Bu 'Yaka'dan kimler geldi kimler geçti

Bu 'Yaka'dan kimler geldi kimler geçti.10063
  • Giriş : 19.08.2007 / 01:02:00
  • Güncelleme : 18.08.2007 / 23:39:50

Avrupa Yakası, ayrılıkları ve aykırılıkları ile en çok konuşulan dizi. Birçok aykırı tipi bu dizide gördük ve en çok da bu diziden ayrılanlar, transferler oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yaz sezonunun son ayındayız, televizyon ekranlarında yazlık dizilerin reyting yarışları var.

Avrupa Yakası da, diğer sezonluk diziler gibi tatilde, sevenleri eski bölümleriyle idare ediyor; ama yine de dillerden düşmüyor. Çünkü dizi reytingleri kadar, oyuncu sirkülasyonu ile gündemde kalmayı başarıyor. Diziden en son Gafur karakteriyle çok sevilen Peker Açıkalın ayrıldı. Bilindiği gibi diziden önce Ata Demirer ayrılmıştı. Geçen yıl yaz sezonunda yaşanan bu ayrılığa, anne-oğulu canlandıran Hümeyra ve Ata Demirer arasındaki gerginlik neden olmuştu. Demirer’in ardından Bülent Polat (Şesu) ve Evrim Akın (Selin) ayrılınca dizinin yayından kalkacağı söylentileri dolaşmaya başlamıştı. Çünkü dizide büyük bir kan kaybı yaşanıyordu. Senaryo yazarı Gülse Birsel, söylentilere nokta koymak için 9 Nisan 2006 tarihinde bir yazı yazdı. 93. bölümde yaz tatiline çıkacaklarını; ama dönüşte yeni transferlerle yollarına devam edip 100. bölümde diziye son vereceklerini duyurdu ve bunun nedenini de, “Her şeyi tadında bırakmak gerekiyor.” diye açıkladı. Ama öyle olmadı. Dizi 100. bölümünde bitmedi, yeni transferlere giydirilen karakterler dizinin keyfini artırmıştı.

Peker Açıkalın, (Gafur), Tolga Çevik (Sacit), Hasibe Eren (Makbule) gibi isimler isabetli seçilmişti. Dizinin reytingleri düşmesi bir yana, arttıkça arttı. Gafur karakteri çok sevildi, fun kulüpleri kuruldu. Kısa bir süre önce magazinsel haberler nedeniyle Peker Açıkalın’ın anlaşması feshedildi ama onun yerine yeni transferler yapıldı bile. Makine programında skeçlerle ekrana gelen Gürgen Öz ve Yabancı Damat dizisinden tanınan Binnur Kaya, kadrodaki yerlerini çoktan aldılar. Genelde ayrılıklar yıkıcı olur. Yeni gelenler de bu yıkımı tamir edemez. Ama bu mantık Avrupa Yakası’nda tersine işliyor. Bunun nedenini reyting rekorları kıran diğer dizilerin senaryo danışmanlarına sorduk. Hepsi aynı görüşte birleşiyor. Dizinin kaptan köşkünde Gülse Birsel oturduğu sürece, kimler gelip, kimler geçse de dizi aynı başarıyı sürdürmeye devam edecek gibi görünüyor. Şimdiden dizinin yeni transferleri konuşulmaya başlandı, kendileri de zaten boy boy röportajlar veriyor, endamlarını gösteriyorlar.

Birsel-Açıkalın polemiği

Peker Açıkalın’ın anlaşması feshedildikten sonra Açıkalın ve Birsel arasında polemik başladı. Açıkalın, “Dört bölüm daha sözleşmem var. Onları da oynadıktan sonra diziden ayrılacağım.” şeklindeki sözlerine Gülse Birsel hemen yanıt verdi: “Peker yeni sezonda hiçbir bölümde yok! Plato Film onun sözleşmesini feshetti.” Bunun üzerine Açıkalın, yeni bir açıklama daha yaparak, “Biz 30 haftalık sözleşme yaptık. Sözleşmeye göre dört bölüm daha oynamam gerekiyor. Biz bu işi profesyonel olarak yapıyoruz. İlerleyen bölümlerde rol almayacağım halde son dört bölümde oynayacağım. Sözleşmenin feshedilme gibi bir durumu varsa, hukuki süreci başlatacağız. Çocuklarımın rızkını almadan ayrılmam.”

Her oyuncu stand-up yapıyor

Mehmet Auf (En Son Babalar Duyar dizisinin senaryo danışmanı): İşin doğrusu, eski bir akademisyen olarak dizinin neden başarılı olduğunu ayrıntılarıyla incelemiştim. Özünde “durum komedisi” olarak başlayan dizi, Türk seyircisinin beklentileri çok iyi gözlemlenerek innovasyon geçirdi ve “stand up-sitcom” şekline dönüştü. Sonuçta her oyuncu yeteneğini göstermek için fırsat bulmaya başladı. Bana göre Gülse Birsel (teoride toplam 8 durumun kombinasyonlarından oluşan durum komedisini) her hafta ortalamanın üzerinde bir performansla yazdığı senaryolarıyla her yıl ödül almayı hak etmektedir.

Diziyi nitelikli kılan senaryodur

Ömer Lütfi Mete (Kurtlar Vadisi’nin senaryo danışmanı): Avrupa Yakası’nı devamlı izleyemiyorum; ama vakit bulduğumda keyifle oturuyor, kalkmam gerektiğinde de zoraki kalkıyorum. Bu sebeple çok iddialı olmasa da bir fikir beyan etmeye cüretim var: Diziden ayrılanların, yapımın izlenme oranlarını etkilememesi beni hiç şaşırtmıyor. Avrupa Yakası’nda oynayan hemen her oyuncu işlerini çok iyi yapıyor zaten. Fakat nice iyi oyuncunun iyi oyunlarına rağmen tutulmayan ve başarılı görülmeyen, gerçekten de fazla anlamı bulunmayan diziler az değildir. Mesele her şeyden önce yazım işidir. Türkiye için henüz böyle değilse de gerçek bu. Kurtlar Vadisi ile Sağır Oda arasındaki fark da öncelikle senaryo farkıdır. Avrupa Yakası dizisi için de öyledir bu. Diziyi nitelikli kılan birinci etken Gülse Birsel’in yaratıcılığıdır. O değişmedikçe, heyecanını ve enerjisini yitirmedikçe aynı düzey sürebilecektir.

Kaptan köşkünde Birsel var

Emin Özgönül (Kod Adı dizisinin senaryo danışmanı): Avrupa Yakası bir komedi dizisi ve halkı eğlendiriyor. Öncelikle çok iyi bir senaryosu var. Gidenlerin yerine gelenler de çok isabetli seçiliyor. Onun için de kan kaybı olmuyor. Toplumun her kesimi bu dizide kendisinden bir şeyler buluyor. Abartı var; ama gerçek dışılık yok. Biz Kod Adı dizisinde, gerçek olaylardan yola çıkıp bir senaryo geliştirdik. Mecburen de yarı belgesel oldu. Avrupa Yakası’nın hareket alanı ise çok geniş ve bu hem senaryoya hem sanatçılara geniş bir özgürlük sağlıyor. Birsel, gerçek hayatta yaşadığı kıskançlıkları, kuşak çatışmalarını, insanların mizaçlarını senaryoya çok gerçekçi biçimde yansıtıyor. Hepimizin çevresinde Burhan’lar, Gafur’lar, Tahsin amcalar var. Sertaç gibi nabza göre şerbet verenler de az değil. Dizinin kaptan köşkünde Gülse Birsel olduğu müddetçe Avrupa Yakası’nda ayrılıklar da olsa dizinin başarısı devam eder. Zaten senaryonun gücü, bu dizide rol alan ve çok başarılı olan bazı sanatçıların, başka bir etkinlikte, bu derece iyi performans gösterememesinden de belli. Üstelik bu dizi Sezen Aksu, Erkin Koray gibi misafir sanatçıları da bölümlerine alıp dinamizm sağlıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious