Bursa, hava kirliliğinde ilk sıralarda

  • Giriş : 29.01.2007 / 00:00:00

ÇEVREM Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Serdar, Bursa ve Orhangazi ilçesinde son 5 yıl içinde hava kirliliğinin giderek arttığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Serdar, artan hava kirliliğinde devletin fakirlere ücretsiz dağıttığı kalitesiz kömürlerle birlikte, doğalgaza gelen zamlar nedeniyle vatandaşın kömüre dönmesinin rolünün büyük olduğunu vurguladı.

ÇEVREM Başkanı Dr. Hüseyin Serdar, Bursa'da son yıllarda artan hava kirliliğinde, devletin,'sosyal devlet" sorumluluğu çerçevesinde dağıttığı kükürt dioksit ve partiküler madde oranı yüksek kömür ve doğalgaza gelen zamlarla birlikte kömür kullanımının artmasının büyük payı bulunduğuna dikkati çekerek,"Fakirlere ücretsiz olarak dağıtılan niteliği düşük kömürlerin hava kirliliğinde payı büyük. Yasal olarak satış izni verilen ve milyonlarca yoksul vatandaşımıza ücretsiz dağıtılan bu kömürler insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Yerli kaynakların kullanılması taraftarıyız. Ama bunun için zararları minimuma indirecek yöntemlerde kullanılmalıdır. Çünkü ucuz kömür hava kalitesini bozarken, diğer taraftan da dumanı ile vatandaşları hasta etmektedir. Kirli havanın; solunum, dolaşım ve hareket sistemleri ile kan, metabolizma, cilt ve kanser hastalıklarını artırdığı bilinmektedir" dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 2002 yılına kadar hava kirliliğinin yüksek olduğu iller arasında ilk 10 sırada yeralmayan Bursa'nın son 5 yıl içinde artan hava kirliliği ile birlikte giderek üst sıralara tırmandığını vurgulayan Başkan Dr. Serdar, Bursa'nın ağır sanayisiyle dikkati çeken Orhangazi ilçesininde Bursa merkez ile hava kirliliğinde yarıştığına dikkati çekerek şunları söyledi:

"Ücretsiz dağıtılan kömürün ve endüstriyel faaliyetlerin zararlı etkileri yanında, denetimlerdeki yetersizlikler de bu tablonun ağırlaşmasına yol açıyor. Bugün ülke genelinde yaşanan ve insanları hasta eden Endüstriyel kirliliğin rolü 'yer seçimi' ile başlayıp, havanın kirlenmesi ile devam etmektedir.İşsizlik, yoksulluk ve fakirlik, halkımızı 'Fabrika olsun da, filtresi, bacası ve arıtması olmasın' yaklaşımıyla karşı karşıya getirmiştir. Kirliliğin azaltılması ve sağlığın korunması, çevrenin korunması ile mümkün olacaktır. Çevre ve Orman Bakanlığı ile Yerel Yönetimler de popülist yaklaşımlardan ziyade mutlaka gerçekçi ve etkili uygulamalar içinde olmalıdır. Türkiye'nin 4. büyük şehri Bursa'da da, diğer bazı illerimizde olduğu gibi doğalgazın yaygınlaşmasına karşın, halkın alım gücünün düşmesi ile 'kömüre dönüş' olmuş ve son yıllarda hava kirliliğini artmıştır. Bu kirliliği etkileyen bir başka unsur da sanayi yatırımlarının artışına rağmen 'kirliliği önleyici donanımların' kurulmasında sanayicinin isteksiz, idarenin de ısrarcı olmamasıdır. Uludağ sırtları hariç 3 tarafı sanayi siteleri ve yatırımları ile çevrilen Bursa'nın havasının eski yıllara göre yeniden kirlenmeye başladığını ve Türkiye ortalamasında da ilk sıralara doğru tırmandığını görmekteyiz. Vatandaşlarımız da bunu soluduğu havadan anlamaktadırlar. Türkiye İstatistik Kurumu'nun verileri bunu net bir şekilde göstermektedir" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious