Bülent Ecevit, CHP'de köklü reformlar yapmıştı

Bülent Ecevit, CHP'de köklü reformlar yapmıştı.29083
  • Giriş : 12.08.2007 / 14:02:00

Ecevit, CHP'de köklü reformlar yapıp CHP'yi iki seçimde birinci parti yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


1) Ecevit'in yaptığı ilk işlerden biri, tek parti döneminin önemli sembolü ve 27 Mayıs ihtilalinin gizli ortağı Milli Şef İsmet İnönü'yü siyasetten tasfiye etmek oldu. İnönü'nün sistem içindeki rolü herkesçe malumdu, "İkinci Adam"dı ve eğer Mustafa Kemal'e "Ebedi Şef" sıfatı verilmişse, ona da "Milli Şef" denmişti. İnönü, kesin olarak Mustafa Kemal'in yerine göz dikmişti. 1938'den -hiç de yabana atılmaması gereken bir görüşe göre 1937'den- sonra mutlak iktidarı eline geçirmiş, Mustafa Kemal'in ölümünden sonra kendi adına para bastırmış, resmî dairelerde Mustafa Kemal'in resimlerini indirtip kendi resimlerini astırmış, meydanlara kendi heykellerini diktirmişti. Tek parti demek zaten fiilen bilumum yetkilerin tek elde toplandığı merkeziyetçi yönetim demekti. (Parti il başkanı aynı zamanda ilin valisiydi, seçimlerde açık oy gizli tasnif ilkesi geçerliydi, çoğu zaman da milletvekilleri atama usulüyle tespit edilirdi vs.) Ecevit, İnönü'ye karşı siyasi mücadele verirken, Menderes'i hatırlatırcasına aynı zamanda tek parti yönetimine karşı mücadele verdiği hissini uyandırıyor, böylelikle halkın iradesinin etkili olduğu demokrasiye göndermelerde bulunuyordu.

2) Normal siyasi şartların geçerli olduğu zamanlarda CHP'nin kendi gücüyle ve halkın desteğiyle iktidar olması mümkün değildir. Bu yüzden daima darbe ve muhtıraların gölgesine sığınır. 14 Mayıs 1950 seçimleri 27 yıllık CHP iktidarının yerle bir edilmesiydi. Temel felsefi ve politik tutumunu koruduğu müddetçe CHP asla iktidar olmayacağını biliyordu. Bu yüzden askerlerin siyasete müdahalesine umut bağladı, bu fırsatı da 27 Mayıs 1960 askerî darbesiyle ele geçirdi. Kim ne derse desin, 27 Mayıs darbesinin sivil ortaklarından biri CHP, diğerleri üniversiteler ve jakoben aydınlardı.

Öyle olmakla beraber, genç siyasetçi Ecevit, 12 Mart muhtırasına açıkça karşı çıktı, muhtıranın sivil siyasete, demokrasiye ve kendisine karşı verildiğini yüksek sesle ifade etti. O günden bu yana da kimse buna cesaret edemedi.

3) Bülent Ecevit'in yaptığı üçüncü önemli şey, 'Karaoğlan' profiliyle halktan yana politikalar ve söylemleri samimi bir dille ifade etmesi ve elbette gençlik ve zindeliğiyle siyasete kan getirmesiydi. CHP, ilk defa halka, yoksul kesimlere sesleniyor, çevreye umut oluyordu. Halk daima belli düzeyde bir sağduyuya sahiptir. Ecevit'in geliştirdiği dile toplumsal merkez bigane kalmadı, dağa-taşa 'Karaoğlan' yazdı. Şimdi devleti kuran partinin başında kara kuru-kavruk, mavi gömlekli, mütevazı, ama inançlı ve kararlı, "halktan biri bir siyasetçi" vardı partinin başında. Sanki Ecevit ile CHP'nin "Cumhuriyet (C)" ile "Partisi (P)" arasına "Halk (H)" yerleşmişti. Ecevit seçkinci değildi. Bizden biriydi. Sanki mahallemizdeki bakkalın yakın akrabası gibiydi, ona kolayca ulaşılabilir hissi veriyordu. Bu Karaoğlan en yüksek perdeden şunu seslendiriyordu: "Bu düzen değişmelidir. Bu bozuk düzen halkın aleyhine işlemektedir. Hakça düzen gelecektir". Sonraları bu slogan RP'nin "Adil düzen"i olarak kitleleri motive edecekti. "Hak ve hakça" ile "Adalet"in çağrışımları bu ülkenin derin kültürel kodlarını teşkil eden İslamiyet'e göndermede bulunuyordu. Dinin "değere dayalı idealleri" siyasetin tam kalbine oturmuştu.

4) Ecevit, merkezde toplanmış iktidar seçkinlerinin halkı ve inançlarını, yaşama biçimini aşağıladıklarını üstü kapalı ifade ediyor, bunu "laikliği yanlış bağlamda kullanarak" bir iktidar ve tahakküm aracına dönüştürdüklerini söylüyordu. "Tarihsel yanılgı" yanında Ecevit'in sonraları geliştireceği formülasyon 'inançlara saygılı laiklik' olacaktı.

Ecevit'in açtığı parantez kısa zamanda kapandı; CHP, kendi asli misyonuna dönüp merkezin partisi olma yolunu seçti. Ecevit de paradigması dolayısıyla daha fazlasını yapamazdı. CHP bugün de ilk günkü gibi bir "merkez/devlet partisi" olarak rol oynamaya devam ediyor. 22 Temmuz seçimleri CHP'nin yenilgiler tarihine bir yenisini daha ilave etmiş oldu.

ALİ BULAÇ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious