Bu nasıl gaz politikası?

  • Giriş : 27.12.2006 / 00:00:00

Hava normale dönüp soğuk artar artmaz, İran Türkiye’ye verdiği doğalgaz miktarını düşürdü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Stoklarda bulunan gaz ise ancak iki günlük gaz ihtiyacını karşılayabilecek düzeydeymiş

Türkiye’nin tutarlı bir dış politika oluşturabilmesinin ne kadar da zor hatta imkansız olduğu kış aylarında çok daha net gözüküyor. K. Marx aslında haklı. Ekonomik altyapı-dış politika da dahil-üstyapıya ait tüm davranış biçimlerini belirliyor.

Her yıl tekrarlanan, bu yıl da oldu. Hava normale dönüp soğuk artar artmaz, İran Türkiye’ye verdiği doğalgaz miktarını düşürdü. Alınan bilgiye göre normal olarak 28 milyon metreküp gaz veren İran, soğuklar bastırıp kullanım artınca verdiği gazı 3.5 milyon metreküpe düşürdü. Stoklarda bulunan gaz ise ancak iki günlük gaz ihtiyacını karşılayabilecek düzeydeymiş. Türkiye’nin kış aylarına yüksek gaz stoku ile girmesi gibi rasyonel bir adımı atması da nedense imkansız olduğundan yine panik başlamış. Anlayacağınız; İran bizi isterse dondurma gücüne sahip. Ve de Türkiye dengelerin her an değişebildiği, her zaman kritik durumda olan bölgede güçlü bir oyuncu olmak istiyor.

İşte bu ortamda iş yine Dışişleri Bakanlığı’na düşmüş. Şimdi diplomatlar İran’ı verdiği gaz miktarını artırmaya ikna etmeye çalışacaklarmış. Türkiye yeri geldiğinde Amerika’nın bastırmasıyla İran’a terörist devlet muamelesi yapıyor, yeri geldiğinde PKK konusunda işbirliğine gidiyor onlarla... Açıkça söylemek gerekirse; ne yaptığımız da pek belli değil. Bu ortamda diplomatlar İran’dan anlayış isteyecekler. Mission İmpossible asıl bu olmalıydı bence. Haydi güneyde durum kritik de Rusya ile durum çok mu iyi... Ruslar da Türkiye’yi dondurma ve endüstrisini kapatmak gücüne sahipler. Ve biz sık sık onların aslında bir süper güç olduklarını unutup, tek süper güç olarak ABD’yi tanıyoruz. Bir dizi tutarsız işler yaparak Rusları kızdırabiliyoruz. Bütün hatalarımızı da kış aylarında acı bir şekilde, donmaya başlayınca hatırlayabiliyoruz. İç tutarlılığı olan bir dış politika gerekiyor. Konjonktüre göre sürekli oynamayan politikalar oluşturmalı ama geleneksel olarak bizim dış politikamız, duruma, ilkesine göre inşa edilmiş ve ‘üzülüyoruz, yakından izliyoruz’ türünden anlamsız, saçma açıklamalarla işler geçiştiriliyor, sorunların çözümüne başlamak erteleniyor.

Yeri gelmişken şunu da söylemeliyiz ki; dış politika da enerji sorunlarının çözümü de büyük bir vizyon gerektirir. Çevreci kaygıları saygıyla karşılamakla birlikte Türkiye’nin nükleer enerjiye adım atması gerektiğini düşünüyoruz. Kontroller iyi kurulduğu zaman nükleer enerji risksiz olabilir, bu da biliniyor. Ayrıca, Kuzey Irak ile ilgili önyargılı takıntılardan kurtulup, oradaki petrol kaynakları ile yolu açmış olan Türk şirketlerini devletin de takip ederek ilgilenmesi gerekiyor. Enerjide dış bağımlılığımız azalırsa o zaman belki bağımsız dış politikamız da olabilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious