Bu Şûra, başka Şûra!

Bu Şûra, başka Şûra!.9000
  • Giriş : 28.11.2007 / 14:14:00
  • Güncelleme : 28.11.2007 / 16:04:28

TSK'nın en önemli toplantısı özelliğini taşıyan Yüksek Askeri Şura yarın yapılıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt başta olmak üzere TSK'daki tüm orgeneral ve oramiralleri biraraya getirecek Şura'nın sivil iki üyesi ise Başbakan Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül.

Yılda iki kez yapılan Şura'nın biri Ağustos başında diğeri ise Kış Şurası adı altında Kasım sonu veya Aralık başında gerçekleştiriliyor. Ağustos'ta ağırlıklı olarak terfi, emeklilik durumları görüşülürken, kış toplantısında TSK'nın genel ihtiyaçları, mevcut durumu gözden geçiriliyor. Güvenlik ve irticai faaliyetler ile ilgili kapsamlı sunumlar yapılıyor.

Ama kuşkusuz bu toplantıların en merakla beklenen sonuçlarından biri de alınan kararlarla, 'irticai faaliyetler başta olmak üzere disiplinsizlik nedeni' ile TSK'dan kaç askeri personelin ihraç edileceği. Bu Şura'nın öncekilerden ayrılan çok kritik bir noktası daha var. Bu kez nihai onay makamında oturan yani kararları yürürlüğe sokacak pozisyonda olan isim Cumhurbaşkanı Abdullah Gül.

Hatırlayacak olursak, Kasım 2002 seçimlerinden sonra bir süre Başbakanlık yapan Abdullah Gül bu koltukta oturduğu sırada Şura toplantılarında bir ilke imza atmıştı. Gül, ordudan atılan askeri personelle ilgili, 'karara itiraz için yargı yolu kapalı olmamalı' yönünde şerh koymuştu.

Yani bu yöndeki teamülü ilk o başlatmıştı. Gül ile birlikte Vecdi Gönül de aynı şerh notunu düşmüştü. O günden bu yana da gerek Başbakan Erdoğan, gerekse Bakan Gönül şerh geleneğini bozmadı. Bu konu TSK'da rahatsızlık yaratsa da, sonuçta 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer nihai onay makamı olarak kararları onayladığı ve kararlar yürürlüğe girdiği için sorun çıkmadı.

Şimdi Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan ise Abdullah Gül. Yani, daha önce ihraçlara şerh koyan bir isim. Bu yüzden yarınki Şura'dan çıkacak muhtemel ihraç kararlarına karşı ne yapacağı merakla bekleniyor.

Öncelikle artık Gül'ün şerh koyamayacağı, eğer karşı çıkarsa kararları geri gönderebileceğini belirtmek gerekiyor. Bu da aslında olursa tarihte yine ilk kez hatırı sayılır bir krizin habercisi demek.

Çünkü bu Gül'ün kararları nihai onay vermeden yeniden görüşmek üzere geri göndermesi demek. Bir deyişle de, şerh ile kalmayan sistemin kilitlenmesine yol açacak bir durum.

Olabilir. Olasılık dahilinde de bunu gözardı etmemiz mümkün değil. Ancak olayların gelişimine baktığımızda Abdullah Gül bu kez farklı davranabilir.

Çünkü, Köşk'e gelirken, Gül'ün daha önce 'siyaset üstü kimliği ile devletin tüm kurumlarının hassasiyetlerine saygı göstererek onları uyum içinde çalıştıracağı' yönünde verdiği mesaj, bu kez sorun çıkarmadan Şura kararlarına rahatlıkla nihai onayı vereceğini gösteriyor. Ayrıca, büyük ihtimalle Başbakan Erdoğan ve Savunma Bakanı Gönül şerh koyacağı için bir başka deyişle çekince ve isteksizliklerini tarihe bir not olarak düşecekleri için, bugüne kadar sağduyulu bir çizgi izlemeye özen gösteren Gül bu konudaki ısrarı tırmandırmayabilir.

Ufak bir hatırlatma daha Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kendisine başvuran ihraç edilmiş askeri personelin itirazlarını, 'Sisteme dahil olunduğunda önceden kabul ettikleri disiplini' referans göstererek reddetmişti.

Bir unutulmaması gereken nokta da, TSK, Askeri Şura ile sadece irticai faaliyetlerden değil yolsuzluk, aşırı sol ve genel disiplinsizlik gerekçeleri ile de personeli ihraç ediyor.

Ama kamuoyunda bazı çevrelerce pompalanan hava bu atılan personelin sadece irticai faaliyetlerden olduğu yönünde.

Belki bu noktada TSK komuta kademesi de Şura kararlarını açıklarken bu atılanları irtica harici nedenleri ile açıklayabilir. Bu aynı zamanda kendisine saldıranların elinden de, 'TSK sadece irticadan adam atıyor' kozunu alabilir.

Şimdi artık gözler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'de. Eğer kararlar basına açıklanırsa bilin ki, Gül nihai onayı verdi. Ama gecikme olursa ötesini ve muhtemel krizleri düşünmek bile istemiyorum. Hele, Türkiye'nin yeteri kadar ciddi krizi varken hiç düşünmek istemiyorum.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious