Bu yaz şarkı değil, dedikodu dinleyeceğiz!

  • Giriş : 01.07.2007 / 13:31:00

Yazın gelmesiyle birlikte Şehrazat’ın dramı, Sıla’nın çilesi biterken ağır abi Polat da takım elbisesinden kurtuldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sanat müziğiyle birlikte popüler müziğin ağır ve hüzünlü parçaları da rafa kaldırıldı. Ancak bu yıla damgasını vuracak yazlık şarkılar konusunda önceki yıllar kadar şanslı değiliz. Görünen o ki bu yıl “çakkıdı” yerine Hüsnü Şenlendirici ile klarnet çalacak, Hülya Avşar ile tenis oynayacak, Tamer Karadağlı ile “ba ba ba ba!” diyeceğiz.

Sıcakların artmasıyla birlikte iş hayatımızdan aile yaşamımıza kadar her şeyi tatile göre planlıyoruz. Nereye gidilecek, kaç gün gidilecek, neler yapılacak soruları hemen hepimizin bir şekilde gündemine giriyor. Kimimiz sadece yıllık izinde birkaç haftalık tatil planları yapabilirken, kimimiz işimizi de yanımıza alarak güneye gidiyoruz. Bu kadar çok tatil planı yapılır da bunun ticareti yapılmaz mı? Yaz aylarına özel çekilen diziler, bestelenen şarkılar, konserler, festivaller yaz aylarına özel bir sektörün oluşmasına neden oluyor. Sıcakların başlamasıyla televizyonların daha az izlendiğini düşünen yöneticiler reyting rekorları kıran dizilere eylül ayına kadar ara veriyor. AB grubu için geçerli olsa da genel izleyiciler bakımından bu düşüncenin ne kadar doğru olduğu tartışılabilir. Haziranın ilk haftasıyla birlikte Binbir Gece, Kurtlar Vadisi, Sıla, Gümüş, Ihlamurlar Altında, Yaprak Dökümü, Acı Hayat gibi yayınlandığı gün en çok izlenen diziler ya “final” yaptılar ya da “sezon finali”yle tatile çıktılar. Onların yerine ise TRT döneminin “Yazlıkçılar” konseptine uygun yeni diziler kondu. Ucuz komedi tarzında çekilen, star isimlerden çok sıradan oyuncuların yer aldığı, şarkılı-türkülü ve neredeyse hepsi birbirine benzeyen bu dizilerde güldürmek ve seyirciyi eğlendirmek için her yol deneniyor. Ne esprilerde, ne çekimlerde, ne de oyunculukta kalite aranıyor. 8-10 bölüm olarak düşünülen bu diziler arasında izleyici tarafından çok beğenilen bir yapım çıkarsa dizi kışın da devam ediyor. Bazı diziler ise hiç ara vermeden yazlık mekanlara taşınıyor. Geçtiğimiz yıllarda ‘En Son Babalar Duyar’ dizisinde bu yıl ise ‘Yalancı Yarim’de olduğu gibi.

Tıpkı televizyonlar gibi müzik yapımcıları da tatile özel albüm ya da single yapıyor. “Ye, iç, keyfine bak”, “Gülelim, eğlenelim, coşalım”, “Boşveeeerr, hayat kısa eğlen coş” tarzında yapılan bu şarkılar yaz boyunca dillerden düşmüyor. Nitekim müzikseverler geçen yıl Demet Akalın’la “Kalbini kırdım affedersin” diye “hava yaptı”, Gülben Ergen’in Lay Lay La Lay Lalay şarkısıyla “koptu”, Serdar Ortaç’ın dansözüyle “coştu”, Kenan Doğulu’nun Çakkıdı’sıyla kendinden geçti, Ajda Pekkan’ın “kendimi sakladım görmeyi bilenlere” diye romantik havalara girdi ve nihayet yazlık şarkıların da vazgeçilmez ismi olmaya devam eden Sezen Aksu’nun “Tebdil-Mekan”ıyla sezonu kapattı. Ama herkes çok eğlendi. O kadar eğlenildi ki sıcakların bitmesiyle birlikte bu şarkıların hemen hepsi plaj havlularıyla rafa kaldırıldı! Müzikseverler bu yıl tatil sezonuyla havluyu sakladığı yerden çıkardı; ama şarkıları yerinde bıraktı. Çünkü birkaç aylık dönem için yapılan, sözleri “hoppidi hoppidi”den öteye geçmeyen şarkıların yerine yenileri çıktı.

Kolay ezberlenen, akılda kalan sözlerden oluşan yazlık şarkıların klipleri de neredeyse birbirinin aynı oluyor. Dans eden kızlar, plajlardan romantik gece görüntüleri, havuz başı sefaları, hiçbir şey umurunda olmayan bir grup gencin çılgınca koştuğu, eğlenir gibi yaptığı klipler çekiliyor. Hem sözlerde, hem de görüntülerde insanların cinsel duyguları tahrik ediliyor. Bu yıl da Mustafa Sandal “İndir” parçasıyla bu geleneği sürdürmek istiyor. Emel Müftüoğlu “Eğlenilecek kızlar, evlenilecek kızlar” parçasıyla yaza damgasını vurmak isterken, Hande Yener “Kibir”iyle onların peşinden gidiyor. Yaz parçalarının abonesi Serdar Ortaç da iddialı. Kenan Doğulu ve Demet Akalın da “yazlıkçılar” olarak öne çıkan isimler olacak. Ama bu yılı öncekilerden ayıran bir durum var: Tatil sektörü başlayalı bir ay olmasına rağmen bu yıl hangi şarkıların tutacağı, gecelerde tatilcileri coşturacağı belli değil. Sadece adaylar var.

Bu nedenle ekranlarda kış aylarından kalan dedikoduların yazlık mekanlara taşınmasını göreceğiz. Hüsnü-Nazire Şenlendirici ve Deniz Seki üçlüsünün arasında geçen olayların yeni bölümlerini seyredeceğiz. Klarnet ustası eşine mi dönecek; yoksa Deniz Seki’yi mi tercih edecek? Soğuk kış gecelerimizin baş dedikodusu olan ünlü klarnetçi, görünen o ki yaz aylarında da reytingini kaybetmeyecek. Aşk, ihanet, nefret bir dizide olmazsa olmaz kurallardan biri. Kış aylarından yaza taşınan dizilerden biri de Tamer Karadağlı-Arzu Balkan ve Deniz Uğur üçlüsü… Dizinin yazlık bölümlerinde Tamer Karadağlı’nın eski eşi ve çocuğuyla birlikte tatile gidip gitmeyeceğini görecek, sırtına Karadağlı’nın baş harfi olan T şeklinde gül dövmesi yaptıran Deniz Uğur’un tepkisini birlikte seyredeceğiz. Ve tabiî ki uzun soluklu dizimiz Hülya-Kaya-Feraye yine reytingleri zorlayacak. Dizi uzadığı için yeni kahramanlar da katılıyor. İki çocukla birlikte Saadettin Saran da diziye katıldı. Yeni bölümlerde Hülya Avşar’ın Saadettin Saran ve kızı Zehra ile birlikte tatile çıkması halinde Kaya Çilingiroğlu’nun tepkisinin ne olacağını göreceğiz. Hülya Avşar’ın Feraye’nin çocuğuna bakıcılık yapmasının sonuçlarını öğreneceğiz… Belki çakkıdı çakkıdı kendimizden geçemeyeceğiz; ama eğlenecek çok malzememiz olacak, çooookkk!...

 

ZAMAN/CUMARTESİ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious