BÜ'den Orhan Pamuk'a fahri doktora

  • Giriş : 14.05.2007 / 00:00:00

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'a Boğaziçi Üniversitesi'nce fahri doktora unvanı verilerek, cübbesi giydirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Üniversitenin Albert Long holünde düzenlenen tören, Orhan Pamuk'un salona alkışlar arasında girmesiyle başladı.

Törende konuşan BÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nüket Esen, Orhan Pamuk'un, 2006 yılında aldığı ödülle "Türkiye'ye Nobel'i getiren yazar" olduğunu belirterek, bu ödülün
Türk edebiyatçılarını çok mutlu ettiğini söyledi.

BÜ Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal da üniversite senatosunun, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nün önerisi ve Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'nın talebiyle, Nobel ödüllü Orhan Pamuk'a "Türk ve Dünya edebiyatlarına yapmış olduğu katkılar, Türk dilinin ve Türk edebiyatının dünyaca tanınmasına neden olan seçkin edebi eserleri nedeniyle" fahri doktora unvanı verilmesine oy birliğiyle karar verdiğini anlattı.

Prof. Dr. Soysal, daha sonra Orhan Pamuk'u sahneye davet ederek, FenEdebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Oğuz ile birlikte fahri doktoradiplomasını sundu. Prof. Dr. Oğuz da Pamuk'a cübbesini giydirdi.

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, cübbesini giymesinin ardından kürsüye çıktı:

"Burası benim evimdir. Ben buraya 40 yıl önce öğrenci olarak geldim. İstanbul'da yaşadığım hayatın, edebi hayatın şereflendirildiğini düşünüyorum. Bana doktora vermek için buradan daha seçkin bir yer, Türkiye'de ve dünyada olamaz.

Evimde onurlandırılmak, şereflendirilmek kadar mutlu birşey olamaz. Kendimi çok mutlu hissediyorum. Ülkem ve parçası olduğum Türk edebiyatı için de çok önemli bir gün."

Pamuk, kitaplarının neden sevildiğine de değindi:

"Hayatımın geri kalan kısmında yazı yazmaktan başka hiç bir iş yapmadım. Kitaplarımın bu kadar sevilmesinin ve okunmasının nedenini; yazarlığa, yazıya, çalışma masasına, kitaplara olan amatör, çocuksu bağlılığımla açıklayabiliyorum.

Çok talihli olduğum doğru. Ama çok çalıştığım, okuyup yazmayı çok sevdiğim de doğru. Akademik dünyaya girmek hiçbir zaman kısmet olmamıştı. Her zaman kitaplarla düştüm, kitaplarla kalktım. Kitapların korkulacak ya da imrenilmesi gereken kutsal şeyler değil anlaşılması gereken şeyler olduğunu burada öğrendim"

"Edebiyat, yalnızca bir hikayeler toplamı değildir"

"Edebiyat, yalnızca bir hikayeler toplamı değildir" diyen Pamuk, "Kendi hakkında, dünyanın neresinde olduğumuz hakkında, hayatımızın anlamı hakkında derin bir şekilde düşünmek için çok önemli bir araçtır. Kitaplarımı ilk başlarda okurların okuma zevki için yazdım. Ama bir cemaate, bir takıma, bir gruba burada görülen İstanbul'un temsil ettiği kültüre ait olduğumu her zaman hissettim" dedi.

Üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nce düzenlenen ve iki gün sürecek Orhan Pamuk Sempozyumu da aynı salonda gerçekleştiriliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious