Bu yasa tartışılır MİLLİYET

  • Giriş : 04.06.2006 / 00:00:00

Hükümetin TBMM'ye gönderdiği tasarıya göre, öldürme, yaralama, kötü muamele dahil birçok suçta dava açılmadan mağdurla zanlı uzlaşabilecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Savcılar, "Kusur sonucu adam öldürme, adam yaralama, kötü muamele, çocuk kaçırma" dahil birçok suçla ilgili olarak "toplumda saygınlığı olan kişiler" aracılığıyla uzlaşma arayacak.
Üst sınırı 2 yıl hapis cezası olan suçlarda savcı, kamu davasını, mahkeme de hükmün açıklanmasını erteleyebilecek.

230'un üzerinde yasada 700 civarında maddeyi değiştiren 2 maddelik tasarının TBMM Adalet Alt Komisyonu'ndaki görüşmesinde yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Adalet Komisyonu'nda 2 yıl önce reddedilen "uzlaştırma modeli", geçen hafta alt komisyonda kabul edildi. Düzenlemeye göre, kusur sonucu adam yaralamak gibi şikâyete bağlı birkaç suç türünde 1 yıldır kısmen uygulanan yöntem, kapsamlı bir model olarak hukuk sistemine getiriliyor.

Terörde 'uzlaştırma' yok
Tasarıya göre, terör gibi "etkin pişmanlık" hükümlerine yer verilen suçlarla cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemiyor. Savcı veya yargıcın uzlaştırma yoluna gidebileceği suç türleri şöyle:
1. Taksirle öldürme.
2. Kasten yaralama.
3. Taksirle yaralama.
4. Tehdit.
5. Konut dokunulmazlığının ihlali.
6. Haksız arama.
7. Kişisel verilerin kaydedilmesi.
8. Verileri hukuka aykırı ele geçirme.
9. Hakkı olmayan yere tecavüz.
10. Kötü muamele.
11. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali.
12. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması.
13. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin açıklanması.
14. Bilişim sistemine girme.
15. Sistemi engelleme, verileri yok etme veya değiştirme.
16. Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf.


Avukat veya 'saygın kişiler' aracı olacak

Sistem şöyle işleyecek: Savcı, zanlıyla mağdura uzlaşma teklifinde bulunacak. Mağdur, en geç üç gün içinde kararını savcıya bildirmezse teklifi reddetmiş sayılacak. Birden fazla kişinin mağduriyetinde, zarar görenlerin hepsinin onayı aranacak.
Savcı isterse uzlaştırmacı olarak barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilecek veya kamu görevlileri ya da toplumda saygınlığı olan kişiler arasından uzlaştırmacı atayabilecek.
Böylece toplum önderleri, hukuk sisteminde rol oynayabilecek. Uzlaştırıcı da soruşturmanın gizliliği ilkesine uymakla yükümlü olacak. Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülecek.
Müzakere tutanakları delil olarak kullanılamayacak. Kamu davası açıldıktan sonra uzlaşma söz konusu olursa, mahkeme karar verecek.

Dava veya hüküm ertelenebilecek

Ceza sistemine, "Kamu davasının veya hükmün ertelenmesi" usulleri de getiriliyor. Uzlaşma kapsamına girmese de, üst sınırı 2 yıla kadar olan suçlar için, "Yeterli şüphenin varlığına rağmen" 5 yıl süreyle erteleme kararı verilebilecek. Bunun için şu şartlar aranacak:

Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûm olmama.
Suç işlemeyeceği kanaati.
Ertelemenin, davadan daha yararlı görülmesi.
Erteleme şartları, İnkılap Kanunları'ndaki suçlarla ilgili olarak uygulanamayacak. Erteleme süresince zaman aşımı işlemeyecek.
Bir meslek sahibi olan şüphelinin eğitim programına devam etmesi, kamu kurumunda çalışması erteleme için bir neden olacak.

'Pazarlıkla adalet olmaz'

Alt komisyonun CHP'li üyesi Orhan Eraslan, tasarıyı şöyle eleştirdi:

Mahkemeler, adalet dağıtma yerine pazarlıkla uğraşacak.
Kayırmacılığı öne çıkaracak, yargının etkinliğini sarsacak.
Erteleme kıstasları sübjektif.
"Adalet mülkün temelidir" yerine, "Parayı veren düdüğü çalar" ve "Zenginin arabası dağdan aşar, fakirinki düz yolda şaşar" özdeyişi yaşama geçirilmiş olacak.
Mafya, şeyhler, ağalar yargı erkini kullanacak.

ABD'de var
Prof. Dr. Köksal Bayraktar, sistemin en yaygın olarak ABD'de uygulandığını belirtti. Bayraktar, Türkiye'de takibi şikâyete bağlı suçlardaki dar kapsamlı uygulamanın bile adli mekanizmayı hızlandırmak yerine yavaşlattığını söyledi. Prof. Bayraktar, 29 suç türü için bu sistemin getirilmek istendiğini belirterek, "Savcıyı hakem yerine koyuyor" dedi. Tasarıya katkıda bulunan Prof. Dr. Bahri Öztürk, ABD'nin yanı sıra Japonya ve Almanya'da da bu modelin uygulandığını belirtti.
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu da yeni tasarıyı şöyle değerlendirdi: "Yaşam hakkıyla ilgili suçlarda adalet özel kişilere havale edilemez. Zamanla işin içine para ve farklı güç odakları girebilir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious