Bu yasa, terörle mücadele yasası değil!

  • Giriş : 10.05.2006 / 00:00:00

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Terörle Mücadele Yasası'nın teröristlere ve liderlerine af getirdiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ana muhalefet lideri Deniz Baykal konuşmasına fındıkla başladı. Ortada seçim gözükmediğini anlatan Deniz Baykal, "Ama öyle anlaşılıyor ki; bıçak kemiğe dayanmış, millet bunalmış, CHP Ordu'da bir toplantı yapıyor diye duyunca bütün vatandaşlarımız acaba ne söyleyecek diye umutla gelmişsiziniz. Biz buraya Ordu'da oy istemeye gelmedik. Bu Ordu'ya seçim gezisi değildir. Bir oy isteme gezisi değildir. Bugün biz bir şey istemeye değil, Ordu'ya ve Ordu'nun fındığına sahip çıkmaya geldik. Sizlerle birlikte olduğumuzu, sorunlarınızı, dertlerinizi anladığımızı anlatmak, birlikte çalışmak için geldik. Fındık konuşmaya geldik. Fındık Türkiye'nin sıradan bir ürünü değildir. Fındık bu bölgenin temel kültürüdür, yaşam biçimidir. Fındık demek Karadeniz demektir. Üç yıldan beri fındıkta sorunlar yaşandığını artık herkesin bilmesi lazım. 2004 yılından itibaren fındık çok büyük sıkıntıların içinden geçti. 2004'ün Nisan ayında meydana gelen don büyük zarar verdi. CHP olarak hemen harekete geçtik. Bölgede yapılan çalışma neticesinde 700 trilyonluk bir zarar tespit ettiler. Bunun mutlaka telafi edilmesi gerektiğini söyledik. Hükümetin temsilcileri geldi. Dediler ki; zarar 700 değil 630 trilyon. Biz, tamam gereğini yapın dedik. 298 trilyonunu öderiz dediler. Bugüne kadar 44 trilyon ödendi. Geriye 252 trilyon kaldı. Bu para ödenmemiştir. Yasa gereği ödenmesi gerek bu para ödenmemiştir. Bunun mücadelesini arkadaşlarımız veriyor. Bu haksızlık. Bu konu ile hükümet ilgilenmiyor." diye kounuştu.

Ordu'da yaşananların kitap yazacak kadar maceralı olduğunu belirten Baykal, "Fındıkta yaşanan sıkıntıları Türkiye'ye konuşturmaya başladık. 2005 yılında Fiskobirlik durum değerlendirmesi yaptı ve 7 YTL'lik fiyat açıkladı. Bu fiyat piyasada kabul gördü ve tüccar 6 YTL'den almaya başladı. ama ne olduysa oldu. Birşey döndü ve değişti. Fiyatlar hızla aşağıya düşmeye başladı. Şimdi 3.5 YTL Fiskobirlik'in beline bir kazma vurdular. Fiskobirlik'i alım yapamaz hale getirdiler. Fındık Türkiye'nin dünyada söz sahibi olduğu bir ürün. Bu ürünü biz üretiyoruz ama fiyatı biz belirleyemiyoruz. Birileri belirliyor. Fındıktan ekmek yiyen 8 milyon insan var Türkiye'de. Bu yıl 2 milyar dolar fındık ihracatı yapıyoruz. Bu ürünün geleceği var. Kapalı kapılar ardında birşeyler dönüyor. Bir bakıyorsunuz herşey perişan olmuş. Bütün birliklere ödeme yapıldı. ama Fiskobirlik'e bir tek kuruş yapılmadı. Fındığa Devlet Destekleme İstikrar Fonu'ndan bir tek kuruş destek verilmedi. Kamu ve özel bankalrın kredi verilmesine engel olundu. Yaşanan gerçekler değil mi bunlar? Kendi anlayışlarına uygun bir yönetim getiremeyince bunlar oldu. Fiskobirlik yönetimini ele geçirmek istemediler mi? Ne oldu sonra? Bunların kavgası kiminle. Niçin mücadele ediyor. Bu kadar insan gözden çıkarılır mı? Belli ki çıkardın. Fındık üreticisi de sana sandıkta hak ettiğin dersi verecek. Fındık geleceğin ürünüdür. Ürüne ve fındığa sahip çıkacağız. Ve refah kaynağı haline getireceğiz. Uluslararası bir fındık borsasının Karadeniz'de hemen kurulması lazım. İktidardan güç alan birileri var. Onlar ne isterse o oluyor. Olayın aslı budur. Bunu değiştireceğiz. Bu dönem değişecek bunlar. Buna sessiz kalmayacağız. Türkiye'de fındık üreticisi güzel günler yaşacak." açıklamasını yaptı.

Türkiye'nin huzurunu bozmak isteyenlerin olduğunu dile getiren Deniz Baykal, "Hepimiz kardeşiz. Hepimiz Türkiye Cumhurieti'nin vatandaşıyız. Türkü de olacak Arapı da olacak. Şimdi bunu parçalamak isteyenler var. Irak'ta her gün 40 kişi ölüyör. Irak parçalanıyor. Bunu Türkiye'ye de yapmak istiyorlar. Bu terör karşısında bir yasa çıkarılması gerekiyor. Genel Kurmay Başkanı, Emniyet yetkilileri istedi. Elimizde güçlendirelim çıkarın yasayı diyor herkes. Ama bir türlü yasa çıkmadı. Derken, hükümet yasayı hazırladık gönderiyoruz. Bir baktık bu yasa terörle mücadele yasası değil, teröristlere af yasası. Bu yasanın içine bir madde yerleştirmişler. Pişmanlık maddesi. Kendisi gelip teslim olacak ya da yakalanacak olan teröristlere cezalarını çekmeden çıkma imkanı getiren düzenleme. Böyle çelişki olmaz. Bu yanlıştır dedik. Doğrudur dediler. Şu anda mecliste bunu tartışıyorlar. Madde şöyle diyor; terör örgütünün kurucusu ve yöneticileri yakalandıkalrı yada teslim oldukları zaman onalrı cezalarının dörtte üçü kaldırılabilir. Şimdi bu yasa neyi öngörüyor. İlk kez bir terör örgütünün yöneticisine af isteniyor. Şimdi ben bunu merak ediyorum. Bu yönetici kimdir. Terör örgütünün kurucusu denince ne anlarsınız." şeklinde konuştu.

Durduk yerde bir takım tartışmaların ortaya atıldığını kaydeden Baykal, "Türkiye'de bir sorun varmış gibi, zararlı, anlamsız bir tartışmalar çıkıyor. 70 bin cami günde beş vakit ezan okuyor. Herkeste bundan büyük mutluluk duyuyor. Başbakan çıkıyor diyor ki; dindar olanlar olmayanlar. Türkiye'yi bu şekilde ayırma zihniyeti Başbakan'ın ağzında ifade ediliyorsa bizim çok sıkıntı çekmemiz kaçınılmaz olur. Böyle bir ayrımı bırakın Başbakan'ı hiç kimsenin hiç kimseye yapmaya hakkı yok. Sen ne karışıyorsun vatandaşın Müslümanlığına. Kuşku duyma hakkın yok. Sen, vatandaşla Allah'ın arasından çekil, çekil. Herkes hesabını Allah'ın huzurunda verecek. Sana ne. Sen kendi hesabını ver. Sen askere alınırken dindar olan olmayan diye ayırıyor musun? Vergi alırken ayırıyor musun?" dedi.

Baykal, konuşmasına şöyle devam etti: "İstanbul'da çıkmış bir AKP'li belediye başkanı kitap bastırıyor. Diyor ki; 'Başı açık dolaşmak günahtır' Kim bunu söylüyor. AKP'li belediye başkanı. Şu anda da başkan olmaya devam ediyor. Senin kimin ne yaptığı günahtır, ne değildir, bunu söyleyemeye hakkın yok. Sen belediyesin. Sana ne. İsteyen istediği gibi örtüyor, sana ne kardeşim. Hangi asırdayız. Bir başka AKP'li belediye. Kitap yayınlıyor. Diyor ki; 'Dörde kadar evlenmek mübahtır. Erkeklerin eşlerini iz bırakmadan da dövmeleri caizdir.' Bunu söyleyen belediye iş başında. Başbakan diyor ki; 'Kardeşim karışmayın. Biz istersek kogrenin ortasına perde gereriz. Bir tarafını haremlik bir tarafını selamlık yaparız.' Bunlar çok yanlış düşünceler. İran'a döneriz Allah muhafaza. İran'ın, Irak'ın, Afganistanı'ın hali ortada. Biz hem müslümanız, hem laikiz, hem demokratiğiz, hem cumhuriyetçiyiz."

Selanik'te Atatürk köşesine bir hatıra defteri koyulduğunu hatırlatan Deniz Baykal, "82 yaşındaki vatandaşımız gitmiş oraya içini boşaltmış. Herşeyi söylemiş. Başbakan şöyle bir karıştırmış. Sonra da kaldırın bu defteri demiş ve o sayfayı söküp almış. Bakanlar Kurulu'nda da bu yazıyı okuyor. Hep beraber dava açalım. Vatandaşı anasından doğduğuna pişman edelim diyor. Vatandaşımızın üzerine yürüyorsunuz ama en büyük haksızlığı yapan Pontus Soykırımcılarına sesini çıkarmıyorsun." diye seslendi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious