Buket evlenirse oğlumu alırım

  • Giriş : 21.12.2006 / 00:00:00

Çelik, eski eşi Buket Saygı'nın yeniden evlenmesi durumunda, oğlu Ata'nın velayetini ondan alacağını açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çelik, prodüktörlüğünü yaptığı ’Yeni Bir Karar’ albümüyle ilgili Seray Sever’in suçlamalarına yanıt verdi. Sever’in sırf gündemde kalmak adına büyük yanlışlar yaptığını söyleyen Çelik, Sever’i ailesi hakkında konuşmaması konusunda da son kez uyararak, "Eğer Seray konuşmaya devam ederse, onun bundan sonraki tüm pozisyonlarını, Şansal Büyüka ile Erman Toroğlu yorumlar" dedi.

Seray Sever’le bir araya gelip albüm yapma hikáyeniz nasıl başladı?

- Seray bir gün bana geldi ve "Bir dizide şarkı söyleyecek kadar şarkı söylemek istiyorum. Bu isteğimi de bir dizide rol bekleyerek değil, albüm yaparak gerçekleştirmek istiyorum" dedi. Ona albümü kafasından silmesi gerektiğini, bunun çok ciddi bir iş olduğunu söyledim. Ama sonrasında onun, hiçbir müzikal iddiası olmadığını görünce de çalışmaya karar verdim. Ama bunun için de birtakım şartlar sundum.

n Neydi bunlar?

- O zaman bu projenin ve albümün adı "Pırlanta Gibi Kadın"dı. Yaklaşık altı ay sürecek olan tanıtım süresinde, bu isim başlığı altında uygulanacak bir plan, program yaptık. Bir pırlanta şirketiyle anlaşılacak, klip belirlenen ’pırlanta kadın’ imajına göre çekilecek, billboard’lar bu imaj üzerinden yapılacak, belirli gazetelerin dışında hiç kimseyle röportaj yapılmayacak, hiçbir programda canlı şarkı söylemeyecek gibi şartlardı bunlar.

Verdiği sözleri tutmadı mı?

- Hayır. O, çenesini tutamıyor. Böyle bir problemi var.

n Ne yaptı peki?

- Skandallarla gündeme gelen bir proje yapmak istemedik. Bizimle iş yapmak istediğine göre, bizim yolumuzdan gitmeliydi. Ama o kalktı çıplak sesle şarkı söyledi. Bu olayın sonrasında yaşananları zaten herkes biliyor. Ne yazık ki, Seray’ın medya ile beraber yürüme alışkanlığı var. Çünkü gündemden düşerim’ korkusunu yaşıyor.

Siz Seray’ın sesini ilk dinlediğinizde ne düşünmüştünüz?

- Çok kötüydü... Başka da bir şey söylemek istemiyorum.

Kötü olan bir sesi, allayıp pullayıp sunmak, sizin açınızdan ne kadar etik?

- Sesi hiç yok değil ki... Müzik piyasasında olan her insan kadar ortalama bir sesi var Seray’ın. Seray’a ne yapılıyorsa emin olun herkese aynısı yapılıyor. Birisini stüdyoya sokarsınız, bir şarkıyı binlerce kez okutursunuz. O okumalardan edit yaparsınız, en iyisini seçersiniz. Olay budur! Bunu yapmayan sanatçı yok. Edit herkese yapılıyor. Seray’a da bu yapıldı.

Çıplak sesle şarkı söylemenin dışında başka nelere uymadı Seray?

- Biz onun pırlanta gibi yüreğini göstermek isterken, o gitti saldırgan olmayı tercih etti. Programına Banu Zorlu geldi ona sataştı, kavga etti... Bütün bunları asla yapmaması gerekiyordu. Hiç kimseye, hiçbir şey demeyecekti. Susacaktı! Bazı şeyleri gündem yaratarak yapmak istedi. O da bizim yolumuz değildi.

100 BİN DOLARA KARİZMASINI ÇİZDİRDİ/_newsimages/2622213.jpg

Eğer Seray sizin yolunuzdan gitseydi şu anki durumu ne olurdu?

- 15 yıllık kariyerinde kazanmadığı parayı, 1.5 yılda kazanırdı. Çünkü Seray, çok güzel, çok medyatik bir kadın. Sahnede, arkasında beş vokalle şarkı söyleyebilen her kadın kadar şarkı söyleyebilirdi. Bu kadar basitti bu iş. Ama hep negatif konuştu. Beni de düşünmedi. Ben o albümün prodüktörüydüm.

Yani bu çalışma sizin prodüktörlük hayatınızı kötü mü etkiledi?

- Mesela albüm piyasaya çıktıktan sonra dedi ki; ’Ben bu albüme Sezen Aksu şarkısı alacağım...’ Onun Türkçe meali şudur; "Bu albümün başarısızlığının sebebi, bestelerdir. Bir Sezen Aksu bestesi olsaydı, bu albüm çok iyi olurdu..." O albümü Sezen Aksu değil, bilmem kim gelip aranje yapsaydı, o saatten sonra o albüme hiçbir şey olmazdı.

n Çok mu kızgınsınız ona?

- Ben kendime kızgınım. Çok yaraladı bizleri. Metin Özülkü’den ders alacağını söyledi. Yani bizim verdiğimiz ders yanlıştı, başkalarından doğrusunu alıp, kendini düzelecekti. Seray zaafları olan bir kadın ve bu zaafları onu zayıf kılıyor. Kendinden emin değil. Kendinden emin olmadığı için hep gündemde olmak istedi ve bu işte saçmaladı.

O da yalnız bıraktığınızdan şikayet etti...

- Bizim çizdiğimiz yoldan çıkınca, evet Seray’ı yalnız bıraktık. Bu doğru! Pırlanta gibi kadın, bir hafta içinde 100 bin dolara karizması çizilen kadın haline geldi. Tek suçlu kendisidir.

Seray’la beraberken dört sevgilim daha vardı

Siz karizmanızın çizildiğini düşünüyor musunuz?

- Seray gibi 250 bin kişi gelse benim karizmamı çizemez. Ama bu çalışma olmasaydı benim için daha iyi olurdu.

Seray bu albüm için size 100 bin dolar mı verdi?

- Kime ne verildiği hepsi ortadadır. Seray’ın yaptığı gibi bir albümün ortalama 70 ile 120 bin dolar arası maliyeti var. Ben payıma düşen parayı aldım. Herkes payını almıştır. Orada yanlış yok.

Bundan sonra ne olur peki?

- Seray’a bundan sonra albüm yapan çıkmaz.

Peki, aşk yaşadınız mı?

- Hayır. Benim kendisiyle hiçbir şekilde ilişkim olmadı. Ama Seray’ın tavrından dolayı bu intiba hep yaratıldı. 10 yıl önce bir ilişkimiz vardı. Ama onunla beraberken dört tane daha sevgilim vardı. Çünkü o dönem çok hızlı yaşıyordum. Onunla çok büyük bir aşk yaşamadım.

Evlenirse Ata’yı alırım!

Eski eşiniz Buket Saygı’nın bu yaz erkek arkadaşıyla samimi fotoğrafları basına yansıdı. Bu görüntülere çok kızdığınızı duydum...

- Tabii ki rahatsız oldum. Bu konuda çok tartıştık.

Peki, bu konuyla ilgili çok şey söylendi. Bunlardan biri de, Seray Sever’in, Buket Hanım’ın yanına giderek, ’Biz Çelik’le evleniyoruz, çok mutluyuz, Ata’ya da çok iyi bakıyoruz, merak etme’ demesiydi. O da sizi kıskandırmak için sevgilisiyle samimi pozlar vermiş. Bu doğru mu?

- Ben bu konuda yorumda bulunmak istemiyorum. Ama Seray’ı, benim aileme ilişmemesi konusunda ikinci ve son kez uyarıyorum. Eğer bir kere daha bir şey yapar ya da konuşursa, Seray’ın bundan sonraki tüm pozisyonlarını, Şansal Büyüka ile Erman Toroğlu yorumlar...

Peki, Buket Hanım’la şu an ilişkiniz ne pozisyonda?

- O benim oğlumun annesi, hayatım boyunca, oğlumdan dolayı Buket’i göreceğim. Bu konuda bir problemimiz yok.

Oğlunuz Ata’nın velayeti annesinin üzerine mi?

- Onun üzerine. Belli bir yaşa kadar da onun yanında olması bana doğru geliyor. Oğlumun, babasının yanında, annesinden başka bir kadının olduğunu görmesini, düşünmesini hiçbir zaman istemiyorum. Bundan sonra da istemeyeceğim. Dolayısıyla benim asla ’evlenme’ gibi bir fikrim yok.

Dolayısıyla Buket de mi evlenmemeli?

- Benim fikrim böyle...

Diyelim ki evlendi. Oğlunuzu alır mısınız?

- Oğlumun mutlaka benim yanımda olmasını isterim. Çocuğa zarar vermeyecek bir yöntemle, Ata’yı yanıma almak isterim. Bir başkasının yanında oğlumun büyümesini, terbiye almasını asla istemem!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious