl olacağını hatırlattı. Meclisin yeni yılda Cumhurbaşkanı seçimini gerçekleştireceğini, ayrıca genel seçimlerin yapılacağını belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu nedenle gelecek yıl Meclisimiz için çok önemlidir. Meclisimiz, geçtiğimiz 86 yıl boyunca olduğu gibi her zaman milletin iradesini ve hassasiyetlerini siyasete yansıtmaya devam edecektir. Meclisimiz büyük bir olgunlukla, sağduyu ve kararlılıkla üzerine düşen görevleri yerine getirecek, milletine yakışır en güzel kararları alacaktır.

Önümüzdeki yılı bahane ederek siyaseti yıpratmak, ortamı germek, milletin huzurunu kaçırmak isteyenlere karşı hepimizin dikkatli olması gerekir. Unutmayın ki, milletin ve ülkenin kaderini bu Meclis belirlemektedir. Dolayısıyla bu kadar ağır bir sorumluluğun gereği olarak hepimizin vakur ve olgun davranması gerekir. Tahriklere kapılarak gerginliğin tarafı olmak, siyasi istikrarı bozacak davranışlar sergilemek milletvekiline yakışmaz.

Bizler milletin temsilcisi, ülkenin sahibi olan Meclisin birer üyesiyiz. Ülkemizin kaderine ve geleceğine, millet iradesinin tek temsil makamı olan bu yüce Meclis karar verecektir. Bu gerçek ne yapılırsa yapılsın değişmeyecektir. Bu gerçeği bilip güven içinde, sağduyuyla, sükunetle bir yılı tamamlamak gerekir.

Hiç kimse düşünmese bile, milletvekilleri ülkenin ve milletin geleceğini tehlikeye atacak hareketlerden kaçınmak zorundadır."

Konuşmasının son kısmında ise Arınç, Avrupa Parlamentosu'nda onaylanan son ilerleme raporuna yer alan "AB hedefinde bir rehavetin ve duraklamanın olduğunu" ifade eden görüşlerin doğru olmadığını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious