Burhan Dogançay’in desenleri halilara islendi

  • Giriş : 12.11.2005 / 00:00:00

Eserleri dünyanin en büyük özel ve kamu koleksiyonlarinda yer alan Burhan Dogançay, Türkiye’de ilk kez farkli bir sergi ile çikiyor sanatseverlerin karsisina.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dogançay’in neredeyse bütün eserlerinde bir sekilde karsimiza çikan duvarlar, sanatçinin yolunu Kasim 1982’de kesistirmis Aubusson dokuma teknigiyle. Bu bilinmez yolda Dogançay’in destekçisi ise günümüzdeki 12 Aubusson atölyesinden birinin kurucusu olan Raymond Picaud olmus. Duvarlarin sanatçi üzerindeki ilhami; babasiyla Anadolu’da dolasirken gördügü kerpiç ve tas evlerden mi yoksa Faruk Nafiz Çamlibel’in ‘Han Duvarlari’ eserinden mi bilinmez; ama asil macera New York’ta baslamis. Dünyanin 114 ülkesini dolasarak duvarlari fotograflayan ve 35 bin dialik bir arsiv olusturan Dogançay, böylece insanligin biraktigi izlere taniklik ettigini düsünüyor. Isik ve gölgeyi, soguk ve sicagi, kar ve yagmuru en iyi bu pütürlü yüzeylerden izledigini söyleyen sanatçi, gölgeyi olusturan nesnelere verdigi önemi bizzat özneye yani gölgeye de veriyor.

Fransa’da bir ata gelenegi olan Aubusson duvar halilarina gelirsek; kökenleri için degisik fikirler olsa da 15. yüzyildan itibaren zor isinan kilise ve kalelerde izolasyon malzemesi olarak dokunmuslar. Fransiz Ihtilali’nden sonra unutulmaya yüz tutan gelenek, 19. yüzyil sonlarina dogru yeniden canlanmis. II. Dünya Savasi’ndan sonra sansi tam anlamiyla dönen teknik, sanatçi Jean Lurcat’in renk tonlarindaki zenginligi belirginlestirip saf tonlari idareli kullanmasiyla altin çaga ermis. Günümüzde çagdas sanat eserleri sayilan dokumalar, önemli sanatçilarin tablolarindan orijinal halleri korunarak yapiliyor. Sanatçilarin imzalarini tasiyan halilardaki anitsal ihtisamin kaynagi desenlerin belirginliginden. Sanatçi ile dokuma ustasi arasinda olusan ortak yasamdan dogan eserler, tartismalar ve denemeler sonunda atkilara, çözgülere ve renklere aktariliyor.

Dogançay’in eserleriyle geleneksel teknik ve çagdas tasarimin dansini sunan halilarda, sakin düzlük üzerindeki kurdelelerin hareketli halleri birbirini dengeliyor. Parildayan renklerden bir müzik sesi yükseliyor ve bu müzige uyan renk seritleri sanki dans ediyor. Sanatçi, isin özünün gölgelerde oldugunu hatirlatsa da morumsu koyu mavi zemin üzerinde uçusan sari ve kirmizilardan gölgelere geçmek zaman aliyor. Halinin durgun yüzeyinden yükselen müzikte dans eden kurdeleler 24 Kasim’a kadar görülebilir. Daha sonra eserler Türkiye’nin diger sehirlerinin yani sira Fransa basta olmak üzere Avrupa turuna çikacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious